Tek Mesajı Görüntüle
Old 06-12-2010, 09:46 PM   #16
styla45
Forum Kalfası
 
styla45 Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2005
Konum: ManisA
Yaş: 39
Mesajlar: 7,075
Teşekkür Etme: 5
Thanked 16 Times in 15 Posts
Üye No: 4
İtibar Gücü: 3576
Rep Puanı : 67186
Rep Derecesi : styla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond reputestyla45 has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

DUÂ, BELÂYI GİDERİR

Ziyâeddîn Nahşebî, büyük âlimlerdendi.
Bir gün, şu hadîseyi dersinde nakleyledi:

(Resûlullah, eshâbla otururken bir ara,
Şu ibretli vak'ayı naklettiler onlara:

Vaktiyle bir kavimde, yaşıyordu Üç adam.
Bir yere giderlerken, bir dağda oldu akşam.

Hemen yer aradılar, gecelemek üzere.
Bir "Mağara" görerek, sığındılar o yere.

Lâkin koca bir Kaya", dağdan yuvarlanarak,
Mağara kapısını kapadı tam olarak.

Dediler ki: (Bu yerden, bizleri kim kurtarır?
Bize yardım edecek, ancak Hak teâlâdır.

İyi işlerimizle, edelim Ona niyâz.
Ola ki, O da bizi bu yerden eder halâs.)

İçlerinden birisi, dedi ki: (Yâ ilâhî!
Benim "Annem ve Babam" vardı ki pîr-i fâni,

Onların yemeğini bizzât yedirmeyince,
Ben, hanım ve çocuklar, yemezdik daha önce.

"Rızân için" yaptımsa onlara bu hizmeti,
Kaldır üzerimizden bu büyük musîbeti.)

O böyle dediğinde, aralandı az kaya.
Lâkin çıkamadılar yine de dışarıya.

Bu sefer ikincisi, dedi ki: (Yâ ilâhî!
Komşumuzun, çok güzel bir Kızı var idi ki,

Onunla buluşmayı isterdim harâretle.
Lâkin o, teklîfimi reddederdi şiddetle.

Sonra bir "Kıtlık" oldu, günlerce kaldılar aç.
Nihâyet erzak için, oldular bize muhtâç.

Ben bunu fırsat bilip, o kıza erzak verdim.
Sonra da, (Teklîfime, "Evet" de haydi!) dedim.

Dedi ki: (Sen Allah'tan korkmaz mısın ey kişi!
Nasıl teklîf edersin, bana günâh bir işi?)

Ben bunu işitince, kendime geldim hemen.
Vazgeçtim o günâhı irtikâb eylemekten.

Bu işten, "Rızân için" ictinâb ettim ise,
Buradan çıkmak için, yardım et yâ Rab bize.)

O kaya, biraz daha aralandı o vakit.
Lâkin henüz çıkmaya, olmadı tam müsâit.

Bu sefer üçüncüsü, dedi ki: (Yâ ilâhî!
Amele tutmuş idim ücret ile ben dahî.

Lâkin gitti birisi, ücretini almadan.
Ben, onun ücretini çalıştırdım çok zaman.

Birikti hesâbına, bir hayli mal ve davar.
Bir gün gelip istedi ücretini o tekrar.

Dedim ki: (Şu gördüğün öküz, koyun ve deve,
Senindir her birisi, sür götür senin eve.)

Yâ Rabbî, "Rızân için" yaptımsa bu işi ben,
Kaldır bu musîbeti, bizim üzerimizden.)

O da Hak teâlâya, edince böyle niyâz,
Taş kaydı biraz daha, oldular bundan halâs.
styla45 çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla