![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Senden Uzaklık Ateş (Na't)
Gönlüm bu sabah yine seni andı Tutuştu ten kafesi ruhum yandı Sensiz ne su buldu ne suya kandı Senden uzaklık ateş ya Muhammet Gül dermek emeliyle yâr bağından Aşkım geçit ister hicran dağından Selâm olsun sana hasret çağından Senden uzaklık ateş ya Muhammet Kanadının tüyündeyim Burak’ın Ateşinde yanıyorum firakın İstedim ki sana olsun bir akın Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Sensiz âlem üşüdü, dondu her şey Şişeler içinde hapsedilmiş mey Boş yere inler boş yere ağlar ney Senden uzaklık ateş ya Muhammet’ Leyla aşkı bilmez, Mecnun vefasız Gül, dalında garip, bülbül hayâsız Çürüdü hamur tutmuyor mayasız Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Hak yerine ikame edildi şer Kendi ateşinde yanıyor beşer Çağlar fevkinden çağlar üstü yeşer Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Bilmem ki ne koysam asrın adını Zara düşmüş hem erkek hem kadını Bekliyor nice garip imdadını Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Sen ne dedinse bugün tersi makbul Kula kulluk yapıyor yine bir kul Gel de bu kurtlar sofrasından kurtul Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Küfrün hem tavrı hem edası moda Şeytana çevrilmiş toplumsal rota Rahman’a uzanan yollarda kota Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Sevabın çınarı yere serildi İstikbal bayrağı günaha verildi Toplumsal faylar iyice gerildi Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Hani, sen demiştin ya: “Gün gelecek Dünyada her şey tersine dönecek İnsanlar nefsini Rab belleyecek” Senden uzaklık ateş ya Muhammet! “Bundan beteri de olacak” dedin Çağlar öncesinden ikaz eyledin Sen ne söyledinse doğru söyledin Senden uzaklık ateş ya Muhammet! İmanın kora döndüğünü gördüm Ben bu asrın vicdanına tükürdüm Sensiz zamanın defterini dürdüm Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Her sözün gerçek, her gerçek kıyamet Sancağında bir yer de bize lütfet Zalimler bilmez ki varlığın rahmet Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Zulüm kanat takmış gezer dünyayı İster ki göklerden apara ayı Kıyamete zorlar güya Mevla’yı Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Bir Nemrut okunu göklere saldı Sonra şeytanî hülyalara daldı Aklınca Mevlâ’dan öcünü aldı Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Ebu Cehil desen ziyadesi var Hem seraskeri hem piyadesi var Bir de Bedirlerin iadesi var Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Zalimler sanki mezarından kalktı Âlem-i İslâm’ın üstüne aktı Bu yerler ne ilk ne de son duraktı Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Ey Nebi! Sensiz her yer çorak düştü Önce Filistin sonra Irak düştü Biz ağladık âleme trak düştü Senden uzaklık ateş ya Muhammet’ Daha neler neler düşmedi ki ey Nebi! Bilmem ki nedir bu hâlin sebebi Bir saldırgan ki bilinmez nesebi Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Daha neleri neleri aldılar Anadan üryan sokağa saldılar Binlerce yıllık tarihi çaldılar Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Başımıza bir çuval geçirdiler Bizi böyle tarihe geçirdiler Daha daha nelerden geçirdiler Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Artık gözümdeki son yaş da düştü Hep dik taşıdığım bu baş da düştü Silahımdı elimde taş da düştü Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Yaralı bir ceylanıyım zamanın Bilmem ki faydası ne ağlamanın Belki de zamanıdır çağlamanın Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Anladım ki ey Nebi! Yüküm ağır Ne olur beni çadırına çağır Her doğan gün feryat, her batan kahır Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Bu ahval ile gönül seni andı Sensiz şu kâinat yine tıkandı Yokluğun bizim için zaten tufandı Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Bu garip ozan kurbandır adına Susuz sahralarda düştün yâdına N’olur bin de gel Burak kanadına Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Gel de şu fitne ateşini söndür Âlem-i İslâm’ı kendine döndür Gelişin bizim için düğündür Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Gel, gel de şu asrımızı nur eyle Işıktan bir kale yap sur eyle Şu hicran dağını artık Tûr eyle Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Bir devrin gamını, derdini yazdım Ben ki gam yurdunda kırık bir sazdım Senden gayrısına ağlayamazdım Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Hani, derler:“Allah bes baki heves” Bizim de semtimize uğramaz ye’s Yeter ki senden olsun bir nefes Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Eğer bu vaveyla üzdüyse seni İnan ki kahreder bu durum beni Bu kadar çok ağlamamın nedeni Senden uzaklık ateş ya Muhammet! Ey sevgili! Senden af diliyorum Küfre baktıkça azmim biliyorum Bir de senden şefaat diliyorum Senden uzaklık ateş ya Muhammet! 2005 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevda
Şu madde sevdası kaysaydı manaya İnsan kanatsız yükselirdi Mevla'ya Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevda Dikenim
Aşkın gözyaşıdır sulayan gülzarımı Bir gül anlar bir de bülbül ahuzarımı Zamanenin somut bakan miyop gözleri Göremez öteler ötesi nazarımı Gülü dermeden kanayan çilesiz eller Nasıl okşasın ki benim sevda hârımı? Zulmeti nûra tercih eden sefil güruh İster mi yakayım zindanına farımı? Nâçar herkes kendi yoluna gitsin deyip Ben de çevirdim halktan Hakk'a didarımı 1988 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgi Ekmeli Arzın Baharına
Basmadan dünyayı nefretin seli Sevgi ekmeli arzın baharına Uzanıp her yana dostluğun eli Sevgi ekmeli arzın baharına Durmazsa bir yerde zalimin kini Kanla karşılar gelen İkibin'i Yitirmeden insanlık ümidini Sevgi ekmeli arzın baharına Âtiyi kan ile kurma cinneti Tattırdı dünyaya onca zilleti Sarmak için yetmiş iki milleti Sevgi ekmeli arzın baharına Zalimi alkışlayan el olmadan Gözyaşları çağlayıp sel olmadan Dostluk rüzgârı karayel olmadan Sevgi ekmeli arzın baharına Her şey hizmetine verildi diye Onların kadrini bilmemek niye? Yeni nesle vermek için hediye Sevgi ekmeli arzın baharına Zeynel'im sevgiden ele muhtacız Yunusça konuşan dile muhtacız Yusuf'a, Yakup'a, Nil'e muhtacız Sevgi ekmeli arzın baharına! 1993 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgi Kokar Baharımız
Meyletmeyiz asla nefretin çölüne Dostluğa-sevgiyedir itibarımız Ermişiz yaradılışın esrarına Buram buram sevgi kokar baharımız Ne zaman toprağa bir damla yaş düşse Hemen yaslara bürünür gülzarımız Kan gölüne düşmez ki bizim resmimiz Kansız bir âleme kayar nazarımız Aşkın o büyülü mavi gözlerinde Bir başka letafetle eser rüzgârımız Yunuslar, Mevlanalar yoludur yolumuz Her zaman dostluğa döner didarımız 1990 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Silahlar
Silahlar çözseydi eğer milletin derdini Kendime saklardım kurşunların en sertini Mayıs 2006 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Söz ve Laf
Söz düştü ayağa laflar lafazanlar Biz kaybettik dostlar onlar kazananlar Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sultanım
Ey varlığımın sebebi canlar canı cananım! Ey dildârım, ey serdârım, ey efendim sultanım! Sana bende olmak âladır bin tahtı sultana 'Öl! ' de öleyim yoluna; hacet yoktur fermana 1988 Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sükûtumdan Korkun
Ben bir volkanım Sevgi volkanı! Gürültüm ürkütmesin sizleri Sükûtumdan korkun... Ben volkanım Sevgi volkanı! Asırlar var ki sessizim Havada ağır bir koku Nefessizim... Kimler kirletti dünyamı böyle? Kimler ekti nefretin tohumunu? Hani nerede gülzarım? Nerede nağmekâr bülbüllerim? Neden leş kargaları uçuşuyor tepemde? Çürüyen ben miyim? Ben volkanım Sevgi volkanı! Patlamak istiyor canım Gürültüm ürkütmesin sizleri Sükûtumdan korkun... Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Şair ve Gece
Saat sıfır bir Bir gece uyanık Bir de şair Gece her zamanki gibi sessiz Şair her zamanki kadar geveze Gece susuyor Şair konuşuyor: Söyle ey gece, söyle! Neden bu kadar sessizsin Neden bu kadar nefessiz… Şu ölüm kokan hava Şu kan soluyan zaman Hiç mi rahatsız etmez seni Hiç mi kamçılamaz isyanını? Sermişsin arzın yüzüne karanlığı Uyuyorsun derin derin Söyle ey gece! Yok mu senin hiç kederin? Benim bilmediğim sırlara mı muttalisin? Yoksa herkesten daha mı âlisin? Gamsız mısın? Duyarsız mısın? Kan üstünde uyunamayacağını bilmez misin? Bilmez misin ahların bir gün tutacağını? Arz sarsılmaz mı sanıyorsun? Güneş dürülmez mi? Akmaz mı bağrına yıldızların ateşi? Kusmaz mı yer içindekilerini? Durmaz mı zaman? Ve kurulmaz mı mizan? Söyle ey gece, söyle! Ne yapacaksın o zaman? Saat iki on beş Gece şaire eş Şair geceye Şair susuyor Gece konuşuyor: Yine her zamanki gibi küstahsın şair! Yine her zamanki kadar gafil… Nasılsa bir gece uykusuz kaldın Hemen okunu bağrıma saldın Unuttun da her gece uyuduğunu Uyuma diye kapımı çaldın Yetmezmiş gibi bir de hesap soruyorsun Güya bu yolla soyunu koruyorsun Bu kurnazlık sana atandan mı kaldı? Doğru söyle şeytandan mı? Atandansa… Ne diyeyim herkes soyuna çeker Gizler de kendi günahını âleminkini ortaya döker Yok, eğer Şeytan’dansa… Yazık! Yine aldandınız Sizler ki hep O’nun ateşine yandınız Hâlâ bir habbeyle kandırıp sizi Alır elinizden cennetinizi “Bu kadar da gaflet olur mu? ” derken Görürüm sizi Şeytan’la gezerken Oysa “mümin aynı delikten iki kez ısırılmaz” Bu nasıl gaflettir ki asırlardır dağılmaz İşte senin şu Şeytanî inanışın Büyük bir nişanesidir bu aldanışın Kibrin zehirli bir meyvesidir üstünlük iddiası İnsana mı kalmalıydı Şeytan’ın bu mirası? Ki kendi kusurlarının tarayıp saçını Başkalarında arasın hatalarını Sonra bir habis ur gibi besleyip içinde Mahşere taşısın günahlarını Oysa Âdem’in Hak’tan gelen sözleri vardı Günahlarına ağlayan gözleri vardı Gözyaşları sebil olup akarken yere Onları toplayan melekleri vardı İşte sen unutun da bütün bunları Suçlu diye gelip yakama yapıştın Toplayıp soyunun bütün günahlarını Bir yafta gibi boynuma astın Sonra göklerden koparıp cehennemi Getirip benim bağrıma bastın Ne kadar da kolay değil mi şair Suçu başkasının boynuna asmak İdam sehpasına sürüp mazlumu Bir Şeytan gibi kendini kasmak Ama hayır! O kadar da kolay değil bu işler Sanma ki hep dişi olan dişsizi dişler Zerre kadar hayır bulurken karşılık Dağlar kadar şer kalsın karşılıksız Sesi gür çıkanlar bir gün anlayacak elbet Her sükûtun atılacak bir çığlığı vardır Âdem’den beri bu hep böyledir amma İnsanların da değişmez bir sığlığı vardır Şimdi karanlığı serdim diye arzın yüzüne Beni ne suçlarsın? Karanlığın bağrında uyuyan sensin Birkaç damla yaş aktı diye gözlerinden Sen kendini bulut mu zannedersin? Havada ağır bir koku varsa Bu senin soyunun kokusudur Bre akılsız şair! Beni ne kıyametle korkutursun Güneş bir gün dürülecekse bundan bana ne Ben zaten ezelden güneşsizim Varsın yıldızlar aksın bağrıma Onu dahi söndürürüm Şimdi, var git sen kendini düşün Dua et de mizan kurulmasın Yoksa yoktur senin kurtuluşun Saat iki elli Şair öfkeli Gecenin sözü uzun Şairin sabrı az Gece “ve” derken Şair davranıyor erken: Sus ey gece sus! Sana kim dedi konuş… ... Meğer insan olmak ne kadar zormuş! Gece susuyor Şair kusuyor İnsanlık ölüyor Kıyamet geliyor Saat iki elli beş Şair içine eş Gece dışına Ve bir ses Geceye nefes Şaire bes “Benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız” Saat sıfır üç Gece ayazda Şair niyazda Ve sesten öte bir ses: “Dualarınız olmasaydı neye yarardınız.” Saat sıfır beş Şair şafağa eş Şafak şaire Gece dağılıyor Şair ağlıyor… Mart 2006 Bursa Zeynal Yaman
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|