![]() |
|
|
#31 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Yağmurdan Sonraki Güneş
(LİRİK TEZLER) I/ Çoğu Kez Kaybetmek Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir ıssız bir patikanın dar bükümünde neler bekler insanı kimler karşılar belki güneş yağmuru belki çığ Mızıkmasın kimse; kağıtlar eşit dağıtılıyor zardır bu; herkese altı yüzü var tek yumurta ikizidir her olasılık çoğu kez kaybetmek iyidir kazanmaktan Ne diye taşımalı gurur denen urbayı masada bırakmalı yük sayılan ne varsa eşeğini sırtlamış Nasıralı’dan herkesin alacağı bir ders olmalı II/ Senden Bir Adım Sonra Ancak Diyorum ve seni izliyorum hiç erinmeden dokunduğun her çalıya bir tutam yapağı bırakarak soyunup serildiğin kumsala ulaşıyorum senden bir adım sonra ancak Kâşif dediğin sevdiğinin acemisidir daha önce yürümediği yoldur aşk daha önce görmediği düştür gövdesi höyük altında gömülü şehir Ki her kalbin mimarı kendisidir örneksiz çizer sevda projesini aksak bir kalemle ilerler sayfalarda yaşamaktır gönyesi iletkisi Aynı dili konuşabilseydi adaş dağlar Büyük Ağrı’da da işe yarardı Küçük Ağrı’ya çıkma deneyi Şirin sarptır Leyla engin. Aslı dik Bundandır Kerem’in Ferhad’a benzemediği III/ Bulanık Aşk, Yarım Tümce... Bu benim esrik yazım durmadan yalpalıyor derinliği bulandıran kıpkızıl mürekkebim çağırır gibi sessiz bir gülümseyişle bir şeyler mırıldanıyor anlamıyorum Sanki gelme diyor, sanki gel diyor varınca kapısından kovuyor beni umudunu kesme diyor falıma bakan teyze başka türlü düşünüyor kalbin telvesi Bulanık aşk, yarım tümce, böyle de iyi keskin ışıklara sırtını dönmüş ayna geri çeviriyor saygıyla sunulan giysileri yapyalnız, çırçıplak bir belirsizlik Bir şeyler görünüyor yine de çift taraflı aynada bir yüzünde ergimiş ruhun ötekine aktığı ne demektir bu, hayra yoramıyorum bir yüzünde ellerimi bıraktığını IV/ Kavuşmak Gibi Ayrılmak da... Kıyıya set çeken kayaların üstünde yırtıcı bir hayvanın kanlı ayak izleri vurmuş da biri; biri yarasına sarmış da gibi takılıp kalmış acılı bakışları geriye Ve hançer ürpertisi ipeğin yüreğinde bir zamanlar dağlandığımı anımsatıyor bana geriniyor kendini içimde unutmuş pençe hayli karışık rüya sona eriyor Gerçi bir an olsun aklımdan geçirmedim neye varır diye bu işin sonu yenildiğim için pişman değilim yerlerde sürüklediğim için gururumu Biraz üzgün biraz kırgınım ama kavuşmak gibi ayrılmak da senin eserin sormasın mı, yakınmaya da mı hakkı olmasın korkusunu saklayan kör cesaretin Aşkım... aşkım... niçin beni bıraktın. (...)
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#32 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Yazı
oğlum Denizali’ye... I İlk ne yazmışım, hatırlamak isterken gördüm ki çocuk olmak fena iş Tanrı’yla karıştırırlar sizi herkes bir şeyler umar elinizden Bir ev harfi yaz demişti babam yanına yöresine birkaç ağaç üç beş kuş harfi iki de kedi güneş yağmur ve akşam Annemin neyi eksik, yaz dedi o da söğüde kavağa ardıca selam göğünde yıldız harflerinin yürüdüğü deredeki mışıl mışıl uykuya Kafdağı harfini biliyor musun apak pelerini karlardan bulutlardan ablamın hasreti şehzade harfi istiyor ki at harfini koştursun Ağbimi tanısaydınız hiç şaşmazdınız ne işi var çalışmak harfinin bu yazıda yesin zıbarsın içsin zıbarsın aklında uzak bir hamak yalnı II Bir ev harfi yazdım babama alçacık vagon; çatılı, tekerlekli penceresi kapısı yerli yerinde bacası boşlukta duruyor ama Sağında cıscıbıldak beş ağaç çelimsiz kökleri rüzgar alıyor titrek kuş harfleri üşümüş mü ne eşikteki tekir aç bilaç Öbüründe bir esneme bir esneme bir uyku sayfanın en serin kuytusunda söğütlere konmuş sıra sıra balıklar annemin yıldızları dereyi içiyordu Ters çevirdim çatalı, Kafdağı yaptım tepesinde babamın unuttuğum güneşi at harfinin çilesi kanıma dokunmuştu şehzadeyi yağmurda basbayağı ıslattım Harf mitingi varmış sanayi çarşısında kımıl kımıl bir mahşer, eh biraz gürültülü tere batmış ağbim motor indiriyor hamak kitap okuyor karşısında III Hadi bana yazdıklarını oku da anlat bunu çiçek annem, ümmi annem söyledi tekerleğe tınmadı, bacaya taktı babam -Hiçbir şey boşlukta duramaz evlat! Ablama göre bu da bir görüş yine de çözemediği birkaç düğüm var neden at harfinin sırtı sivri bu kadar neden şehzade böyle eciş bücüş Tozumu alırken görmeliydiniz ağbimi dünyanın gidişine kafam basmıyor ne dese tersinden anlıyormuşum -Kitap okuyan hamak, olacak şey mi? Öğretmen cımbızlı kostak kalemiyle yoluverdi balıklarımın kanatlarını yıldızları tek tek ayıkladı dereden -Bilim saygı ister, hah şöyle! Bak dedi, işte bu senin düşündüğündür panoya iliştirdi düzeltili kara yazımı ismime bir huni geçirdi arkadaşlarım sınıfta kümem olmadı o gün bu gündür Ağardı saçım sakalım, kuşkum kalmadı kalemin tuttuğu yas, düşünceye düğündür
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#33 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İspinoz
Unut bildiğin tek türküyü suyu kıskanmayı bırak ateşi düşünmeyi o sana aldırmıyor Bak nasıl da duruluyor aşağılarda bozbulanık akışan tepeler damarları boyunca yaprakların yeniden tırmanıyor basamakları Bizler gibi mi gibi bin pişman evinin önünde yağmur paçalarını çırpıyor bir iki eşikte çiseliyor tozlu pabuçlar çağrılsın istiyor içeriye Peki, ya ağaç dedim şuramdaki şu ağaç bütün bunları nasıl unutsun Dedi: Unutsun! Hatırladıkça kafasını karıştırıyor toprak.
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#34 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Zamir
Tıknaz ömür. Bodur ay. Şubat gibi bir şey bu mutluluk öksüzü şöyle bir yalayıp geçer öylesine geçtiydi aklımdan adın, dönüp bakmadın. Baksaydın keşke işitseydin ki biri bizi kendisine benzetebilir isterse Benzedik benzeye birazcık kaldık, evet ben, sen, biz ona... tekil zamir sürüsü toplanmıştık dört harf bir fiskos civarına yayvanı yassısı ince bellisi kamburu; şirret çağ bağiçesindeki kadınsı balta gürültüsü kesilir. Kesilince büzülür çadırdan gece neye benzer o zaman baş başa kaldığımız birkaç soylu geveze vıdı vıdı bir ölü dille köşeli bir boşluğa eğilir anlatırız kim ölürken kimden daha güzeldi Bırak yarışmayı da kaldır başını seyret naylon tentelidir göğümüz bakılınca görülür: kıyamet taburu geçiyor samanyolundan sakalları var çocuklarının gün aşırı kırçıl güneşli uzun uzun saçları kirli yıldızlar Adamlar yay burcundan bir soluk ayrılmadı kadınlar kadın olmadı hiç gök yaylamızda cam gözü bakışları aydan da gerü bir şiveyle saplanırdı kâğıdın duygusuna yürek postamızda düşünce dergileri Dönüşte okumalı Mudanya'dan Silvan'a ağaçların ucun ucun kemirdiği kunduzu kemikleri ulu gönder, eti sancak sayılır kurutup yazdılardı kürkünü çıplak omuzlarına bir ağızdan yeşerip tek tek solduğumuzu orman ki şol tende kabuktan hatıradır
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#35 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ölü
Uslu gecede kıpırtısız göl seni doğuran zaman mı yoksa beyaz ıslak çiçeklerle dindirdi dibindeki depremi yansıyan ben olmadım hiç sana bakarken yansıyan kimdi göklerin çılgın çobanı serin ıslıklı rüzgar bir kez olsun yağmadı şu sürdüğün bulutlar yangınımla ben ne çok bekledimdi ağaca tutunan yosundum o zamanlar güneşe yekindim de ardıma gölgem bile düşmedi yanardağ köpüğü, taşlaşan tansık sen değilsen kim bir söz mü görünmez kılıyor diriliğimi adım gibi...
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#36 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
ÖLÜ BİR GÜRÜLTÜYÜM
Büyüdüm ey girdap, yanılmayan yasa büyüdüm Bedelsiz bir askerim ve senin surlarında Cankuşum kafesinde, yüreğim yurdunda değil Selinden kopan bir damlayım, yitmek yolunda Birgün kavuşacak toprağım da yok Sonsuz boşluğa dökülüyor kanımın şelalesi, Ölü bir gürültüyüm yalnızca Ya da bir ölünün çürüyen sesi Çürüyorum ey girdap, ürkülecek yanım yok. Pusatsızım ey yasa, hançer belimde değil Boğazımı paslı bir hırıltıyla yırtıyor gurbet Tanık yok. Oysa kentin ortasında cinayet Sinsice gizledim katilimi yüzümün gölgesiyle. Duyarlı çocuklar uykusu için Katlanmaksa bu işte. Düşürmedim gecenin tenhalığına beyaz bir leke. Katlanıyorum ey cani ey kahreden açlığım Umarımı eriterek geçen günlere İntiharı düşünsem; ne bir şakağım var, ne de bir mermi Sormuyorum bile birgün... Birgün biter mi? Sormuyorum bile. Su olsam döner miyim Koptuğum dağlarıma, en derin yatağıma Güz öncesi resmime, en eski çerçeveme Anlıyorum ey yasa, yargıçlar yanıtlamaz Kırık bir asa olur, körün tek karşılığı Attığı her adımı saydıran kaygı Dönmekten vazgeçmeyi bile yasaklar. Olmadı öyle bir şey, o geçmiş yoktur Bin kez daha tövbeler, beni bağışla O geçmiş yoktur... O geçmiş yoktur... Koru ölü sesimi ey çağdaş dua. Olmadı öyle bir şey, tek bir çiçek vermedim Filizi olduğum ilkyaz anaya Yollara düşmedim hiç, dağlarda ölmedim hiç Kanayarak söylemedim hiçbir şarkıyı Sevmedim hiçbir şeyi, bir şeyden iğrenmedim Bu kadarı yetmez mi yüzümü anlatmaya Olmadı öyle bir şey, öyle bir geçmiş Dayadım ağzımı kuruttuğun çeşmeye Çıldırırsa bilincim suyu beklerken Küflenmiş tırnaklarım çökerse gırtlağına Suçsuzum ey yasa Çünkü bütün ölüler dışındadır yasanın.
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#37 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
ACIYA KURSUN ISLEMEZ
Sabrın çalkalanıp taştığı sulardadır Çığlıklarla parçalanmış uykularda Buruşturulup atılmış aşklarda Ve çalınmış mutluluklardadır Ses ile yürek Büyük rüzgarların o yanık şarkısı Hala yükselir içimizden dağılır Coşkunun doruklarında sürer yankısı İlk kurban adanırken bir nehire Korkunun ilk nişanında başlamıştır Gözyaşının ilk damlasından kalma yaslı baharlarla gelmiştir bugüne Kanla yazılan yasalarla Açlığın otağ kurduğu sabahlara Ve sonuçsuz kalan ahlarla gelmiştir Acıya kurşun işlemez artık ölüm bile bu acıyı cellat bilmiştir Yok bundan böyle ter yarası Zincir tusaklığı ve sabır Kırbaç yalvartması sessizliğin Can pazarı ve kahır yok Her şey yaşanan şu gün gibi gerçek Adımız halk olduğu günden beri Bir direnç olmuştur bizde sevinçler Şimdi acının her kuraklığında Onlar Yüreğimizin ovalarına çiselenirler Boşuna değil bu ölürcesine sevmek Ve ölürken bile yürümek Boşuna değil Hep yatağı olduk tarihin ırmağının Yenilgilerle durulmanın Zaferlerle köpürüp kabarmanın Ama hiç bir zaman Anası olamadık geçmişi doğurmanın Yıdızlar ve sular tanıktır aç ve kavruk bir memeden Direnmeyi yudum yudum emen Bir çocuk gibi öğrendik Ve direndik Ordular kurduk türkü renklerinden Bütün ağıtları bir hücumda yendik Acıya kurşun işlemez artık Biz yaşamayı zulümsüz sevdik
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
ADI KAYIP
Deniz yok olursa diyor bir çocuk Balık kaybolursa Ne derim benden sonraki çocuklara İnsanlar kaybolurken gözaltılarda Çöllerde boğulan nehirler Ey çocuk Nasıl varır okyanuslara Adı karanfil ki suçu rengidir Özgürlük dilinde bir imge Tutsaklık dilinde bir söylencedir Karanlıkta bir el koparır dalından Artık ölüme varmış bir işkencedir Orman yok olursa diyor bir çocuk Ağaç kaybolursa Ne derim benden sonraki çocuklara İnsanlar kaybolurken gözaltılarda Dalından koparılan tomurcuk Ey çocuk Nasıl meyvelenir sana ve diğer çocuklara Adı narçiçeği ki suçu patlamak Birdenbire güneşe haykırmak Ve güneş diliyle kıpkızıl çoğalmak Karanlıkta bir el koparır dalından Adı kayıptır artık Daha meyveye bile durmadan Aç gözlerini o çığlıklaraı çocuk Kayıp analarının gözlerine bak O gözler ki karanfil kıvrımında nar çokluğu Sevda denizlerinde oğul ve kız yokluğudur Her biri bir depremdir yüreklerde Her biri açlık içinde zulüm tokluğudur Sen ki bir badem dalısın baharda Yüzünde solgun bir yeşil akşamı Dalıyor gözlerin bir çağın artıklarına Kazılardan yeni çıkmış gibisin Bakışlarında düş fosilleri Güneşli bir yeşili özler gibisin İnsanlar kaybedilirken ey çocuk İnsanlık adına Nasıl başlar bu yeşil ve mavi yolculuk Hangi gemi kalkar bu ülke limanlarından Hangi mavilikler karşılar seni Kıyılar zincir olmuş bileklerde Dalgalar yargısız infaz Al kalemi eline ey çocuk Yeşilin ve mavinin şiirini yeniden yaz
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#39 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
AGLATAN MUTLULUK
Çıksam şimdi güzelliğin gökyüzüne Dolaşsam Görsem bütün tanrısal sevgileri Ölümsüzlüğün sofrasına bağdaş kursam Ve anlatsam Anlatsam o ağlatan mutluluğu Bilmem inanır mı bana mavilikler Suskun bir coşkunun doruklarında Pürköpük ve rüzgarlı Bir nehir kahkahasıydı gözyaşı Vivaldi böyle dinlenirmiş meğer Mutluluk bile sensiz çekilmezmiş Ben ki yaşamı toprak bilmiştim Nice tohumlar ekmiştim bunca yıl Geç anladım Aşkın tohumu sensiz ekilmezmiş Sessizlik açarken zulüm bahçeleri Gözlerinde bir anda dört mevsim Her mevsimin güzelliğinde sen Bunca ayrık ve diken içinden Güle çıkmak işte budur desem Bilmem inanır mı bana çiçekler İçimde sayısız denizlerin şahlandığı O günü tarihlesem şimdi Irmak ırmak çizsem zamanın yüzüne Adına sonsuzluk desem Ve her saniyesini o sonsuzluğun An be an şiirleştirmek istesem Bilmem inanır mı bana sözcükler ADNAN YÜCEL
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
|
|
#40 |
|
Forum Müdavimi
![]() Üyelik Tarihi: Apr 2007
Konum: Balıkesir
Yaş: 32
Mesajlar: 2,415
Teşekkür Etme: 32 Thanked 56 Times in 49 Posts
Üye No: 39171
İtibar Gücü: 1889
Rep Puanı : 3277
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Atesin ve güneşin cocukları
Ozlenen ates yakilmisti sonunda Elden ele butun dunyaya tasinmisti Kivilcim dansiydi gozlerdeki sevinc Kavga daglarda bilinci kusanmis Zindanlarda dirence sarilmisti Ve haykiran dudaklar Her ihanet vakti col col yarilmisti ...oOo... Bir agittir belki Agri'da Zilan deresi Dersim'de Lac deresi bir kanli siir Oysa bir destandi Diyarbakir kalesi Ve Diyarbakir zindaninda Atesle sevisen 'dortlerin gecesi' Ne ki zindan - ne ki tutsak olmak Ne ki kavga - ne ki daglarda vurulmak Bir sehpada idam olmak ne ki Ihanet utanciyla yasamak var ya hani Onursuzlugun lagim cukurunda yok olmak Uniformali bir Dehak onunde durmak Ve beyninin iCindekileri bir bir kusmak Sonra bir et yiginina donusup kalmak Iste buydu Diyarbakir zindaninda yasamak Sesler ihanete donusurdu her gece Bir tas corba - bir dilim ekmek ugruna Ihanetler acilara donusurdu kallesce Acilar hep turkulere vururdu kendini Etten ve kemikten insan olur mu Beyinsiz insan ayakta durur mu Ayni kavgaya gonlunu verenler Dostunu ihanet ile vurur mu O zindan ki zincir sesidir sarkisi Her sozunde bir ciglik yukselir Her notasinda bin ofke Her dizesinde bin isyan beslenir Isyan siirlere Siirler yureklere seslenir O zindan ki her yemek vakti Tutsak agizlari kanla suslenir Onur kaleleri yikilirken birer birer Yureklerde dal budak salar ihanetler Ve dusman kasetinde u"c onder Beyinlerini kusarak dusmana sergiler Ayni anda siradan bir nefer Hic aldirmadan onderlerinin sesine Tutsaklik icinde ozgurlugu soyler Sus dostum sus - sozun yarida kalsin Ozgurluk dilinde kilitli kalsin Baslar egilse de acilsin gozler Konusan onderler geride kalsin Ne zaman umutsuzluk cokse direncin kiyisina Bir aci saplanir yuregin tam ortasina Koguslar susar Parmakliklar durur Ranzalarda kullenen umutlar aglar Geriye dogru atilan her adim YakIlan ates ustune yagmur diye yagar Anlatilmaz bir destandir yasanan Ne soze gelir ne saza Kirbaclar sopalara ve zincirlere karisir Oluler ayaklara dolanir *******i Kanli battaniyelere sarilir Her direniste tabutlarla cikilir disari Gozyaslari zilgit seslerine katilir Elleri hep koynunda kalir kizlarin Analarin gozleri dikenli tellere takilir Bir acili sessizlik sarar yurekleri Dicle'nin sulari susuzluga cakilir Kale burclarindaki akbabalara Ve uniformalar giyinmis yeni Dehak'lara Yalnizca zindanin mazgallarindan bakilir Bir adam cogalir bir basina hucresinde Yuregi Kawa'dadir gozleri Babek'te Atesler yanarken dag doruklarinda Ihanet zindan karanliginda kol gezmekte Kawa'lara Babek'lere bir yandas gerek Bu zindan karanligina bir ates gerek Cevrilen ihanet carkini kirmak icin Olumu gogusleyecek bir yoldas gerek Bir anda yirtilir zindan karanliklari Sessiz bir gurultuyle sarsilir duvarlar Patlar bir beyinde Newroz isiklari Ey atesin ve gunesin cocuklari Hani bilincin sesi yureklerimizde Gozlerimizde inancin sancaklari nerede Bu gidise dur demek gerekir bilirim Hucrede her saniyeyi bir yil eylerim Bir ates yaktik sonmesin diye hicbir yerde O ates sonerse yasamayi neylerim Bu yuzden u"c kibrit ile Newroz gunu Yuregimi sizlere armagan eylerim U"c kibriti bayrak diye devralan Ki daglari delip dostlarina yol kilan Haykirdi olum haberini onde gidenin Ozgurlugu zindan karanliginda gunesleyenin Ey bu kavgaya gonul verenler Ser yerine sir verenler Serden gecip de sir vermeyenler Bu zindan karanligi yirtilsin diye Bu ihanet duvarlari yikilsin diye Newroz gecesi bir onder Atesi bedeniyle zindanlara tasimistir Olurken bile hucresinde Bizlere kIstan bahari mustulamistir Atesi saraylara - komurlerde degil Bir isik ugruna yureginde yakmistir Silinmiyordu gozlerden suzulen yaslar AksIn diyordu herkes - aksin Aglamayi unutmus gozler aglasin Gozyaslari alev alev harlansin Dudaklarda tutusup dillerde sahlansin Olen artik yureklerde bir bayraktir ihanet yolunda durulan?bir duraktir Karanlikta bir cingi ates Korlere yol gosteren bir isiktir Atilan zilgitlar bir baskadir o gun Bir bayram gunu olumu sevmek Olumsuzluge duyulan bir askadir o gun Dolasti u"c kibrit elden ele sessizce Hucreden hucreye Kogustan kogusa gizlice Konusuldu ugrun ugrun Tartisildi ******* boyu ince ince Zindandan daglara vurdu savkini Daglardan en kalabalik kentlere Dallarda ciceklere verdi rengini Nehirlerde en coskulu kopuklere Dolasti yurdunu boydan boya Sazda kirIlmayan tel Dilde susmayan soz oldu turkulere Zindanda yurekler yine baskida Eller bagli - govdeler askida U"c kibritin atesi sonsun istenir Inanclar ihanete donsun istenir Dusunceler zincire Sevgiler prangaya vurulsun istenir Yureklerde caglayan ozgurluk suyu Bulana bulana durulsun istenir Uniformali bir Dehak'in sahsinda Zalimin zulmu kurulsun istenir Baskilar yetmezse itirafta bulunmalara Yapilan itiraflar dinletilir tutsaklara Iste biri - biri daha - biri daha Susardi butun koguslar Donerdi bir anda sessiz mezarlara Ve ciglik cigliga o sessizlik Binlerce ofkeyi Binlerce isyani doldururdu bakislara U"c kibriti dortlemek derdi bir ses Dort kibriti beslemek Ve olumu isyan atesleriyle duslemek Bir kogus vardi koguslar icinde U"c kibriti dortleyenler yatardi icinde Dort yildiz gibiydiler yildizlar icinde Teslimiyete gonul verilirken onlerinde Atesi cogaltarak yakmak gerek dediler Olume yasamak diye bakmak gerek dediler Sonuyorsa yakilan atesler birer birer Atesi bedenlerde cogaltmak gerek dediler Oturdular her gece diz dize Once olumu sevmeyi ogrendiler Ve olumde olumsuzlugun rengini gorduler Karardan Once yurtlarinda kalanlarini Ciceklerinde acanlarini sordular Dus degildi yasayip gordukleri Sozlerini gelecek adina bir dus diye Dordu bir agizdan hayra yordular Binlerce tutsak icinde Ve en kanli kudurmuslugunda vahsetin Olum cehenneminde bir cennet kurdular Havasizlik icinde veremler yaratilirken gardiyan hakimler ve savci cavuslarla Her gece mahkemeler kurulurken Insanlar soyundurulup makatlar aranirken Hangi kus konardi zindan penceresine Ve makatlara sigara takilip yakilirken Insanlar dort ayak ile yurutulurken Hangi bayrak cekilirdi onur kalesine U"c kibriti yureklerinde dortleyenler Acligin ve yoksullugun kotulugunu gorduler Ama hicbir seyin Boyun egmekten daha kotu olmadigini Ve boyun egenlerin Yarinlara kalmadigini bildiler Her kotulugun daha kotusunu tartisip Gozlerinde butun korkulari sildiler Binlerce baskidan ve kufurden sonra Newroz atesi yakip siirler soylediler O gunun adini milat koyup U"c kibrit oncesi Ve u"c kibrit sonrasi dediler Otsun diye kendi yuvasinda kus Acsin diye kendi dalinda cicek gorduler ki yepyeni kibritler gerek Ates olup yanmaktaysa butun gercek Yanarken turku soyleyen can?ar gerek Atesi kaniyla tutusturanlar gerek Patladi zindanlarda yepyeni bir isyan seni Olumdur sinayan insan yigitligini Olumu bedenimizde bogmak gerek Olumsuzluge varip olumlerde Daglarda kir ciceklerince cogalmak gerek Olumu gamzelerde ciceklemek ve gulmek Gulmek ki yasama bilenmek demek Ille de insan sicagi kokarken koguslar Gulmek ki Kurumus derelerde sellenmek demek Col kurakliginda gullenmek demek Var git dostum var git Kendin al bu gece nobeti Bu gece olmek Sonsuz bir olumsuzluge yurumek demek Aylardan mayis ki dallarda cicektir Toprakta bereket ve dogada renktir Inancta guzellik ve zamanda gelecektir Dort yoldas o gun baharin koynuna girdiler Olumun alcaldigini gozleriyle gorduler Gomleklerini - kalemlerini ve saatlerini Anilsinlar diye sevdiklerine verdiler Ve dort agizdan u"c kibritin isikli sesini gok gurultusunu cildirtarak gurlediler Bu ihanet girdabinda bogulmadan Sahsimizda davamiz son bulmadan Ve geriye donusler virus gibi cogalmadan Canimizla bu ihanet carkina dur demeliyiz Onur bayraklarini gogsumuze dikmeliyiz Kawa'nin orsune koyup davamizi Yureklerimizi korUklenen ateslere surmeliyiz Bu zindanda yolumuz aydinliktir artik U"c kibriti dortle carpip bu gece Butun sehitlere konuk gitmeliyiz Saat dortte dort canin etrafi dort duvar Duvarlarin otesi mayis gulleri ve bahar Analar ve bacilar aglayacakmis ne cikar Bu gece 'dortlerin gecesi' Dort goguste yar diye yalnizca ates yanar Biri nobet tutar - biri bildiri yazar Digerleri dort kisilik bir ates kurar Zindan sessiz - zindan canli bir mezar gokyuzunde bir anda dort yildiz kayar Butun dostlar uykuda Dortlerin gozlerinde yalniz ates var Dimdik baslarla Emin ve kararli bakislarla Ihaneti durdurmak icin atese yuruyorlar Dordu de yasamaya sevdali Ozgurluge nisanliydilar Tutsaklik kesmisti mutluluk yollarini Bu zindanda olume nikahliydilar Bu olum ki ozgurlugun ilk adimi Tutsakligin ve ihanetin kirilma ani Takvimde on yedi mayis kalkar On sekiz mayis dortlere bakar Disarda gune hazirlanirken tomurcuklar Dort candan baska uykudadir butun tutsaklar Dag - tas ve zindan uykudadir Yalnizca dort ozgurluk yolcusu O gece olume hesap sormaktadir Yillar boyu iskenceler icinde Ihanetler ve direnmeler icinde Beklediler - beklediler de gelmedi olum Tuttular yakasindan koydular onlerine Konus be olum - konus dediler Biz buyuruz sen boyle kuculdukce Seninle kavgamiz insanlik tarihiyledir Prometheus'tan Spartakus'e Bruna'dan Che guewera'ya Vr Kawa'dan bizlere dek ates iledir Gel de bagdas kur soframiza ey olum Senin alcaldigini gormek Ozgurluk adina sunulan canlar iledir Zindan sessiz - zindan canli bir mezar Dort can el ele bir demire sarildilar Tinerler - neftler ve boyalar Zindanda dort can Kazan altinda betona cakilmis birer civiydiler Demirin belin? sarilmis dort percindiler Ve bir potada erimeye hazir cevherdiler Haykirdi u"c kibrit yolunda onde giden Atesi zindanlardan kentlere goturen Tamam miyiz U"c yerine dort kibrit cikarip cebinden Yakti yuregindeki korlanan atesten Tutusan ates Patlayan tinerlerin ve neftlerin sesi Dokunmasin hic kimse Bu gece dortlerin ozgurluk gecesi Dort bin yilda yazilmis bir destanin Gunes diliyle soylenmis ilk hecesi Boyle tutusur - boyle yanar ancak Uzay caginda bir zindan gecesi ...oOo... Bir havar yukseldi zindandan kirlara Dort atesten dort kivilcim dustu daglara Daglar tutusup indi baglara Dort ayri ses yukseldi her atesten Sondurmeyin atesi Ufleyin korlara - ufleyin korlara (...) Yak artik canlarla yakilan atesleri Yak ki acilsin dunyanin korelmis gozleri Yak ki yirtilsin ******* isiginla Yak ki tarihi yeniden baslatsin Kawa'nin -u"c kibritin ve dortlerin sozleri Yak ki yayilsin dunyaya Atesin ve gunesin olumsuz sesi
__________________
![]() ![]() ѕρу_мαѕтєя& [мαℓα¢нι] spy_master™ ©2007 |l|lllll|lll||ll||lll| ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³ |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| şiirler (6) | mystical_waynak | Eskiler (Arşiv) | 42 | 10-07-2007 04:29 PM |
| Şiirler | UseLanMaz | Eskiler (Arşiv) | 27 | 08-25-2007 12:08 AM |
| ...:::Karışık ßenden Şiirler:::... | F.S.Mehmet1453 | Eskiler (Arşiv) | 729 | 07-02-2007 02:11 PM |
| Karışık Résimli Şiirlér | CéZaLı | Eskiler (Arşiv) | 0 | 09-25-2006 02:34 PM |