Yalnız Kalan Cam Ayakkabı
Mühürlenmiş bir sevdanın hiç açılamayacak kapısı,
Yolculuğu yeni başlamış,yolu uzun yolcu,
Aramayacağım seni,
Arayamayacağım.
Bir dem buluşursa gözlerimiz cennette,
Ben gözlerimi gözyaşlarıma kaçıracağım.
Boğacağım...
Mecburum ben sensiz seni sessiz duyacağım.
Sen,
Ruhunu hapsedip bedenine kaçarken başka bir dünyaya,
Ben,
Ezileceğim ruhunun pamuk kanatları altında.
Göstermeyeceğim gözlerime en çok görülesini,
Görmeyeceğim,
Göremeyeceğim bundan böyle seni bir imkansız peri masalında.
Camdan ayakkabının bir eşini saklayacağım karanlık bir mezarlıkta.
Bir ayağında camdan ayakkabın,
Diğer ayağın yalın gideceksin sen,
Sendeleyerek...
Her gece uçarak rüyalarıma gelerek.
Ama gideceksin,
Ayak izlerin silinecek,suçlu eteklerin.
Gidecesin sevdanın kapısına kırkbin yıllık bir kilit tutuşturup,
Kırkbin kere ömrümü bitireceksin saçmasapan bir bahane uydurup.
Sevdanın kapısına yüklendikce ben,
Kırılmasın diye kapının sırtına ihanet yaslayacaksın sen.
Ne olur gösterme yüzünü bile bir dem,
Çabuk git gidecekSEN.
Ayaklarım bağlı ki,ardından gelemem.
Çabuk git ne olur gidecekSEN,
Son defa seni görmesin gözüm,
Yoksa,suyun aksinde görünmez olur bundan böyle yüzüm.
Sen bir daha ben tarafından bulunmamak üzere,
Sendeleyerek gideceksin iki gözüm.
Ve ben camdan ayakkabını vermeyeceğim başkasına,
Bu sana Âli sözüm.
Ali Yeşil
|