![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
HOŞÇA KAL HÜZÜNBAZ ÇOCUK
Bu ne telaş şubat hanım gidiyorsunuz demek cuma günü üstelik önemli kararların alındığı günde uslu bir çocuk gibi durmuyor değil mi deniz birçokşeyin sonucunda biraz da akil kalarak ankaralardan uçurtulan teşri’i troplarla yağmura koşturmuşsunuz hemen erkenden sabah. Yani kendini kapatmak da bir belalı iştir aslında melali taşımaktan yorgun düşmüş teşrinlerden sonra teşrifatçılar sararmış yapraklar olup aşkı tezyin için ateş pareler kuşanırken bu son günü cuma bu son günü yağmurla sarı saçlı, uçarı, buğulu bakışları olan şubat haydi hoşça kal. Bu ne telaş şubat hanım gidiyorsunuz demek yağmurlar dökünüp, ağır havalar sarındırıp şehre sirkeci gibi bir yerde, sultanhamam da, veznecilerde sahi n’oldu birden böyle çıtı pıtı şubat hanım kar getirmediniz bu yıl bu güzel İstanbul’umuza. Ölüm dahi tutamaz bir paganın çapraz oturuşunu palamarcı gemiler yanaştığında iskeleye martılar çatılardan höykünüp ekmek kırıntılarına kanat çırparken şöyle bir uğramış ateş almaya gelmiş gibi hemen, kısa, çabuk. İşte böyle şubat hanım Süryanice’de yirmisekiz tesmiye ediliyormuşsunuz dervişlerin teber taşıdıkları çağda testici yazdan kalma mahmurluğunu teşrih ederken kaldırımlarda tezgâh açan satıcılar da tutamıyor kapalı çarşı, mahmutpaşa, boğaziçinde bir mekânı sarı saçlı, uçarı, buğulu bakışları olan şubatın yağmur uçlarını. Tetik düşürdüğünde avcı müthiş bir öldürme tripine yakalanmıştır haydi hoşça kal sevgili hüzünbaz teşrifatçı yoktur, zindancı vardır tabiat ayetlerden müteşekkildir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
HÜSEYNİ MAKAMINDA
Bana güller verin kırmızı güller verin Kan renginde olsun güller verin Çünkü kan toprakta ağırlaşıyor Çünkü dağılıyor yeryüzüne Oradan hayat. İşte sözler içinde bir söz Gidiyor çarpıyor kılıcına celladın Duruyor her şey Kapısından giriyor ihanetin Koşarak ölüm Sınıyor mutlaka bizi O söz alıp götürüyor yüreğimizi. Artık seni yağız topraklara çözmeliyim Dağlara taşlara haykırmalıyım seni Kılıçtan geçirmeliyim tarihini acının Çünkü acı var olan bir hayattır Öylece kuşatıyor öldürüyor beni. Bana güller verin kırmızı güller verin Dağlarda büyüyormuş orada çocuklar Orada çığ gibi bir öfke ile bismillah. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
HÜZNÜ ATAMIYORUM HAYATIMDAN
Ben bir gezginim her Cuma içimde değirmen taşı Bazen bir çiçektir Sultanahmet meydanında yüreğim Bazen uçuşan güvercinlerdir bayazid meydanında. Gizemli sözler söylemek bana göre değil Zorba günahkâr rejimlerden nefret ederim Ey insanlar, siyahlar, beyazlar, patagonyalılar Ben bir gezginim her Cuma içimde kırlangıçlar Merhametler ve az bulduğum acılar ile Kendimi ararım kendi içimde. Beni şaşırtıyor şimdi insanlar Kafalarında binbir hesap binbir fitne Malları ve evlatlarıyla yaşayıp gidiyorlar Konuştuklarında göğüslerine hücum eden cereyan Bakışlarına ram olan cesaret Gülümsetiyor beni Yeni yapılanmalar gözleniyor yeni vitrinler Büyük laflar ediliyor Büyük adamlar yetişiyor etrafımızda Yazıksanacak saygılardan İhanete varan sevgilerden Fikrinden düşüncesinden tavırlarından Neticesi karanlık saplantılarından. Peki nedir dağınık ve uzak duran neyin telaşı Ben bir gezginim her Cuma içimde değirmen taşı. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KALBİMİ KIRMAYA GELİYORSUN
Bu kış ortalarından kalma Bir ihanettir aklımda Mızrakların kargıların Ne varsa şimdi karşılığında Kuşkum yok artık Savaş çıkartabilir üşütebilir rüzgâr Tanıdık bir insanın karabasanlı ölümünden. Uzun karlı kış *******inde Toprak damlarda Kapıların eşiğinde Uluyorken aç kurtlar Anam kimbilir hangi dualarla Kurtları savar İsli idare lambasıyla Sabaha kavuştururdu beni. Ben ki ilk gençlik yıllarım Şehremini’de Kadırga’da Sokakların ve sahillerin Çoğunlukla geceleyin Bir denizci değil Bir dağ adamı gibi Kaba nefesler doldurarak içime Hayatı isyanlardan kopartarak Taşımak için gençliğimi İstanbul. Benim bir zaman aklımda kamçılar Tutayım boğazından hergelenin O zaman solingen usturalar Makbul ve pahalı Üstelik sessiz usturalardı Konuşmak tehlikeli ve yasak Benim aklımda kamçılar Münafık kollardı. Damarlarımda dolaşan kan Bir türlü ulaşamadığım şiir Mağarada içtiğim su Güneşin ağır ağır denizi Yutuyorken akşama doğru Tebdili kıyafet eylemiş öfkem. Halbuki şimdi Kalabalık caddelerde hüzün taşıyan yüzüm Denizi her gün gördüğüm halde Çiçekleri çok çok sevdiğim halde Aykırı gelmiştir Çünkü savaş çıkartabilir üşütebilir rüzgâr Tanıdık bir insanın karabasanlı ölümünden. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KARA BIÇAKLAR
II Öfkemi Kara bıçakları Kara kara bileyenlere salkıyacağım. Martılar kümelensin Kanat çırpsın Çığlıklarla Denizin bir yerinde. Nereye akıyor bu sular Tadı nasıldır kanın toprak ey Nasıldır oğulu kucaklamak Çatal ağızlı bıçaklarla. Sen nerdesin gelincik? Nazenin huylum Utancım mağralar doldurur Mümkünsüz hayatlar sağnağında Körük gibi kaynadığı zamanda yüreğin Sen nerdesin gelincik? Bir nakış hasretiyle nakkaşın nakışla beni Ki öfkemi Kara bıçakları Kara kara bileyenlere saklıyacağım. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KARABATAK
I Dağıtsam pusu gözlerinden Gözlerin ayılır. Ben durur Hamid-i evvel camiin önünden Denize bakarım. Haydi seğirt Minnacık balıkların ardından Büyük lokma yeme büyük konuşma Sen işine bak Karakuru karabatak. Gemilerdi. Kocaman gemilerdi Karakuru karabatak Görmedin mi? Sularını yara yara boğazın Bir dağlı türküsü gibi Ağıt gibi Boğaziçi köprüsünün altından Geçip de gidiyorlar Görmedin mi? Denize gömülmüş ambarları Dalgasından Kıyıdaki balıkçı sandalları Kalkıp kalkıp iniyorlar Kalbim gibi Görmedin mi? |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KASIMPATILAR
Kasımpatılar ıslandı Puslandı ortalık yağmur yağdı Turuncu ve eflatun ve yas vardı Islanan kasımpatılardı. Dağın ardında muamma Umut bir küheylan at Katıyor tozu dumana Haydi yol yorgunu yosma Yorumla çağı bana Dağın ardında muamma. Yağmur kasımpatı ve ölüm Ölüm eyvah ölüm öylece Füzelerin içine sığınıyor Tüfeklerin kızgın demirlerin La Din’i memleketlerin. Yani ıslanan kasımpatılardı |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KERVAN
Bana koyu bir yalnızlık kadar yakın duruyordunuz Yüzünüzde unutamadığım şey gökyüzü gibiydi mesela Adınızı söylesem iç savaş çıkartacaklardı Bıraksam olmayacaktı biliyorum. Şehla bakışlı bir mürai karşımda oturuyordu Kelebeklerin korkusuzca uçuştuğu gelincik tarlasında Kan gibi bir şeydi kurşunlardan sonra toprağa düşüyordu Kervankıran bir yürüyüş müydü hüzzam mıydı ay doğuyordu. Halbuki ben aşk olsun kaydını koyarak hayatıma Vakti gül kurusu olarak da tutabilirim kalbimde Bana koyu bir yalnızlık kadar yakın duruşunuzdan başka Daha ne olsun. kıyametler kopacak. Ben yola çıkacağım. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KOD ADI HAMZA
Kuş olup dalına konmuştur bir hülyanın Firengistana meydan okuyan yakasında şehrin “Emri bil maruf nehyi anil münker.” Seni de gül kokularına sarmadılar mı ey aşk. Yarına ne kaldı Kaç mevsim Kaç ırmak Büyüttü seni. Sen, gözü, kulağı, kalbi olansın Lakin sustum. Nutkum tutuldu. Kaldım. Ne olurdu, yakamozlanır mıydı yoksa tabiat bu saten sonra. Kıyamet mi kopardı Beylerbeyinde sabah sabah. Seni de gül kokularına sarmaladılar mı ey aşk. Vuslata ne kaldı. Hülya dediğin gürül gürül akan bir ırmaktır. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12145
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
KOMUT
Söylenceye göre bir komutan meşhur nutkuyla bir ara “saat kaç” demiştir ya oldukça sayrıl sonrasında ise donakalmıştır. Ne çare. Sarayda yaşamış olmasında da sözüm ona muasır bir öfkenin tezahürü olsa gerektir yoksa ki tevatür. Çünkü iktidarında saray; haini vatandır. Dahi bu ne haldir demesi olmamıştır kimsenin bu ne ikilemdir? Kuşkulu hamledir? Herkes; sus pus olmuştur. Börtü böcek olsa sakinleştirirdi tabiat saksısında çiçek. Lâkin olmamışmış hiç karşısında bir dahi onun kadar bir general bir paşa. Ama ne çare. Dil dolanmıştır kuzgun olmuştur alıp götürmüştür kitabın içindekilerini olmuştur ilga. Kimi mazbatalarda buz kesmiştir duvarlar. Neyse! Paşa paşa durmuştur kalbi. Hiç ama nabzı da atamamıştır bir daha. “Morte” nece’dir acaba? Sofralarda geniş odalarda kurunda, kurultayda, rakı sofrasında. Artık gelme ölüm gelme diyememiştir komut. Ne çare. Mazbatalarda buz kesmiştir duvarlar. Ne çare. Kapçık ağızlılar rüküş madamlar şaşa kalmıştır. |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nurettin Ovat Avrupa ikincisi oldu 28 Temmuz | GooD aNd EvıL | Eskiler (Arşiv) | 0 | 07-28-2008 12:33 PM |
| Nurettin Demirtaş yine ASKERDEN kaçtı | ÇaKıR- | Eskiler (Arşiv) | 0 | 06-07-2008 03:59 PM |