![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR AKREBİM VAR
Dağlar, dolaşmayın ayaklarıma! Ruhumda çıldıran bir akrebim var. Gelen takılıyor uyaklarıma Şiirim örümcek, ağda sevgim var. Arkamı dönersem, o an vuracak Tetikte bekleyen, gözleyenim var. Basacağım yere tuzak kuracak Esiri edecek özleyenim var. Taşını toz eder, bir de elerim! Onurla çağlarım, güçlü debim var. Ciğerini tünel tünel delerim Kendine kıyacak bir akrebim var. Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR AVUÇ TOPRAK
BİR AVUÇ TOPRAK Hani, seyahate çıkarız; çantamızı, bavulumuzu alır, gideriz ya; işte, bir gün yine öyle çıkıp, gideriz, evimizden. Hem de hiçbir şey almadan... Dünyaya geldiğimiz gibi; çırılçıplak... Kutsal topraklarda da öyle oluruz. Kefenlerimizle gezeriz. Orada dil, ırk, millet, mevki, rütbe, benlik, hiçbir şey olmaz. Herkes tek tip giysi içinde, herkes yaya, eşit... Oradakilerin tek ortak özellikleri insan oluşları… Cinsiyet ayırımı, haremlik, selamlık gibi yerler yok. Birlikte ibadet ediliyor. Kabirlerimizde de böyle olacağız. Erkekler bir tarafta, kadınlar bir tarafta yatmıyor, orada. Tek tip giysi içinde, yan yana kabirlerde, eşit, adil bir şekilde sorgulanıyorlar. Dünya da bir ev, bizim için, içinde yaşadığımız, içinde öldüğümüz. Dünya denilen evi ve tüm evleri temsil eden bir ev, Kâbe… Basit, gösterişsiz, küçük, dört duvardan ibaret bir yapı... Evler yapılmış, insanlar için. Evler yıkılıyor, daha güzelleri, daha gösterişlileri, daha yüksekleri yapılıyor. Konaklar, villalar, şatolar, saraylar, apartmanlar, gökdelenler... İnsanlar kat kat binalarda oturuyorlar. Kat kat yükseliyorlar, tırmanıyorlar göklere. Gidiş nereye? Son durak nere? Hangi kata kadar çıkarsak çıkalım, yere iniyoruz. Hem de yerin altına... Toprak gibi olmalı gönüllerimiz. Yerle bir olmalı. Bugün, ayağımızın altında, toprak; yarın, üstümüze yorgan... Hani, deprem olur da, kalıverir ya insan, evinin altında... Kabir, üstümüze çöken evimiz. Başımıza yıkılan dünyamız. “Biraz daha geniş, daha konforlu, daha çok güneş gören...” diyerek, bitmek bilmez arzularımızın bizi gezdirdiği evlerin sonuncusu. En güneşsizinden güneşsiz, en darından dar, en rutubetlisinden rutubetli, en kasvetlisini mumla aratan, başımıza göçen, daraltan, sıkan, boğan, yiyen, yutan, çürüten, yok eden son ev. Eşyasız, konforsuz, süssüz, dekorsuz, tablosuz, biblosuz sığınak... Ne bir milim sağa, ne bir milim sola... Ne aşağıya bir yol var, ne de yukarıya...Gir kalıba nefis! .. Gir kalıba! .. Bedenimiz kadar yerimiz yok, aslında, dünyada. Damar boşalır, kan akar. Karıncalar, solucanlar, tarla fareleri, yılanlar, ağaç kökleri... Açmış ağızlarını, yeraltındakiler... Ne deri, ne kas, ne damar, ne sinir... Yerler, ciğer, mide, dalak, böbrek... Ne yanak, ne kulak, ne dudak, ne dil... Önce, yumuşak yerler; göz, kulak memeleri, burun, parmak uçları... Göz...Doymak bilmez göz! .. Göz; gören, isteyen,arzuları kamçılayan, gönülleri akıtan, kalplerin ibresinin yönünü değiştiren, gönlü baştan çıkaran göz! .. “İnsanoğlunun Uhut Dağı kadar altını olsa, bir o kadarını daha ister. Onun gözünü ancak toprak doyurur.” “Hangi güzel göz ki; yere akmadı? ! .. Hangi güzel yüz ki; toprak olmadı? ! ..” Kabir; gözleri toprakla doyuran, arzuları, insanı, bedeni bir noktaya çivileyen, eritip, bitiren yer. Kabir, kemiklere gelip, dayanan, öğüten, un eden değirmen. Kabir; vücudumuz kadar yeri bile bize çok gören dünyanın, iştahla açılan ağzı. Hani, biraz daha oval olsa, dünyayı yutmak isteriz ya! .. O bizi yutar. Toprak satın alırız. Biraz daha, biraz daha... Ömrümüzü harcarız, arsa, ev, parsel parsel dünya almak için. Dünya bizi alır. Can veririz, kan dökeriz, toprak için, tapu denilen kağıt parçaları verirler elimize, sevinir, avunuruz. Gaflette kağıt biriktirirken, toprak açar ağzını, ağzında hayvanlardan, köklerden dişleri; büyük bir zevkle bizi bekler. Biz para kazanmaya, toprak, mal, mülk almaya gittiğimizi zannederken, her adımda, şiş karınlı dünyanın kasvetli ağzına doğru gideriz. Bir de bakarız ki; ağzının içindeyiz! .. Ne arsalar, tarlalar, bağlar, bahçeler gelebilmiş, bizimle, ne tapular, ne paralar, ne pullar... Kabir; çıkmaz sokak... Değirmen; ezen, öğüten, yok eden... Kabir; bir uzay üssü, belki de uzaya, bir başka yıldıza, Berzah Alemi’ne, cennete, cehenneme... Sırat köprüsü denen, dünya. Dünyayı itebilirsen elinin tersiyle; ondan vazgeçebilirsen, yani dünyadan geçersen, sırattan geçmiş olursun. Hani hadislerde sırat tasvirleri vardır, iki yanı uçurum, ince bir hat; altında cehennem, ucunda cennet ve o hat üzerinde engeller, çengeller... Altı; cehennem, mağma, ateş... Yer altı dünyası; disko, kumarhane, meyhane, gizli işlerin döndüğü yerler... Çengeller; arkadaşlar, dedikodu, faiz, haram, içki, kumar, kadın... Çengeller takılmadıysan, aşağıya düşmediysen, hızlı da gitsen, yavaş da gitsen, önün cennet. İnce hat, İslamiyet. Bir yanı dinsizlik, yani ateizm, bir yanı batıl dinler, batıl inançlar... Sıratın kıldan ince, kılıçtan keskin oluşu; İslami emirlerin kıldan ince, kılıçtan keskin oluşu. Yunus gibi olabilsek! .. Vız gelse, kılıcın keskin tarafı! .. Üzerinde koşabilsek! .. Hatta uçabilsek, Burak’la! .. Evler kurabilsek, üzerine, Yunus’ca! .. Öyle bir yansak ki; ALLAH AŞKI ile, kor olsak, yalım yalım girsek, cehenneme, narı hissedemesek, ALLAH AŞKInın ateşinden! .. Soğuk gelse, cehennemin ateşi! .. “Kahrın da hoş, lutfun da Nurun da hoş, narın da! ” Tut ki; girmişim, kabre. Tut ki; sıkmış, toprak. Yolum, cehennemi bir azaba çıkmış. Taptığım başka bir ilah mı var? Yine “ALLAH! ALLAH! ” diyeceğim. Biliyorum ki; O’ndan başka ilah yok! .. Biliyorum ki; O’ndan başkası bana yardım edemez. Yaratan’ım O. Koruyacak olanım O. Bütün yollar O’na çıkar. O, mümin olan herkesin Sevgilisi. Benim de gerçek Sevgilim. Azap etse de O’ndan başkası olamaz benim için. Yaksa da, kahretse de, azap üstüne azap etse de, O’ndan vazgeçmem! .. Başka kapıya gitmem! .. Çünkü O’nun kapısından başka kapı bilmem! .. Sadece aşkımla gideceğim, O’na. Sevgi karşılıklıdır. Bir adım gelene koşarak gittiğini söylediğine göre; o da beni sever. Seviyorsa; yeter! .. Merhametlilerin en merhametlisi! .. Sevdiğine kıyar mı? Azap eder mi? O ki; bir annenin bebeğine duyduğu merhametin yüz misline sahip! .. İnşallah, tüm müminleri, hepimizi affeder! .. Bizlere, Firdevs Cenneti’ni, Cemal’ini nasip eder! .. *** Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR AYRILIK DÜŞÜNDÜM
Bir ayrılık düşündüm Hiç yaşanmamış Kıyasıya yaşadım! Ruhum yırtılırcasına Tenimden sıyrılırcasına yazdım! “Bir bilsen, ne kadar hasretim sana! ” Diye başladım “Alnımın şakından vur da öyle git! ..” Dedim, bitirdim. Kimin için yazdığım soruluyor. Hayatımızı boşaltanlar için... Bize en büyük cezayı verenler için… Aynı duyguları yaşayanlar için... Bizim için Sizin için Hepimiz için... Ayrılanlar için... Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR AYRILIK İSTİYORUM SENDEN
Bir ayrılık istiyorum, senden Bir ayrılık, ölümüne! .. Öylesine gizemli, görkemli, sessiz ve bitimsiz… Bir yalnızlık istiyorum İki taş arasında kalmışçasına! .. İki taş arasına cansız uzanmışçasına! .. Ne sesin, ne nefesin… Yaprak hışırtısı bile olmasın! Kanat çırpmadan uçsun kuşlar! Tomurcuklar sessiz çatlasın! Sessiz açsın çiçekler! Kelebekler sussun! Yavaş düşsün polenler! Buhar sessizce yükselsin! Bulut sessiz… Sensizlik istiyorum, ölümüne! .. Sensizlik, sessizlik, sessizlik… Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR BAK
Takip et çiçeğin açılışını İnatla zamanı yarıyor, bir bak! Kokla, seyret ruha saçılışını Düşün ne işlere yarıyor, bir bak! Sırrını çöz, feryat eden çiçeğin Hakkını ver, akıl denen merceğin Aslına er; Rabb’in, sanal-gerçeğin Hamurunu nasıl karıyor, bir bak! Güneş kucaklıyor; yeri, gökleri Kozası pamuğu, kurt ipekleri Saksılar toprağı, toprak kökleri Yaprak nasıl dalı sarıyor, bir bak! Aşıklar yanarak arar ateşi Çiçekler tohumu, tohum güneşi Yarımlar ağlıyor, nerede eşi? Kavanoz, kapağı arıyor, bir bak! Çiçeğin dudağı aşıktır tene Nemli ve yumuşak, bir dokun, dene Hangi defilede rengârenk, gene? Onur nasıl Hakk’a varıyor, bir bak! Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR BAK YA RESULULLAH
Asırlar ötesinden Bir bak, Ya Resullulah! Yüceler yücesinden Bir bak, Ya Resullulah! Özledik,. bekliyoruz Günleri ekliyoruz Sensiziz, tekliyoruz Bir bak, Ya Resullulah! Gaflete dalmış, ümmet Ne olur, bir yardım et! Bir kere olsun, lütfet Bir bak, Ya Resullulah! Sünnetin unutuldu İsyan edenler oldu Alimler de yoruldu Bir bak, Ya Resullulah! Düğümlü, din işleri Bir tuhaf, gidişleri Aydınlat, şu düşleri Bir bak, Ya Resullulah! Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR ÇİFT
…………….Ölüm, iki hece… Çifte kumrulardı Hayatın bam telinde… Tam on beş kapı açıldı, ansızın Yedi kat göklerde! .. Yedisi solda Sekizi sağda... Ortada Kıldan ince saç teli! .. Çifte kumrulardı Hayatın bal deminde… Biri uçtu, bir gece Defteri elinde Gizlice! .. Ecele kuruk saati, duruk… Ölüm, iki hece… Kalanın kanadı kırık İçi buruk… Nicedir söylemez olmuş, dili. Artık o bir deli! .. Sol elinde Hiç kurumayan mendili... Şiir yazar Ağıt yazar Hasret yazar, sağ eli! .. Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR GARİP OLAY
Anlatmak imkânsız Bir garip olay! .. Sevdayı yaşamak Yazmaktan kolay. Nehirce çağlamak Denize koşmak... Renkleri, sesleri Maddeyi aşmak... Alışılmışlığın dışına çıkmak... Kurtulup, bedenden Hakk'a ulaşmak! .. Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BİR GİDİŞ GELiŞ
Aklımı kaybetsem, sende bulurum Senle ben arası bir gidiş geliş! .. Kendime gelince, arar dururum… Gerçek-düş arası bir gidiş geliş! .. Tutmaya kalkarım; hayali, düşü Yok etmek isterim, geri dönüşü Hayat bir sahtekâr; yalan, gülüşü. Gerçeğe-sanala bir gidiş geliş! .. Gerçek, sarp kayalar gibi önümde Sanal, gezdiriyor beni, düşümde. Hayal dolaşıyor dünde, günümde… Dert-huzur arası bir gidiş geliş! .. Ya nefsimi vursam, ya da aklımı! .. Öldürsem hayali, düşü, aşkımı! .. O Nur’la durdursam, korkunç akımı! Nefse-ruha-akla bir gidiş geliş! .. Onur Bilge |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57959
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
.BiR GÜNDEN
Berna, altıda kalkıyor. Saatim, altı on beşte çalıyor Kolumu uzatıp, susturuyorum. Kızım onu, on buçuğa kuruyor. ‘Çıt’ çıkmıyor. Yalnız, bir ışık geliyor, mutfaktan Berna kahvaltı ediyor. Belki bazen istemsiz bir tıkırtı… Gözlerim, beynim, benliğim uyuyor… Kapılar, açılıp açılıp, kilitleniyor… Asansör sesi, biiiiir! .. Asansör sesi, ikiiiiii! .. Zil sesi… Demek ki problem yok Uykuya devam! .. Arada sırada Duvardaki saati Tek gözle izliyorum… Dokuz… On… On buçuk… Saat çalıyor! .. “Belya! .. Begüm! ..” “Tamam anneeee! ..” Bir gürültü, patırtı! .. “Defterim! ..” “Kitabım! ..” “Kalemim! ..” “Çantayı al! ” “Servis! ..” “Koş! ..” Kapılar açık kalıyor. Saat on bir. Asansör sesi, biiiiir! .. Asansör sesi, ikiiiiii! .. “DRANNNK! ..” Dış kapı ile rüzgâr arasındaki kavganın Son sözcüğü! .. Beyaz anahtarla İşi tatlıya bağlıyorum. Oda kapısını, rüzgârın elinden kurtarıp Siyah anahtarla, garantiye alıyorum. Sonra Sessizlik, yalnızlık… Servis şoförü, kornaya basıyor. Demek gittiler. Perdeler, ışığı bırakmayın! Şimdi, herkes kapıların dışında Benden başka… Uykuya randevu veriyorum. Gizlice giriyorum Yatağım sıcak… Uykunun ayak seslerini bile duymuyorum. ‘Çıt’ yok. Rüzgârda bile… Rüyalarımda bile… Sessiz filmler gibi seyrediyorum. Hem uyuyorum Hem uyuduğumu hissediyorum. Uyku içime siniyor Uykuyu yaşıyorum. Ben Yatağın derinliklerinde Yitirip benliğimi Kayboluyorum. Zaman zaman Rüyalarda buluyorum, kendimi Kendime söz geçiremiyorum. Bu ben, başka ben… Ben, beni bulduğumda Saat ikiye geliyor. Haberler geçmiş NTV’den veya CNN’den Haber özetleri alıyorum. Önce görüntüsüz… Çünkü gözlerim yanıyor! .. Yavaş yavaş aralayıp, gözlerimi Kirpiklerimin arasından izliyorum. Beynim, hâlâ gidip geliyor İçim bayılıyor! .. Belki bir film Belki bir tartışma programı… Dizilerden hiç hoşlanmıyorum. Arka arkaya bir şeyler içiyorum. Canım sıkılıyor Dışarı fırlıyorum! .. Dışarı dediğim Yüz metrekare teras… Etrafı çiçekli Çiçekten öte kumsal, orman, deniz… Alabildiğine… Sağda solda dağlar, başları karlı… Bulutlarla güneş oyun oynuyor. Gizli bir ressam boyuyor, onları. Belki bir çocuk oyun bozuyor Sağa sola kaçışıyorlar! .. Güneş, bir yerlerden bakakalıyor! .. Onlar, benim canlarım! Arkadaşlarım! .. Aralarındayım… Gülümsüyorum İçim sevinç doluyor. Yalnız, rüzgâr var ki Geçimsiz, şu günlerde. Giysilerimi geçip Önce üşütüyor Sonra içime işliyor, yavaş yavaş Kemiklerimi dondurup İliklerimi titretiyor! .. İçeri kaçıyorum. Olmaz olsun, böylesi! .. Arkadaş değil! .. Baş düşmanım kesiliyor! .. Gelme! .. İçeri gelme! .. Orda kal! .. Kumsal, orman, yol, deniz… hoşça kal! .. Dağ, kar, mavi, beyaz… hoşça kal! .. Yeşil, gri, sarı, lâcivert… hoşça kal! .. Hoşça kal, güneş, gökyüzü! .. Salıncak… Hoşça kal! .. Onur Bilge |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|