Biliyordum Zaten...
İhtiyar yüzümün ne denli sana benzeyebildiğine şaşıyorum.
Ruhumun da...
Benden,
İhtiyar bir ten kıvraklığında,
Nasıl kaçabildiğine şaşıyorum aslında.
Görmezliğin de eklenince gözlerine,
Hiç bir karşılık beklemeden,
Seni usul usul,içime yer ede ede,
Yeniden öğreniyorum seni,
Yüreği su gibi berrak bir bebek aklı ile.
Mesela sen,
Dünyaya değer tebessümünle öğretmişsin bana,
Nasıl en zor anlarda bile gülünebildiğini.
Nefret etmekten de kolay bir işi,
Sevgiyi...
Cemreye hasret bir günde,
Kışın,toprağın gelinlik giymiş haliyle,
Ellerin tüm bedeni ne denli ısıtabildiğini öğretmişsin ellerinle.
Ve yakmayı öğretmişsin aniden,
Donmak üzere olan bir yüreğe...
Güneşli bir gecede,
Ki bu tezatlıkta ve yolunda gitmeyen her işimde,
Koştuktan sonra (sana) düzensizleşen her nefesimde,
Dediğin gibi bitermiş herşey,
Tek ve derin bir nefesle.
Dediğin gibi,bitermiş herşey,
Hatta aşk bile.
Biliyordum zaten,
Sen öğretmiştin gitmeyi de...
Ali Yeşil
|