![]() |
|
|
#35 |
|
Administrator
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,106
Teşekkür Etme: 20 Thanked 155 Times in 28 Posts
Üye No: 1
İtibar Gücü: 70000
Rep Puanı : 434913
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet :
Ünvan : Admin
|
Sefil Heyrani
1890-1958. Artvin´in Yukarı Hod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. Asıl adı Muhammet Işıkdemir´dir. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1898 olarak aktarılmaktadır. Ancak kesin bir bilgi bulunmamasına karşın 1. Dünya Savaşı (1914-1918) dönemindeki seferberlik dolayısıyla Beyşehir´e göçtüklerinde yaklaşık 20 yaşlarında olduğuna göre doğum yılı 1880´lerin sonları doğru olmalı. Aşıklık geleneğini küçük yaşlardan itibaren öğrendi. Bağlama çalmasını bilmemesine karşın, yörede sesinin güzelliği ile tanındı. Döneminde birçok aşıkla tanışıp dostluk kurdu ve onlarla deyişmelerde bulundu. Ancak bu örnekler yazıya geçirilmeden zamanla yitip gitti. Ayrıca oğullarıyla da deyişmeleri oldu. Asıl mesleği demircilik olan Sefil Heyrani, deyişlerini genellikle doğaçlama söyledi. Kendi türküleri dışında Hodlu Şamili´den Aşık Sümmani´ye dek birçok aşığın türkülerini de söyledi ve sonraki kuşaklara taşınmasına yardımcı oldu. Değil mi Düşün gönül cihan bendigahını Bir yandan alışıp yanan değil mi Türaptan halkolmuş ol ben-i Adem Bu çark-ı dünyaya konan değil mi Lain şeytan ilmi binadan almış Kendin kibirlenmiş kenara kalmış Cennetten el çekip dünyaya gelmiş Yolundan ayrılıp kanan değil mi Kibirle Ademe secde etmedi Hakkın buyurduğu yolda gitmedi Cenabı mevlanın emrin tutmadı Yoldan ayrı düşüp kalan değil mi Heyran bu sözünde nihayet verdi Tavus kuşu anda nur ile durdu Yılanın ağzına o şeytan girdi Cennete getiren yılan değil mi |
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|