Küçük Adam
Bir çiğ tanesi düştü bir sabah.
Bahçedeki yalnız gül yaprağına.
Yalnızlık çok sevdi o nu,büyüttü damla oldu.
Usulca sıyrıldı yapraktan,düştü toprak oldu.
Çoğaldı acılarla,büyüdü özlemlerle.
Kendine sığmayan,koskoca ummanlar misali.
Cemreler düştü içime,yandığım ateştir.
Bu kaçıncı cemre,kaçıcı yıldırım?
Bu nasıl bir yangın,nasıl bir ateştir ey ömrüm?
Sıcaklara kanıp ta uçtum,buhar oldum.
Hasretle buluşup,sitemle çoğaldım.
Bir sevdalı bulut oldum erişilmezlere.
Poyrazlarda üşüdüm,Karayeller de kayboldum.
Lodoslar sürükledi,kasırgalar da savruldum.
Selam göndermedi hiç kimse,haber yollamadı.
Uzaklarda özlenen sevdalara.
Türküler yakılmadı adıma,
Melekler oynamadı üzerimde,kuşlar yuva yapmadı.
Rüyalarına hiç girmedim,sevdalı *******in.
Umut olmak isterken susuz çöllere,
Bir gölge oldum en sonunda,
Kuruyan çiçeklere..
Doğduğum topraklar tanımadı beni
Çocukluğumu hiç görmedim.
Neden değişti her şey,ne oldu bu insanlara Allahım?
Lastik tekerlekli ağaç arabam nerde?
Yırtık pantolonlu mutlu çocuk nerede?
Nerde ayın su yüzündeki güzelliği
Dupduru su gibi yaşanan sevdalar nerde?
Kim kaybetti? Oynadığımız çelik çomağın çeliğini..
Bakıyorum da gökyüzünden,göremiyorum inan.
Elimizde kalan sadece oyunun çomağı...
Söz vermiştim,hiç binemediğim bisikletime.
Büyük adam olacaktım bir an önce.
Meğer adam parayla büyüyormuş,çabuk anladım.
Alamadım diye üzülme be güzel bisiklet..!
Ben hiç büyümedim ki..
Zaten ayağımda yetişmez ki sana..
Hep küçük adam oldum yaşadığım ömrümce.
Hayat denen garip oyunla,
Kalp denen baş belasının,
Hep ortasında kaldım,danışıklı dövüşlerinde.
Önce hayat vurdu tokadını,direndim...!
Sonra kalbim hırpalandı, ona da dayandım.
Hayat galip gelmesine geldi de bu dövüşte..
Eyvah..! Sıra yine kalbimde...
El olduk birbirimize,bilemez olduk.
Biz,gülemez olduk,asık yüzlerde.
Işık kalmamış artık donuk gözlerde.
Yüzümüz aynanın arkasında daha güzel geldi.
Unuttuk ta her şeyi,
Başka yüzlerde arar olduk kendimizi.
Hırsıza gül vermedik mi elimizle?
Arsıza yüz vermedik mi sözümüzle?
Yalanla doğruyu bir kefede tarttık ta,
Bir de biz ekledik yalana,
Ağır gelmedi mi terazide?
Haksızı çıkarttıkta en göklere,
Haklıyı yerin dibine sokmadık mı dilimizle?
Sahte sevdaları ağırladık gönlümüzde,
Misafir ettik atlas yorganlarda..
Gerçek seveni yatırmadık mı kuru yerlerde?
Yaşamak zor sanat be Güzel Gözlüm..
Sanatçı olmak daha zor bu sahnelerde...
Can derdine düşmüş içimdeki gladyatörler..
Hayat denen garip oyunla,
Kalp denen baş belasının..
Hep ortasında kaldım,danışıklı dövüşlerinde.
Hayat galip gelmesine geldi de bu dövüşte..
Eyvah! Sıra bu defa güzel gözlerinde..
|