![]() |
|
|
#231 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Işık Oldu Karanlığa
Sol kolunun altında onu taşımayı severdi, Sınırsızdı taşıma müddeti Sinirlendi, müşterisine silah çekti, Bir daha taşımammaya yemin etti. İşkembe, kokareç, kelle paça yedi, Bu kadar bok yemek neyime dedi. *******i, *******i yazardı, Işık oldu, karanlığa hükmetti, Gece oldu, örttü çirkinlikleri. Nisan oldu, Yağdı. Mayıs oldu, Gençlerle coştu, Haziranda hoştu. Eylülde başak oldu, Oğlunu sevdi, İşi ile evi arasında günlerce gitti....geldi. Doğum yılı elliyedi, Ölümü kim bilebilirdi Sen çok yaşa sağlıcakla Bu gün doğum gününmüş Değil mi? Sana ayakkabı da alan birisi var Kırkbeş numara hakiki deri. |
|
|
|
|
|
#232 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İbrahim Ethem
Bir gece İbrahim Ethem hanımı ile Köşklerinde yatak odasında yatıyor, Birbirleri ile şakalaşıyordu. İbrahim Ethem:'Cennette de böyle şakalaşacağız' dedi. O esnada köşkün tavanından gürültü geldi. Orada kim var, ne oluyor diye seslendi. 'Bir şey yok telaşlanma deve güdüyoruz' denildi. İbrahim Ethem 'tavanda deve güdülürmü' dedi. Bunun üzerine: 'Tavanda deve olmaz da, yatakta cennet bulunurmu' Diye cevap geldi. Bu sözden İbrahim Ethem müteessir oldu, Köşkünü, ailesini bırakıp, Çoban elbiseleri giyip, yola koyuldu. Mevla'ya şöyle münacatta bulundu: 'İlahi! Asi kulun günahlarını itiraf ederek Sana geldi, dua etti.' 'Sana olan sevgim yolunda, Beni parça parça kessende Yine kalbim başkasını özlemez, Senin uğruna ailemi çocuğumu terk ettim, Seni ahrette görebilmek için yetim bıraktım' dedi. Birgün baktı iki melek elinde Kağıt kalem yazıyor, Sordu baktı melekler ne yapıyor? 'Allah dostlarının ismini yazıyorum' dedi melek, İbrahim Ethem 'benide yazdınızmı' dedi Kendisine 'hayır' denildi. Evliya değildi ama Allah dostlarını seviyordu, Melek bir müddet durdu, sordu. Sonra: 'Müjde yâ İbrahim' fermanı ilahi geldi, Defterin başına isminin yazıldığı söylendi. |
|
|
|
|
|
#233 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İç İçe
Seni her görüşümde havai fişek gösterisi yapılır ruhumun düğününde, gökyüzü pırıl pırıl, iki kalp iç içe, yıldızlar arasında karanlık yaz gecesinde. |
|
|
|
|
|
#234 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İçim Yandı
Ferda ne demek, aşk ne demek? Güşad-ı dil her dem seni mi bekleyecek, Habbala götür ey sefil beni Bu can artık bana yetmeyecek. Kut kavgası hiç dinmeyecek, Meşhun gönüller ne zaman boşalacak? Mibzeri ver bana, ver bana aşk ekeceğim, Mubataşa bitti artık kendimden geçeceğim İkbal-i bahtım bitti kapandı, Ahret kapıları bana aralandı. Bir su getir saki içim yandı, İçtim de rahatladım, gönlüm huzura daldı. Susadım deseydin, bu kadar lafa ne hâcet vardı.... Senin haline anlayıncaya kadar,benim de içim daraldı. |
|
|
|
|
|
#235 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İçimdeki Mehmet
Buruk hurmaların dallarda ortamı renklendirdiği Buz gibi bir aralık sonunda, Derelerin sesinin yükseldiği bir mevsimde Çiçek kokularının izine çıktığı zamanda Güneşin işinin olduğu gri bir Pazar günü Maşukiye’de, Ormanda. Bir balık lokantasında Kor alevlerle yanan Şöminenin karşısında Ve Uzun senelerin yorgunluğu üzerimize çökmüşse, Bırak gitsin zamanı. Dolaşsın Kendi bildiğince Biz yaşayalım bu anı gönlümüzce Tahta masalarda, toprak testilerde, Buz gibi Maşukiye dağ suyu, Arkamızda ayaklarının önüne yapraklar dökülmüş Koca çınar Karşımızda solgun ağaçlar, Ve masamızda acılı cevizli ezme ile, Tereyağında kızarmış mantar Misket oynamak istiyorum, Bir tek lokantanın bulunduğu Bu dağ başında. İçimdeki Mehmet daha on iki yaşında |
|
|
|
|
|
#236 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İçimizden Bir Kelebek
Kendimi kebelek gibi hissediyorum dedi. Altmışdokuz yaşındaki Cemal Abi. Abi dedim o nedir? Kusura bakma öğrenmek için sordum. Dedi; Ağaçlara konar ya şöyle, kuşun küçüğü. Serçe mi? Yok yok kuş değil. Ya ne? Kebelek, kebelek. Sizde ne diyorlar ona? Abi anlamadım ki ben onu Ya ufak böyle böyle kanatları (kollarıyla gösterdi, aşağı yukarı hareket ettirdi) -Kelebek mi? Evet evet kelebek. Altı sene evvel dükkanını kapatmıştı, Piyasa şartları zordu, kendi değimiyle tutunamamıştı. Şu anda kendini, kelebek gibi hissetti, oniki yaşından beri ticaretçiydi, önce terzilik yaptı, sonra; Sonra da elektrik piyasasında işletti dükkanını, şimdilerde alıyor satıyor, onun da rızkını Allah veriyor. O da kendini kelebek gibi hissediyor. Sivas'a çok yakın Ordu'lu Cemal Abi, Abi dedim acaba görebilecekmiyiz biz de o günleri? Biz de özgürce uçabilecekmiyiz senin gibi? Bir tek kelebeğin ömrü düşündürdü beni. Sen uzun yaşa ailenle Ordulu Cemal Abi emi. |
|
|
|
|
|
#237 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İflas Eden Tekstilci
İkiyüzelli kişi çalıştıran Bir tekstilciyi çete bastı, Tekstilci birilerinden borç almıştı. Ödeyemedi, telaşlandı. Arkadaşına telefon etti, Helallik istedi, Arkadaşı; 'dur bekle, Efendi gibi öl be, Bir silah göndereyim sana' dedi, Maksadı, intiharı durdurmaktı, Yanına gelip, vakit kazanmaktı. Hadise cuma namazından sonra yaşandı, Akşam hava kararırken, İntihar haberi alındı. İlaç içmişti zavallı tekstilci, Hastaneye kaldırmıştı bir bekçi. Arkadaşı yardıma koştu, derman oldu. Çeteye ve ödemeye çare bulundu. Bir can ölümden kıl payı kurtuldu. |
|
|
|
|
|
#238 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İhtiyar Gençler
İhtiyar gençler onlar Kulaklarını ortama tıkadılar Etrafa aldırmadılar Trende, otobüste, vapurda, Koltuklara kuruldular Çok ders çalışıyordu zavallılar. Hiç etraflarına da bakmadılar, İhtiyar gençler onlar. Sıkılmadılar, Yüzleri kızarmadı, Yaşlılar, kadınlar, çocuklar ayaktaydı. Cepleri de hiç parasız kalmadı. Yürüyen bankamatikleri nasıl olsa vardı. Yüzleri gençti onların ama, Kalpleri çabuk yaşlandı. |
|
|
|
|
|
#239 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İkibinaltı Sonu
2006 SONU Bankalar ev kredisi projesinde takılacak, Anneler ikiz doğuracak, Ev kredisi alanlar türban takacak veya Tersi de düşünülebilir. İnek sütleri katagorilere ayrılacak, Ağaçlar sertifika alacak. Binalar imarlı ve mimarlı olacak, Peluş battaniyeler Isparta'da yapılacak. Casus böcekler evimizi basacak. Kart borçluları kendini asacak. Zeka özürlüleri kendini kasacak. Fitüristler dünyayı sarsacak Doktorlar çete kuracak. Senaryo yazarları çoğalacak. Tutum haftası yapılacak, Kabotaj bayramı kaldırılacak, Ayrılık ve ölüm insanları korkutacak. Sonunda hakim kalemini kıracak. |
|
|
|
|
|
#240 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İkinci Bahar
Hey diyordu herşeyi bilen 33. pir Hey diyordu Cebrail, Mikail Can suyunu serptiğinde mevla toprağa, Tohum canlandı rahmetle, dünyaya. Sevgi iksirinden bir yudum içtim, İkinci baharda ben seni seçtim. Tükenmedi sana olan aşkım heyy, Yudumladıkça iksiri sana ulaştım, Artık kalmadı aramızda Ne bir perde ne bir nur, Giydim sevgiden yapılmış mor hırkayı, Ulaştım bahara sevdim gönlümce. Ne gelir elden bu güzellikleri gördükçe Sabah rüzgarında insanlar uykuda, Bense ikinci baharımda senin başucunda Bağırıyorum kulağına olanca çığlıkla; Heyy.... diyorum hayat ne güzel şey, Hüdayi, Eyüp, Yahya, Yuşa sizlere, Selam hu, edep yahu.... Edepli sevgilere selam, Nurlu geleceklere merhaba, Merhaba sana dünya, Hoşgeldin ikinci bahar aramıza merhaba. |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|