![]() |
|
|
#11 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12132
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Hoş Olur Andıkça
Düşmesin yüreğe düşmesin bir köz; Dumanı yandıkça akar göklere... Ne ferman dinler bu gönül ne bir söz O yâri andıkça bakar göklere... Bir sesi ulaştı gelmez nefesi, Bekletir herkesi geçer hevesi, Tebessüm darbesi yaman gülmesi Figana döndükçe döker göklere... Kalmadı takatim kalmadı gücüm, Pare pare kardır şakağım, sacım, Bir bilsem âlemde ne benim sucum Bir güle kondukça kokar göklere... Üzer bir güzelden gelen bu çile, Şaşırtır dağlarda ıssız bir yola, Muhabbet arzular hasretle güle Bülbüller indikçe yakar göklere... Emeli bir sensin, aydan güzelsin, Sesinle eğlensin sohbete gelsin, Incitme ey "Peri," kadrini bilsin Aşk közü söndükçe çöker göklere... Neylesin bu aşık köşkü sarayı, Yeter ki açmasın yürek arayı, Dert etmem yâr açsa kalpte yarayı Boş yere döndükçe yıkar göklere... Ressam Halil, söze verir nihayet, Varsa gönlü anlar etmez ki hayret, Kaynağı kalptendir dilde zerafet Hoş olur andıkça çıkar göklere... |
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|