![]() |
|
|
#221 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir gün bizim şarkımızı dinleyelim!
Bir şarkımız olsun istiyorum ikimizin, Ruhi iklimine hulasa edilen hazinenin, Kalp sahibinin, sen ise sevginle benim, Aşkın sağanak damlalarında sevinelim… Gecenin sabahına uzanacağım düşlerin, Yüzünden hiç eksiltmediğin gülüşlerin, Tevazuun içinde demlediğin hamiyetin, Acizliğimde teslimiyetin şefkatti senin… Ne söylesem senin için yetersiz bilirim, Ben zarafetle taşıdığın edebin esiriyim, Nisa kimliğinde başka renkleri neyleyim, Sadakatine aşığım, kanaatine sevdalıyım… Bazen can çıkmadan huy çıkmaz derler ya, Ruhun daralmalarında ayazlar kuşatır anla, Kalp sahibinden azade olunca nahoş umutla, Sevda kuraklığında aşk derin acılar tadında… Senin huyuna, umut için solgunluğuna aşığım, Halinde taşıdığın mefkûrenin sancısındayım, Teninin naifliğinde ben soluksuz devrancıyım, Ben tenimde kiracıyım, ancak seninle hancıyım… Bizi muhabbete gark eden ziyadesiyle manadır, Aşk, nur ikliminde taliplisini arayan kervancıdır, Gülün kokusunda, ötenin sultasında aranacaktır, Şayet murattan bahsedilecekse şaşılmayacaktır… Renklerin envai çeşitleriyle heveslerini destele, Zevklerin azamisinde düşün nefeslerini tüketme, Nihayet ömrün takip edileceği zaman hanesinde, Ruhun ilk adresin kayıplarında gidiyor adımlarla… Ben seninle bahtiyarım ancak sol yanım ağrısa da, Hicran şarkıları beyhudeliğime bir selam salsa da, Hasret damarlarımda kuruyan kanın tek ahı olsa da, Ruhum kendi sarhoşluğunda, kalbim Hakkın yolunda… Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#222 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir gün gideceğini düşünürken!
Biliyorum bir gün seninle yollarımız Hıçkırıklar içinde gözlerimiz aksa da Sinemiz dağlansa mecal kalmasa da Ayrılacak bunun farkında olmasan da Öyle bir an gelecek ki sesler duracak Sukut ki bir altın değerinde sayılacak Gönül dayanmayacak hal kalmayacak Hisseden sineler mahzunca bakacak Sen sessizliğin serinliğinde gideceksin Hiç fark ettirmeden akıp süzüleceksin Yapraklar dökülecek çiçeklerde solacak Şarkılar hüznün nağmeleriyle coşacak Senden geriye kalan yalnız aşk olacak Gönlümün derinliğinde hepten boğacak Bir şevk kalmayacak melülce bakılacak Maziden bir sayfam olarak yerini alacak Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#223 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir gün vicdanın sızlar mı?
Ne kadar dertliyim haberin var mı? Nasıl kederdeyim vicdanın sızlar mı? Hangi derdin pençesinde kıvrandığı mı? Bir su al etsen olmaz mıydı ey sorutan! Ne aşktan anlarsın nede sevildiğinden! Mucize mi beklersin bilmem kimlerden! Ey kendiyle yetinen, kederiyle filizlenen! Bir kelamı dahi esirgeyen, sessizliği seçen! Bir dost iken düşman mı olduk savrulduk Kimlerin vicdanında mahkûm olduk solduk Uçan kuştan, esen rüzgârdan medet umduk Umutsuzluğu soluduk, gönülden mi kovulduk Ya Rab sen kalbimin tek sahibisin, sevdamsın Gönüllere en nadide aşkı yalnız sen koyansın Neden beni böyle bitap bırakır, kapıyı açmazsın Aşk yolunda hicranı hayatla, hüzünde koyarsın Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#224 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir gün, gün batımını yaşarken…
Artık yapraklar sararmaya yüz tutmuştu. Dalların şevki kırılmış, mülayimliğin kesitleri görülmeye başlamıştı. Ağaçlar esintinin hışmında çaresiz kalıyor, aşiyanlar sahipsiz görünüyordu. Kuşlar kanat çırpmadan sessizliğe bürünmüş garip bir şekilde bakıyorlardı. Âlem manzarasının karelerindeki seyri hallere. Ağacın gölgesi bile bir hüznün nağmesiyle sarsılıyordu. Bir nedametin izleri, bariz bir şekilde haykırmasa da anlamlılık adına tezekkür vardı. Artık zahirdeki iksir yavaşça ve nezaketle çekilse de, batın yönünde akımı sürüyordu. Geldiği yöne doğru, kader cilvesindeki esrar sahnesine. Toprak onun haznesiydi. Tuval derinliğinde ki resmiydi. Vazgeçilmez hazzıydı. En güzel aşkıydı. Bulunmaz sevdasıydı. Bu yol sayesinde hilkatin fanisiydi. Bir gün zail olacağını bilen dervişti. Varislerinin banisi olmak adına bir himmetti. Rahmet adına elçi, vefa adına temsilciydi. Emanetin ne olduğunu idrak eden sezgiydi. Nihayet konusunda metanet adına bir neferdi. İlmi hakikat sahnelenirken, haşyet nebatatı kuşatırdı. Mahlûkat ancak bu kadar duyarlı olan yaratılmışlardı. İnsan, en güzel biçimde tanzim edilmiş sanat adamıydı. Payelerin erbabı, cihanın efendisi, hakikatin temsilcisiydi. Yalnız iman için hedeflenen nesillerdi, inkârı reddedenlerdi. Hak adına kenetlenen, evrensel mesajla ibret için sergilenenler. Peygamberleri hiçleyerek, iblisin yolunu seçen nice sefiller olmaz mı? Aşk adına teni seçenler, sevda adına gönül dinlemeyen her kimseler. Hayat memat ilişkisinde denkliği bulamayan, aramayan onca canlar. Ne derler kaygısını üzerinden bir türlü atamayan sefih hezeyanlar. Nimetin kadrini bilmeden hoyratça ahenk bozukluğuna boğulan canlar. Ağacın, dalın yaprağın, canın hengâmesinde anlamsızlıkta kalanlar… Geldik ki gideceğiz derken hazırlık aşamasında mağfireti anlamayanlar. Bir nefes kadar yakınken, her gün ölürken, hastalıkta şifa ararken... Musalla taşına bakarken, bir faniyi omuzlarken, ecdadı anarken neler… Bizi bize bırakmayan enler, benler, şekliyeti önceleyen heceler kimler… Yalnız geldik, gelmek için vesilelerden geçtik, ama bizler niye geldik… Bir aslanın pençesinden korkarken, timsahın dişlerinden kaçarken… Bir kuşu avuçlarken, yaprağı koparırken, çocuğu kucaklayıp öperken… Uykuya dalarken, rüyalar görürken, hülyalarda gezerken kimlerdik… Bazen şefkatken, bazen hiddetken, bazen dilberken, bazen ihsanken… Her gün bir canı gömerken, en yakınlarımızı toprağa gönderirken… Aşk adına ısrar ederken, manayı öncelemeden, teni güncelleştirmek… Bir hırs uğruna meşkten feragat etmek, itminanlığı terk etmek demek… Edebi silmek, hayâyı ötelemek, adabı bilmemek, manayı öncelememek Her geçen bir zamanda tefekkür hazzını yaşamadan güne başlamak… Ölmeden ölmek ne demek bunu idrak etmek, aşkla serinliğe ermek… Cemalin hakikatinde nefeslenmek, sevda meşkiyle ölümsüzleşmek… Mahşerin katresinde akıbetimizi terennüm ederek hemen yüzleşmek… Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#225 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir gün…
Bir gün başıma kakacaksan sevme, Verdiklerini, ifşa edeceksen sevme, Her vakit aranacaksan sakın sevme, Kanaati, hamdı bilmiyorsan sevme. Sana, bir vaatte bulunmadım inandım, Sadeliğine kandım, bu yüzden baktım, Nerden bilecektim, kuşku arayacaktım, Kendim gibi sandım, sana içimi açtım. Mahremimsin, edebimsin, timsalimsin, Sen benim her şeyimsin, namusumsun, Saflık çok, hinlik asla hanemde bulunmaz, Seni, benden başkası hakkıyla tanıyamaz. Sevginin emaneti olmaz, gönülde bulunmaz, Sevgi yapmacık tavırları, içinde barındırmaz, Birinden diğerine satılmaz, bilen asla kanmaz, Bilmeyen biçareler ne yapsın, hayatı tanımaz. Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#226 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir hakikattir ki olacaktır aşkı ilan!
Zannediyorsun ki her gün yeni bir aşk Safhaları dâhilinde soluyarak uyumak Nefsin arzusuyla aranmak için bakmak Nasip olması için haram içinde kalmak Ne muazzam bir nizamı hakikat ki gelen Asırlara hükmeden ahirin için dillendirilen Mükellef olduğun için sana da tebliğ edilen Ümmetlerden hikâye yi akıbeti için serilen Sana ait olan hissiyatın içinde hatırlatılan Hilkatin gerektiğinde vicdanının katresinde İdrakin için seferber edilen terki diyar eden Mazi sayfasında atinin baharında anımsanan Sen ki hali hazır tenin ve hattaki o bedenin Dili hücresindeki nefeslerin hilkat atfedilenin Zerreyi hakikattir ki hazır tüm gözeneklerin Hu telakkisinde ki hikmetlerin zikredilenlerin Aşkı mutlakın yalnızca Cenabı Hak için olanın Hikmeti deryasında haz ile soluklanan canların Sevda telakkisinde nefsin ötesinde ki hatıranın Ebet içinde ki hakikat olan ihtiyacı tek şefaatin Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#227 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir hakiki yaren için yazılanlardı.
Bir iç sızısıdır işte yaşadığım… Vicdanları azapla tanış kılmak zorunda bıraksam da. Bu muhayyile karşısında zalim olmak korkusunu yaşıyorum. Arzı mekânın her bir boylamında onca insan yaşarken niye ki… Öyle mütemadiyen soruyorum, adımladığım kaldırımlarda… Sessizliğim ayak vurgularında… Vadinin solan çayırında… Ağaçlardan düşen yapraklarda hep kendimi görürken yine bir esrarın tahayyülü… Zorunda kaldığım halin müşkülatını yazmak hevesinden vazgeçecek kadar. Yazılanları yetti artık yaşattığın azap diyerek, hepsini birden imha edecek kadar… Ama niye bunlar, bilinmezlerin her merak dilimlerinde! Neden zulmün abadı olayım, ne kadar büyük bir hadsizlik değil mi? Şu okunan ezanlar suyu hürmetine hiçbir dahlim olmadan bunlar niye? Neden cezbe tutulmuş bir halin müdavimi olmak zorunda kalıyorum? Yalnızca bu sebeple hiçbir suçu olmayan bir canı neden üzmek zorunda bırakayım. Bu kadar sefil bir canın hamalı olmaktan bir bilinse ne kadar bizarım. Ne pazardayım ne mezardayım, acizliğinin her katresini haykırmak için bu saflardayım. Olamadım işte ne abit ve ne de zahit. Olsam olsam hederde ki bir viraneyim. Ama biliyorum ki bu müşkülüm olan konuda asla ve hassaten bir şey yapmış değilim. Ne edepten anlarım ve ne de edebiyattan Ve hatta safhalarından anlayışı kıt bir girdabın pençesinde nefeslenen hissiz bir illetim. Efendim, her aklıma geldiğimde gözlerimden süzülenlere yanarım, mukallit olduğuma inananlardanım. Hakkın kelamı karşısında okumak için otururken teganniye kaçacak kadar bağıran bir ahmağım. Gülden anlamam, koparmak için can atanlardanım. Enaniyetim takiyye kalkanımdır, ar içindir bütün gayretim, hak rızası nerde bilmeyenlerdenim. İşte demem o ki ey can; Sizi yetiştiren eve beyniniz meğer en güzel ziynetle müşerref kılmış. Bir emanetin itminanlığında sizi abit yapmayı başarmış. Biliyorum ki sizde ki ruh güzelliği, Zaten sizin için hususen verilen bir nimetti. Ve siz bunu en güzel bir biçimde deruhte ederek lütfederek bizi ihya ettiniz. Bilseniz ki ne kadar müşfiksiniz, ibreti âlemsiniz bir mücahide siniz. Sizin için sarf edilen beyanlar biliniz ki yetersiz çünkü siz bir erensiniz. Aslına bakarsanız bu risaleyi yazmayacaktım lakin gönlüm elvermedi. Hakikat karşısında susmanın bir zillet olacağının idrakine vardırdı. Eğer hiç bir karşılık yoksa alınan nefeslerde etkileşim niyedir bilinmez. Her etki bir tetik mi asla ve fakat sinede ki cana ne demeli hak için salıvermeli değil mi? Lakin eğer bu hissiyat bir azap olacaksa Allaha sığınmam mutlaktır. Çükü esrarın perdesini aralayanda odur, kalplere ilga edende odur. Onca yaşayan canlar arasında bu hususilik ne ile anlamlıdır Bilmek isterdim doğrusu lütfederseniz ayrıca mesrur olurum. Bir azapsa asla, bir hazsa illa diyerek, geldik ki elbet bir gün gideceğiz. Verdiğimiz o sözle imtihandan geçeceğiz ama sevdiğimiz için yerilmeyeceğiz. Bir hoş seda olarak kalabilmem imkânsız… Bunu ancak mana derinliğine haiz olan gönüller başarabilirler… Lakin bir hüznü yaşatan olmayı asla tercih edemem… Gönüller ancak görmeden de kalp diliyle kemalatı yaşaya biliyorlarsa… Sevgi ve muhabbet ve hatta aşk bu manada çok yücedir hal ehli olan gönüller için bulunmaz bir nimettir… Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#228 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir hastalık ki nedamet niye?
Oysaki ne kadar değerli! Ezelin ve ebedin sahibi verendi! Eza ve cefa aşkın kendisiydi! Hanif kullar sabreden nefeslerdi! Bazen insan olmamız nedeni ile Hicranın katrelerinde sinemizden Bir şeyler sızmaz değil Feryatlar duyulmaz değil Bilakis hareket ve kuvvetin Mutlak sahibi Cenabı Hak Hazretleri olması nedeniyle Etki ve tepkilerde bu manada Önem arz etmektedir Zaman denen çark O kadar mütekabil Dizayn edilmiş ki Bela ahdini veren Her nefis akıbetin zuhuruna dek İradeyi cüz iyesi ifasındadır Hayırların nelere müteallik olacağı Esrarını korumaktadır Düşünmek elbette Ancak neyi düşüneceğimizi Bilmemiz daha anlamlıdır Hastalıklar sanıldığının Aksinde bir gerçektir Kulun niyazıyla orantılıdır Sevilenler için muhakkaktır Çünkü o müstakil bir değerdir Kadri bilendir, hamiyet perverdir Sizi anladığımı zannediyorum Hasta yatağımda tefekkür için Muhasebe imkânı buldum Göremediğim safhaların Deşifresine nail bulundum Siz kalbinizin sahibini bilensiniz O kudretin elindesiniz Tasa ve kaygı gereksiz Vehimlerde yersiz Şifa ancak yaratan Rabbe aittir Dert, illetin sebebidir Sabır, la şerike için dilenir Nimet, hamt için yeterli sebeptir Dualarımız sizinle. Selam ve niyazlarımla… Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#229 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir hayatın utanılacak halleri!
Sen sineyi hicran yolunu adımlarken Mezalim için gözyaşını esirgemezken Mazlum efrat için ne çileler çekerken Ben benliğimin sofrasında ne sefilim Her tarafta feryadın yankısı çınlarken Nisalar ayaklar altında parçalanırken Masum çocuklar ölen babayı ararken Toprak ar diyordu bu zilletin sancısına Vardı bir zaman mücahit hanif canlar Hak rızasını en büyük nimet sayanlar Ey can içinde, binlerce can taşıyanlar Allah rızasını, zül addederek kaçanlar Dlı. Cahiller din adına ahkâm kesenler Hukuku hukuksuzluk içinde alalayanlar Milletin gözüne bakarak kandıran canlar Aldatmayı marifet telakki eden zavallılar Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#230 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir hazan-ı aşktır yaşanan!
Hissederken Çaresizliğimin nedameti Bırakmıyor bir türlü Seni anmadan İçime senden Bir şey düşmeye görsün Uzak diyarlarda Biçare perişanım ben Tüm heybetinden Yoksun kor ateşler Seni özlemekten Kahroluyorum ben Nasıl bu kadar Her şeyi kapsıyorsun Sensizliğin Boşluğunda avutuyorsun Biliyorum ******* senin Sadık dostun Geç vakitlere kadar Hala yazmaktasın Biliyorum ki sen Mısralarının arasında Hep kaybolmaktasın Sevdayı, Dinmeyen bir aşkı Halinle yaşatmaktasın Nerdesin ey can Seyretmek istiyorum Seni cihanı arzdan Gemilerden arta kalan Hazandan Denizi İnleten martılardan Sende ki mevcut Ummanı Yüreğinde Husule gelen anı Salıver ey yar Ellerim kavrasın onu Esmeyen bir rüzgârın Adımlarıyla yürürken Sensizliğin çaresizliği Bir hançerdi sanki Her adımda Sineme saplanarak Yarayı deşen sızı Seni yaşatıyordu bana Bir nefes vermeden Gözyaşların Tesellim olmuştu O an tutunacak Benim için olmasa Dahi bir yaştır akacak Senin Melalinle solacak Bir gün konacak Günlerin Hasretiyle seni Zikreder dururum Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|