… Esmer…
Gecenin siyahı gözlerinden almış gizemini
Bakışlarına yansıyan yıldızların o eşsiz parlaklığı
Tebessümünde siyahını yitiren geceyi delen bir deliverensin Sen!
Ay’ı bile kıskandırmaya yetecek kadar ışık saçan gamzelerin
Gök gürültülü yağmur taneleri gibi göz yaşlarınla dolmuş
Ama; kimse görmemiş iç yaralarını kanatışını yalnızlığında
Mabedinde yüreğinin en derinlerinde hissettiğin boşluğu
Yine sen doldurmuşsun hüznünle
Yüreği sevgiye aç, yaralı esmer
Senin kalbinde bir meleğin kanat çırpışları var
Bir çocuğun saflığı, anne şefkatine hasret özlemlerin birikmiş
Kapanmış sayfalarında kabuk tutmuş yaralar gibi;
Hayata sımsıkı bağlanışın yaşanmışlıklara inat
Hırsla dimdik ayakta duruşun meydan okurcasına geçmişe
Gelecek kaygısı olmadan anı tadında yaşayan yüreğin
Hesapsız, korkusuzca geleceğe umutla kucak açan Sen!
Acılarını yalnızlığında döken
Sevinçlerini sevdikleriyle çoğaltıp yücelten
Aşk delisi gururlu esmer
Zalim kalpler senin yüreğinde barınamaz hiçbir zaman
Layığını taşıyan ömürlüktür sende
Vefasızlar ise esmerin ahını madalyon gibi yakasında taşımaya mahkum …
Nurcan Bingöl
__________________
Buraya Kadarmış ..
|