![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Zamanın Kıpkısa Tarihi/Giriş
1/: Bing! Ve bang! ... 2/: Bir 'küun' ile başladı her şey. 3/: Ve bulutlarla devam etti kendi buutundan. 4/: Ve ardından: 'Selamün aleyküm Adem.' Ve 'Aleyküm selam Ahmetyozgat efendi.' 5/: Ve de herkes yaşamaya durdu, Hususi kaderini... Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sel Aldı Toprağımı
1/: Ben verimli bir tarlaydım Şu karşı ki yamaçta Kenarımda karaağaçlar vardı Akasyalar boy atardı Humus topraklı orta yerimde Çıkageldiler her sonbaharda Yeni bileylenmiş keskin baltalar Ne karaağaçlar kaldı çevremde Ne de güzelim akasyalar. 2/: Ben verimli bir tarlaydım Şu karşı ki yamaçta Kenarımdaki yeşil yemişler Ve salkımlı akasyalar Birer birer devrildiler Bayram etti acımasız baltalar Çevremdeki son ağaç kesilince Sel geldi üstteki tepelerden Sıyırdı bütün toprağımı Unuttum geride kalan Verimli ve yeşil çağlarımı. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Zal da Esirdir Simya Formülüne
1/: Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine... Dondurduğumuz problemlerdi şimdi karşımıza çıkan İblis'le. Ve birer birer çözülüyordu kördüğümler. Efsunlu aritmetiğin yetenekli ellerinde. Oysa zalimlerin bereketliydi yaylaları. Ancak yine de simya formüllerine esirdiler. Ve oldukça olmalıydı kaderlerde bela ve arsızlık. Ki dinmeli kaos... Işık tayflarının hareketleri yanağımızda yaraydı. Yüreğimizde zamanın izi... Ve aşk elçilerinin meşin kırbaçlarının şakırtılarıydı yıldırımlar. O yıldırımlar beynimize... Biz düşüyorduk ışıklı yarıkların ellerine... 2/: Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine... Barbarlar mitoz usulle çoğalmaya durmuşlardı. Ve federasyon marşlarının ürperten sesiydi anlaşılmaz ezgiler. Aşk zamanını dişli testereleriyle ufalıyordu hünsa melekler. Bir kaplan postu gibiydi genişleyen uzayda mekan. Biz de ürkmüş koyunlar misali sabır meleşiyorduk. Sayın ki bir aşk ve ışk hanesindeydik. Muhtaçtık sevgililerin doyumsuz ilgilerine... 3/: Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine... Vandalların dudakları en derin sövgüye hazırlanıyordu. Kehanetin arkasında oturan olaylar sıra sıra. Gah Sirius'a, bazen de bizden yana ağıveriyorlardı. Sakso yine ateş üstüne yazıyordu ağıtlarını. Kıllı ellerini üteliyordu erkeksi seyyareler. Ve şimşeklerini birbirine taraklayarak ufku dilimliyorlardı harp ve sulh yazıcıları. Tempo tutmaya başlıyorduk arsız ve yaramaz... Sadece adil bir mahkemede yargılanmaktı isteğimiz. Biteviye bakmaktı işimiz bizim... Karanlığın yüzüne yani yargıçların esrarlı gözlerine.. 4/: Dedik ya ey ehli şiir... Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine... Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Selam Söyle Tayyare
1/: Gökte uçan tayyare Selam söyle ne olur? Askerdeki ağabeyime 'seni özlemiş' dersin Ya kendi gelsin Ya mektup salsın. 2/: Gökte uçan tayyare Selam söyle ne olur? Berlin'deki babama 'seni özlemiş' dersin Ya kendi gelsin Ya oyuncak salsın. 3/: Gökte uçan tayyare Selam söyle ne olur? Kente göçen hocama 'seni özlemiş' dersin Ya kendi gelsin Ya kitap salsın. 4/: Gökte uçan tayyare Selam söyle ne olur? Ölüp giden nineme 'seni özlemiş' dersin Ya kendi gelsin Ya beni de alsın. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Serçe Hanım
1/... Çok severdi mini minnacık evini, Kahverengi küçük serçe hanımcık. Bir de eşini severdi tabii ki... Doyamazdı sımsıcak yuvasına, Kahverengi küçük serçe hanımcık, Bir de yavrusuna doğal olarak... 1/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Buldun işte sığınacak bir bahçecik. 2/... Her sabah erkenden kalktığında, Eşini işe uğurlardı sevinçle. Yavrusunu ise komşu boş bahçeye Evcilik oynamaya yollardı sevine sevine. 2/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Buldun işte mutluluğu hemencecik. 3/... İşe giden eşini özlerdi. Kahverengi küçük serçe hanımcık, Bir de gün boyu boş bahçede Komşu yavrularla evcilik oynayan, Minicik yavru serçeyi özlerdi. 3/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Neden yavrun bir tanecik? 4/... Her gün akşam olduğunda yuvada, Kahverengi anne serçe hanımcık. Oturup pencereye hanım hanımcık, Başlardı beklemeye. 4/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Hüzünlendin hemencecik. 5/... Görüp gözledikten sonra yuvayı Çıktı yine bu akşam, Kahverengi küçük serçe hanım, Bir söğüt dalındaki yuvanın eşiğine. Gelecekti az sonra işe giden, yorgun eşi. 'Hanım hazır mı sofra? ' diyecekti Belki de usulca öpecekti 'Anne.' diyecekti minik yavru Oyunu yarım bırakıp gelince Serçe hanım gülümseyecekti. 5/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Mutlu oldun hemencecik. 6/... Nihayet göründü karşıdan, Yuvanın yorgun argın babası. Tıka basa dolu gibi gagası 'Hanım hazır mı sofra? ' dedi Öptü usulca yanağından karısını Yavrusunu sordu ardından O yoktu henüz görünürlerde 'Biraz bekleyelim de...' Ama bütün gece dönmedi, Serçelerin oyun sever yavrusu. Devrisi sabah yine sürdü bekleme Ümitle devam edecekti Her akşam zavallı anne serçe, Yavrusunu bekleyecekti yine. Bilemeyecekti yavrusunun evcilik yerine Tuzağına düştüğünü avcılık oyununun. 6/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Yaralandın gepgencecik. 7/... Birkaç gün önce yavru serçecik, Oynamak için evcilik, Diğer minik yavrularla. Komşu boş bahçeye varmıştı ama: 'Hiç canım istemiyor evcilik oynamayı...' Demişti kendi kendine Oradan geçmekteymiş bir kara kedi: 'Benim canım ise avcılık oynamak istiyor.' Diye karşılık vermişti bizimkine Hemen masum bir av olmuştu, Bizim küçük yavru serçe. Kara kedi ise olmuştu bir zalim avcı. Başlamıştı çok tehlikeli bir oyun Arkada hain kurt, önde masum koyun Avcı iştah ile yalanmıştı, Ağaçların çevresini dolanmıştı. Az sonra olan olmuştu, Ne yazık ki avcı avını vurmuştu. 7/a: Hanım serçecik... Canım serçecik, Yalnız kaldın gepgencecik. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Serçe Parmağını Emen Çocuk
1/: Parmağımı emiyorum ya Önce annem paylıyor beni Arkasında babaannem Şikayet ediliyorum Akşam gelen babama Alıp terliği eline Vuruyor babam kabama kabama 2/: Gündüz emmiyorum ya parmağımı Bıraktım sanıyorlar annem Babaannem, 'Aferin! ' diyor Akşam gelen babam Okşuyor saçlarımı. 3/: Ne deyim şimdi anneme, babama? Sokuyorum ağzıma Artık beş parmağımı Girince yatağıma Artık sabaha kadar Baş parmağım ağzımda. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Serçecik Kışta Kaldı
1/: Bir küçücük serçecik Kışın karda kıyamette Durmaz öter: Cik cik cik. 2/: Dünyayı kaplamış kış Çıkış kalmamış evlerden dışarı Yuvaları kürtük kapatmış Gökyüzünden durmadan ayaz akar Ortalıkta yalnızca: Kar kar kar. 3/: Bitivermiş çevredeki tüm yiyecek Mucize, tarlada tek tohum bulmak Ve çayırlarda çim bulmak Serçecik şimdi ne edecek? Ya uzanacak bir yardım eli Ya da dünyadan göçüp gidecek Üç gündür aç bizim serçecik Kurumuş kalmış ipincecik Sesi öyle cılız ki: Cik cik cik. 4/: Tükenmiş yazın bolluğu Ne ot ne de çöp var çevrede Ne de bir tek tohum toprakta Tarlada, bahçede ve bağda Gökyüzünden akar: Kar var kar. Yaşam çok zor geçer Böyle sıkıntılarla Dünya dar bahara kadar Dağda, yaylada ve ovada Yığılı sadece: Kar kar kar. 5/: Zavallı bizim serçecik Hasta ve zayıf ipincecik Erken doğrusu ölmeye Daha da pek gepgencecik Ama öldü ölecek İnler saçakta: Cik cik cik... Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgi Yüklü Kelebek
Sırmadan kanatlı Zümrüt yeşili renkli Bizim süslü kelebek Elime konup sevgi emecek Sonra gökyüzüne göçecek Sevgi yüklü kelebek İlişip ucuna apak bulutların Kucak kucak çocukların üstüne Benim selamımı dökecek Sonra buluttan buluta sekecek Göçecek ülkeden ülkeye Bizim sevgi yüklü kelebek Barış ekecek, huzur ekecek. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgilim Matematik
1/: Yaşım kaç sen söylersin Kilomun kilogramı senden sorulur Boyumun metresini ve santimini Söylersin bir çırpıda tik tik tik Sen her şeyi bilirsin Sevgili matematik. 2/: Kaç lira babamın maaşı? Annemin cüzdanında kaç para var? Alacağımız kaç para? Bakkala borcumuz ne kadar? Söylersin bir çırpıda tik tik tik Sen her şeyi bilirsin Sevgili matematik. 3/: Uzunluğu yolların ne kadar kilometre? Kaç metre apartmanların boyu? Sınıfımızın eni kaç kulaç? Söylersin bir çırpıda tik tik tik Sen her şeyi bilirsin Sevgili matematik. 4/: Odada yanan ışık kaç kilovat? Uçan kuşun hızı Dükkanda alış veriş yapan kızı Vereceğimizi, alacağımızı Söylersin bir çırpıda tik tik tik Sen her şeyi bilirsin Sevgili matematik. 5/: Pazarda değiş tokuş yapan tüccarlar Yalnızca sana baş vururlar Çocukların haftalık harçlığını Sana düşer ince ince hesaplamak Derslerden aldığı notu öğrencilerin Söylersin bir çırpıda tik tik tik Sen her şeyi bilirsin Sevgili matematik. Ahmet Yozgat |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevincinden Dört Köşe
1/: Minik Ayşe önce taradı saçlarını, Sonra demir tırmık elinde, Taradı has bahçenin toprağını. Ağaçların yurdu bahçe mutlu, Sevinçli minik Ayşecik, Sevincinden dört köşe! 2/: Minik Ayşe önce yıkadı saçlarını. Sonra kovayı alıp elinde, Suladı bahçenin toprağını. Karıncalar kırpığı çimenler mutlu, Sevinçli minik Ayşecik, Sevincinden dört köşe! 3/: Minik Ayşe ördü önce saçlarını. Sonra bir elma fidanı elinde, Dikti bahçenin verimli toprağına. Hepimizin malı çevre pek mutlu, Sevinçli minik Ayşecik, Sevincinden dört köşe! Ahmet Yozgat |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|