![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Zamansız gözlerini ufka dikişin var ya
Beni benden edişin Hesap vermeden Sormadan Söylemeden sevişin Buğulu gözlerinde Bakışların beni bırakır gider ya Sadece Sadece sen yokken kendime gelişim Umulmadık bir yerinde hayatın Ciğerlerini söküp atarcasına Kalbindekileri haykıracakmış gibi Karşımda duruşun Ve bir kelime bile etmeden Çekip gidişin Ve susuşun var ya... Şakağıma dayanmış bir namlunun Tetiğini çekmeyişin Oluk oluk cana hayat veren kanı Şahdamarda kesişin Ve beni benden edişin En yaşanacak zamanında yaşanmamışlıkların Çekip gidişin Ve aşktan ölürken dahi Sevmiyorum deyişin Ve günahsız gidişin Beni günaha sokar ya...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Her sabahki,
Tanyeli geç ağarıyorsa... Her sabahki, Ayna sana gülmüyorsa... Her sabahki, Serçelerin cıvıltısı yoksa... Her sabahki, Simidinin çıtırtısı gitmişse... Her sabahki, Çayının tadı bozulmuşsa... Her sabahki, Sigaranın dumanı yetmiyorsa... Her sabahki, Gözlerin çizgi olmuyorsa... Her sabahki, Sabah olmuyorsa... ... Ve... Ve sen hâlâ farkında değilsen... ... Günaydın...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Onsekizinde gönül verdi,
Ondokuzunda evlendi, Yirmisinde biricik yavrusuyla beraber, Terkedildi, Sessiz sedasız baba evine döndü... Horlamadılar onu, Ne cefakar annesi, Ne hasta babası... Artık çalar saatle uyanıyor, Annesiyle başlıyordu güne, Şimdi yirmiikisindeydi... Gençliğinin hyecanı yoktu artık, Acılarıyla başbaşaydı... Gündeliğe giderdi zengin evlerine, Bazen gönlü gibi zengin bir hanım, Bazen de harika bir malikane de, Malikane ye zıt, aksi mi aksi bir kadın, Olurdu patronu o günlüğüne... Ve yalılarda gördüğü, Cicili bicili, cıncık döşemeler, Ve desen desen halılar, Ve rengarenk, ve tıka basa dolu mutfaklarda, Adını sık sık unuttuğu eşyalar, Süslü yataklar, Kıyası mümkün olmasa da, Kıyaslamadan yapamazdı asla, Hayalinde, Gecekondularının mutfağıyla, Bütün gördüklerini, Aklının boş bir yerine yerleştirirdi... Gün başlamazdı, Eziyet başlardı ona hep, Ve yüreğine dokunurdu her talimat, Her yer tertemiz olmalı, Ve en sona pencereler, Camlar, çerçeveler, Temizlenmeli, silinmeliydi... Öyle ki, Elini uzatsan, cam yok muş gibi tertemiz... İster birinci, ister yirmibirinci kat olsun, İçeri kalabalık olsun, Yada yapayalnız olsun, Senin işin; hep kimse yokmuş gibi, Ve kendi evinmiş gibi, Hizmet etmek... Hep denileni yapardı, O evlerde, O pencerelerde, Ve işte salonda iki genç, Biri erkek, biri kız, Öpüşürler, Ona bakar da gülüşürler, Gördü onları ister istemez, Gözlerini kaçırmak istedi, Gülüştüler ona, Sabunladı iyice pencerenin camını, Görmemek için, Beyaz köpüğün üstüne yansıdı sanki, Kara yazgısı... "Nasıl da, nasıl da bizi bıraktı, Bir başımıza, ahh vefasız.. Bebemi ve beni." dedi içlenerek... Ve dedi ki : "Bir şunlara bak rabbim, bir de bana" , Hırsla sildi köpüğü, Dünyadaki tüm kötülükleri silmek ister gibi, Duyduğu süngerin cızırtısıydı, Ve o cızırtı, ona yalnızlığın iniltisi gibi geldi, Hiç bir kötülüğü silememiş, Aksine hayallerinin her noktasındaki, Bütün güzellikleri, kötülükler kaplamış gibiydi... Güzel gözleri, tatlı birer badem gibi, Ve öylesine öpülesi gözleri, Ruhunun aynasıydılar adeta... Sımsıcak ve birer lokum tadındaki , Gülmeyi unutmuş, Dolgun, titrek , Öpülesi dudakları, Suskun ve kilitliydi hep... Ümitlerinin boşluğa ilk uçtuğu günü, Yerlere saçılıp, paramparça düştüğü günü anımsadı, Sonrasında; hiç yeni bir ümidi olmadığını düşündü, düşündü, Başı dolandı, Elleri kayar gibi oldu, Tutundu pencereye, Sessizce ağladı, İki damla gözyaşı, Usul usul süzüldü şakaklarından aşağı, İki inci tanesi, Başını salladı acıyla, Çaresizce , bir sağa, bir sola, Gözyaşları terkettiler şakaklarını, Uçtular, Onbirinci katın penceresinden, Boşluğa, Aynı ümitleri gibi, Paramparça, paramparça... 29.03.2004 Taşkışla/Taksim
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ellerini akşamlara daldırırken, yıldızlara saf saf bakan gözlerin bir yıldız
olur. Sonra gecenin serinliği avuçlarından akıverir. Ağaçlarda hışırdayan yaprak sesleri kulaklarına titrek bir keman sesi gibi gelir. Sanırsın ki rüzgar affetmesi için Allah’a yalvarıyordur. Kıpırdamaya başlar dudakların ve sözcükler bir çağlayan gibi dudaklarından bir bir dökülür, akmaya devam ederken kelimeler hayallerinin durgun sularında karışarak birikmeye başlar. Sen, penceresinde yüreğinin perdelerini aralarken bir anda kendini akşamlarda bulursun. Karanlıklar bir kadın eli gibi dudaklarında gezinmeye başlar. Yanaklarını okşar, Ellerini tutar sıkıca. Bir de bakmışsın ki karanlık senden bir parça olmuş. Sokakta tak tak diye işittiğin ayak seslerinse gecenin sesiyle bütünleşmiş. İlkin bir çöl yalnızlığını yaşarsın, belki de yalnızlık, bir gölge gibi etrafında dolanacaktır. Bu sefer de yalnızlık senden kaçarken sen yalnızlığa hicret etmek isteyeceksin. Parmaklarının arasına bir tüy kalem sıkıştıracaksın. Gökyüzü kalemini daldıracağın mürekkebin olacak senin. Yıldızlar da birer mürekkebin damlaları... Akşamlar ölü bir şehir olacak. Akşamlar dudaklarında saf bir dua… Kaldırım taşları olacaksın akşamların. Hep bir hayale koşar gibi akşamlara kaçacaksın. Ne zaman akşam çökmeye başlasa sessizlik ellerinde bir şiir olacak. Ne zaman akşamları terk etmek istesen karanlıklar ellerinde kırmızı bir hançer… Şehir ise elleri kanlı bir cinayet zanlısı… Karanlıklar bir kadın kadar acımasız olacak. Bir erkek kadar ihanet kokacak. Akşamlar bir bakmışsın ki bir fahişe olmuş, Bir bakmışsın ki karanlık sularda aforoz edilmişçesine inançsız. Kaparsan kulaklarını sancılı bir yarına gebe kalmış bu şehrin iniltilerini duyarsın. Akşamları yudum yudum içersin. Akşamlar büyülü bir sözcük gibi ruhunu titretir. Sokak ışıklarının siyah-beyaz bakışları altında kediler gibi bir köşeye çekilirsin. Burası en tekin yerdir deyip koynuna atlarsın akşamların. Annenin küçükken yorganı şefkatle nasılda üstüne örttüğünü anımsarken, şehrinde akşamları öylece üstüne örtmesini beklersin. Akrep-yelkovan dönmekten bıkıp sarhoşça bir köşede sızmıştır. Sadece yıldızlar dimdik ayaktadır. Yorgun göz kapaklarına çöken akşamlarda yıldızlara baka baka akşamlara kaçarsın. Birde bakmışsın ki sen akşamı olmuşsun gündüzüne kavuşmayan bir hayatın.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gün tutsadı yalnızlıklarımı
Eğildi güneş harman savurumlarına Yorgun süzülen yağmur silüetlerinde Kesildi kahkahası bilinmezlerin Düşerken bulut bulut amazonlara Yürüdü zebaniler sarp geçitlerinde Kırpınışlarında badem gözleri ve İçine işlemiş paytak sözleriyle Ve dahi pasaklarında iftira közleriyle Çizmekte biri yol kutsamalarını Güne dizdim çiroz misali sevdayı Gün yürüdü akşam sefaları tanıkladı Çingene sevişler mesken tutarken arşı Kimler aşdı ki ufuk çizgilerini Aşk işledi nakış diye yüreğe Gün tutsadı sevdayı gölgeler boyu Yol sıkıntılı yeller sarmazken dalı Gözler yırttı şehveti inletti doğayı Suya hasret dövüngeç yakınmalarında Kukla saraylar aldı nisbet rüyalarımı Darılgan tablolarda kıskanç nağmeler Küs kuşlarıyla meze olur *******e Hoyrat bir rüzgar çeker ıklığı da Düşer gölgesine vaki ahir demlerde Güne tutsak sevdalar ... Düşer gölgesine Güne tutsak sevdalar Düşer....
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim Bir yeşil yaprak Bir telli böcek Yeşeren tohum Güneşte görsem Sevinç doldurur içime Bir günü Güzel bir günü Güneşli bir günü Hiçbir şeye değişmem Onun için savaşı sevmem Onun için zulümü sevmem Onun için yalanı sevmem Bilirim yaşamaz güneşte Bilirim yaşamaz yanyana aşkla Ne haksızlık Ne korku Ne açlık
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Mahpushane bir tuhaf bina
Süvariden kalma; hatıra, o gün bu yana Ne izahı mümkün nede tarifi Görkemli bina önün de bir uzun selvi Dibinde asılan üç kişi en son ki Karşıladı nazik bir bayan İkinci katta; torba dolu bir oda. Kapısında koskocaman bir balta, Demir saplı bir baston.! Tecrit ki, tecrit; tam zindan Ufak yarıklı iki delikli tuvalet İçerde b.. duvarla ayrı Koku ki; ne koku anlayın gayrı. Hava yok ki ne mümkün teneffüs Çare yok üstüne kapanmış kapı Çek pisliği içine .. Yutmuşsun hapı Uyku mu? Ne mümkün bulursan yatağı İmdada geldi: Sür, sür hacı yağı Yatak .. On altı kişiye on şilte Babanın evimi bura? Hapishane işte Hemen başlıyorlar; yeni hayata, girişte Af konuşuluyor; her harekette, işte Bakıyorlar; biri birine şüpheli şüpheli Bir kısmı; vurdumduymaz, hem de ümitli Tecritten lutfile çıkardılar İnsanlar sayılıp, dizildiler Kelle adedine göre yazıldılar Attılar, ahır bozması koğuşa Gacırdayarak, kapandı kapılar Yarın mı..? Ne ümit .. Hüzün ve keder Burada başkadır haller Burada gözler bir başka parlar Zaman nasıl geçer? Voltada sanki zikrini çeker Çok işler ama Bir a..duyunca durur diller Mahkumun .. ışığı.. belki af çıkar Güneş orada, doğunca batar Batınca; ...düşse ne çıkar? Mahkumun çilesi; Çeker de belki çıkar Bu gün tam on beş gün oldu -“Yarın” dedim; hayal oldu Her an hücrem; hırsız, cani ile doldu Kimi bir gün, kimi üç günde gitti. Acılar beni bu hücrede de buldu Yalnızlık; sırdaşım, yoldaşım oldu Beklerim haberi gelmez Gardiyan hiç halim bilmez Evde bir buçuk yıllık yavrum -“Geleceğim” diyen babası gelmez Hücre kapısı...tak ....tak.. Hırsızı, canisi gitti tek tek Onlar mı? Adi suçlu ! Bizimki düşünce... Her dönem büyük tehlike Aradaki en mühim fark...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Yaş akmıştı gözümden üzülmüştün,
Bir şey mi oldu diye, oysa Beni bir anda bırakıp Gittiğinde ise, arkana bile bakmadın. Şimdi... Ardından su döküyorum Gözyaşlarım ile Geri gelmeyeceğini Bilsem bile...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Güneş oldum gönlünü aydınlatamadım
Kukla oldum yüzünü güldüremedim Seni sevdim ama söyleyemedim Yari sevdim yarim diyemedim Haykırdım sevdiğimi dünyaya Sana söyleyememişim ne fayda Aşkımı gönlüme kazıdım O aşkı da mahşere kadar saklarım
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
yaşarken sensizliğin ormanlarında
gözyaşlarım yağmur olup yere düşüyor sen inanmasan bile gerçek budur sevgilim sensizliğe akan gözyaşlarımla güneş üşüyor.... . ardından boynu bükük bırakıp da giderken görmedin halimi hiç, dünyam titriyor volkandaki lavlar gibi sıcak olsada yaşlarım yere düşen her damla ile güneş üşüyor... . sımsıcak bakışların bir mazi oldu anıların ile beslenen bu can eriyor mızrap gönül telime soğuk vursada hasretinin sıcaklığında güneş üşüyor...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 misafir) | |
|
|