![]() |
|
|
#251 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Garip Oldum Bu Günlerde
Bir garip oldum bu günlerde Üşürken yüzümde ateş Gülerken bile Müthiş bir keder içimde Hiçbir cümlemin sonunu getiremez oldum Bütün kelimelerim eksik İçimdeki çocuk her zamankinden fazla direniyor dönmek için Bir parça olsun insan gibi yaşamak Sevmek, gülebilmek Ve ağlamak gerektiği yerde Günlerim sonbaharda savrulan bir sarı yaprak Nerelere götürür şimdi bu deli fırtına beni bilinmez İçimdeki çocuk daha da fazla direniyor yaşamak için Kavuşmak hak ettiğine Karışmadan alın teri gözyaşlarına Sular çekildi artık bu denizlerden Son kıpırtısını duydum parmaklarımın arasında Soluksuz kalmış hayatların Bir garip oldum son günlerde Bitişin hüznümü Yoksa başlangıcın heyecanımı anlayamadım Haksızlıklar çelikten duvarlar gibi dikildi önüme Gülümsedim sadece Bakıp gözlerinin içine, Dedim kendi kendime Gün gelir başka gemiler yanaşır limana Gün gelir bizden yana eser bütün rüzgarlar Güçsüz haklı olur bir gün elbet Ve bulur karşılığını kuşkusuz Karşılıksız sevmek Kurtulur zalimin elinden gelecek Varır mutlaka tüm ******* sabaha İçimdeki çocuk öğrenir Ayakta kalmayı hiçbir omuza yaslanmadan Ağlamayı yeri geldiği zaman Ama asla uzun uzun kanamamayı... Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#252 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gece Uzundur
Yalnız fahişeler ve gece bekçileri bilirler Ne kadar uzun olduğunu gecenin. Adına şiir yazılabilecek ne varsa uykudadır şimdi Kanun namına kurşunlar sıkılır alnına gençliğinin En güzel şiirler tevkif edilir Ateşlenir silahlar Kurşun sesleri duyulmaz ancak Herkes uykudadır Kurur kaldırımlarda kan lekesi Çünkü gece uzundur Ancak fahişeler ve gece bekçileri bilirler bunu Yalnız ben bilirim Nasıl aşık olduğumu Sen hiç ama hiç bilmezsin... Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#253 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gece Yarısı
Gece yarısı Parıldayan çelik Gecenin beyazını bir bıçak gibi kesiyor Gece Beyaz ve kızıl Hayalin rengi yok Hayal kokusuz, renksiz Düşlerinde gördüğün aydınlık Hiçbir zaman düşlememiş olsa da seni Demek değildir ki Hep karanlık geçecek gece Gece yarısı Buluşuyor tren yolu Uzak şehirlerin asfaltıyla Hayatımız uzak yolların kesişmesidir Bir sebebin sonucudur Yeryüzünde yürüyüşün Yürümemiş olsa o adam o sahilde Belki hiç tanımamış olacaktı O yeşil gözlü kadını Belki sevmeyecekti çılgınca, Belki hiç doğmayacaktı Yarını kurtarmaya yeminli o çocuk Beyaz bir kağıt büküp boynunu durmasaydı önünde O şiir yazılmaya hiç başlanmayacaktı belki de Ömür denilen şey Uzun yolların kesişmesidir Aşk Koskocaman bir tesadüf... 16 Şubat 2003 01: 34 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#254 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gece; Demir Bir Parmaklık...
Gece; Demir bir parmaklık Gece; Karanlık kör bir zindan Ellerinin sıcaklığı ve Kış soğuğunda Sımcıcak yuvamda portakal kokusu... İşte böyledir Bu topraklarda doğmak İsyan kokan her şarkıda Yemyeşil bir dalı kopartıp yüreğinin bahçesinden Beyninin tam ortasına koymak. Gece; Talan Gece; Bitmek bilmeyen bir titremedir yurdumda, Bacası tütmeyen soba Ve susmaya yeminli bir ağızdır, Gece; Amansız bir hastalıktır Karanlığından medet umarsın bir parça soluk alabilmek için Ne bir gardiyan vardır ortalıkta Ne kelepçe, ne zindan Ama esir düşmüşsündür çoktan... Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#255 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gecenin İlk Mavisiyle Parlayan Yıldız
Gündüzün son Gecenin ilk mavisiyle parlayan yıldız Işığın yansımaz oldu toprağıma Uzak dağların ardında kaldığından beri yüzün Ve yüzümüzde alevlenen hüzün Sen gittiğinden beri dağlar ardına Karışır oldu yaban Tuzuna çorbamızın, Soframızdaki soğana, ekmeğimize, Sen düştüğünden beri dağlar ardına Geldiler saklanmış orduları zulmün Gizlice girdiler şehirlerimize Üçüncü paylaşımlarda Paylaşıldı geleceğimiz Bekliyor ilk mavileriyle gece Bulutlar ardından gülümseyecek yüzünü Bekliyor bitecek karanlık gecenin hüznünü İnancı çağıracak parıltınla Dövüşecek karanlıkla ışığın Güneş doğsun diye yarınlarda... 18 Ocak 2003 23: 55 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#256 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gecenin Yaratma ve Yaratılma Zamanı
Gecenin yaratmaya ve yaratılmaya En müsait zamanında İzinsiz açılır bir kapı Yağmalanır en mahrem duyguların Gizli kalan hiçbir şey yoktur artık Bütün sırların deşifre edilmiştir Herkes daha farklı bakar gözlerinin içine Sadece bakarlar Görmezler fakat Sadece dinlerler Fakat ancak algıladıkları kadardır bütün duydukları Daha da huzursuz eder seni Tek kişilik dünyana izinsizce giren kalabalıklar Çaresizsindir artık Çünkü talan edilmeye başlamıştır *******in Yaşadığın şehri suçlamaya başlarsın Taşları, bahçeleri, sokakları Hatta en sevdiklerinden kopup gidersin bir hiç uğrunda Hiçbir şey mutlu etmeye yetmez artık seni Zoraki hüzünler yaratmaya çalışırsın beyninde Kendi kendine yenilmeye başlamışsındır artık Kendi kendini vurursun içerden Aklına söyleyecek hiçbir söz gelmez Konuşmayı unutmuşçasına susarsın Gece korkaktır Sessiz ve haindir Ve arkadan vurur oda bütün korkaklar gibi Kıyamam dediklerin Gözünü kırpmadan kıyarlar sana Ama her şeye rağmen kavga bitmemiştir hala Yaşıyorum dediğin müddetçe de sürer Yüreğinin volkanı patlayıp Saçar en güzel dizelerini hayata... Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#257 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Geceye Yakışan Hüzündür
Geceye yakışan hüzündür Gündüze umut Oysa ben çok defa Şiirler yazdım güneş okşarken alnımı. Kederlendim bazı gün En güzel rüyalarımdan Hoyratça dürterek uyandırdığında gün ışığı Oysa ben *******i severdim en çok Dilsizdi ******* çünkü Ve saklarlardı üzgün yüzümü sabahlardan. Bazı günler Saklayamam yazdıklarımı Okumasını istemediğim hiç kimseden. Öyle günlerde en çok kendimden kaçmak isterim Ama kaçamam İflah olmaz bir aşka düşer kalemim Kanar durmadan Yaralarını saramam... Geceye yakışan hüzündür Gündüze umut Oysa ben Bir gündüz vakti görmüştüm ilk defa. Uğruna ******* boyu şiirler yazdığım gözlerini... 2005 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#258 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Geç Öğrendik
Geç öğrendik Ağlamanın ayıp olmadığını İçimize akıttığımız yağmurlarda Kaç ceylan boğuldu Kaç deniz tuzsuz kaldı Kaç çığ büyüttük yamaçlarımızda Saklı kaldık Bir çift gözün ardında En cesurumuz Akıttığı zaman yüreğinin nehirlerini İlk biz ayıpladık Çünkü biz çok geç anladık Ağlamanın ayıp olmadığını... Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#259 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Geçen Yıllar ve Buruk Bir Doğum Günü Mektubu
Çocukluk arkadaşım H.Cihat DURGUN'a, GEÇEN YILLAR Çocukluğumuzda top oynayıp koştuğumuz çimler şimdi neredeler? Betonlara gömülen anılarımız zamana yenik düştü söyle bize neler oldu? Değişen biz miyiz yoksa zamanı değiştiren bizler mi? Geçmişi geri getirmek ne kadar zorsa yaşadığımız o günleri, neşe içinde koştuğumuz kahkahalarımızın gömüldüğü, küçük bedenlerimizin aşındırdığı çimleri, yırtılan pantolonlarımızı akşam yemeklerinde yorgun şekilde eve gelmemizi, ramazan aylarında balkonda ezan sesini beklemeyi, şimdilerde unuttuğumuz komşu ziyaretlerini unutmak çok daha zor. Yaşama sevinciyle dolu minik yüreklerin kuş cıvıltılarını anımsatan okul bahçesinde yani hayatın bizlerden sorulduğu çağlarda hep aynı sırada yan yana iki küçük yürek iki neferdik biz.... Okul çıkışlarında koşturmalarımızı, köşe başı simitçilerini, niyetçilerini, kos helvacıları ak sakallı macuncu dedeyi unutmakta zor seni unutmakta….. H.Cihat DURGUN Şubat 2001 .......Güzel dostum, .......Bir bilsen ne kadar direndim büyümemek için. Bir yanım hep çocuk kalsın istedim ama beceremedim. Şimdi söylenen her söz, yüzüme çarpan her kapı öylesine ağırıma gidiyor ki bir türlü hazmedemiyor yüreğim büyümeyi. .......Hatırlar mısın çocukluk akşamlarımızı,o incir ağacının altındaki duvarın üzerinde saattlerce oturup dünyayla dalga geçişimizi. Ne çok eğlenip, ne çok gülerdik. Dünyadaki hiçbir keder kolay kolay uğrayamazdı yanımıza. .......Ah güzel dostum, şimdi nedense hiç gülmek gelmiyor içimden. Dokunsalar ağlayacak gibi oluyorum. .......O çocukluk bahçelerimiz de yenik düştü sonunda gri beton yığınlarına. Şimdi koca bir gölge var sereserpe uzandığımız çocukluk düşlerimizin yeşerdiği bahçenin tam ortasında. Şimdi bütün çocukların hayalleri sadece dört duvar arasında. .......Artık her doğum günümde biraz daha kederli uyanıyorum gelen sabaha. Mutluluğun o rengarenk resmini yapmak yerine her mısrasından kan damlayan şiirler yazıyorum. Soğuk bir dağbaşında karşıladığım yirmi üç yaşımı ve doğum günümden bir gün once işsiz kaldığım yirmi dört yaşımın şiirini… .......Bugün 28 Ekim, çimler üzerinde koşup oynadığın o çocukluk arkadaşın yirmi dört yıl once bugün bir şafak vakti merhaba demişti bu hayata. .......Son zamanlarda aldığım en güzel doğum günü hediyemi verdin belki de farkında olmadan. Buğulanan gözlerimin çukurundan küçük bir tebessüm ayırdım senin için. .......Gözlerinden öpüyorum güzel dostum… Çocukluk arkadaşın Melih COŞKUN 2005 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#260 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Geçiyorum Günlerin Üzerine Basarak
Geçiyorum günlerin üzerine basarak Ayaklarımın altında can veriyor batan güneş Günler; Dalında kurumuş bir incir tanesi Günler; Kızgın bir güneşin Yalnızlığına isyan edip Kendini ufuklarına bıraktığı bir uzak deniz Kalmadı işte kendinden başka Yaşamamışlığının hesabını soracak kimse Sen de vazgeçersen sevmekten Kalmayacak senin kadar sevecek kimse Özünde başlar her şey Her şey özünde biter Bir bakıştan çok ötedir Bir dokunuştan anlamlı En güzel söz içinde saklıdır En güzel sevgi anlatılamaz Sonsuza dek konuşulsa bile Çünkü tanımı yoktur gerçek sevginin Bir resimdir yüreğine çizilmiş Kızıllığında saklıdır kanımın her damlasının Tuzunda saklıdır gözyaşımın Susmamı istiyorsunuz benden Susuyorum işte İçimin gürültülerini dinliyorum sadece Susuyorsunuz aslında hepiniz benim gibi Ne kadar çok konuşursanız konuşun susuyorsunuz Üzerine basarak geçtiğim her gün İnce bir bıçak yarasıdır artık esmer tenimde Her gün biraz daha tükeniyor Adını nabzım fırlayarak andığım ne varsa Aşk gibi Emek gibi Ve ben tükeniyorum Daha da önemsizleşiyorum Sokaktan geçen adamı oynuyorum artık sadece Sokaklarda çirkin sesiyle türküler okuyan Çoktan akmıştır başucumda sakladığım kitabın mürekkebi Milyonlarca göz olsanız Milyonlarca kulak olsanız Duymayacaksınız artık Kendi duymak istediklerinizden başka hiçbir şeyi Kaybediyor olsam da bugün her şeyimi En derin yerime hapsettim sevgiyi İnan ki ne kadar hırpalasalar da Terk etmeyeceğim... 2 Mayıs 2003 |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|