![]() |
|
|
#431 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kışı Yaza Çevirebilir mi Aşk?
Kışı yaza çevirebilir mi aşk Ağustosta yüreğimize kar yağdırdığı gibi? .. Hala sırılsıklam geziniyorum Aşkına ıslandığım bulutun sevdasına Beynimin sabah tazeliğini Serdim kapına yine bu sabah Bir demet gül yerine. Seni sensiz zamanlarda Sana inat daha çok sevdim Bana şiir yazdıran gözlerinin uğruna... Kışı yaza çeviremez belki aşk Ağustosta kar yağdıramaz saçlarıma Ama en güzel şiirimi yazdırır bana Senin değil Ölürcesine sevebilen kalbimin hatırına... |
|
|
|
|
|
#432 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kıvılcım
En büyük yangınlar Bir kıvılcımdan doğar En uzun yolculuklar Küçük bir adımla başlar En büyük sevgiler Küçücük bir bakışla Küçücük birer damlaydık biz Farkında değildik birbirimizin Sandığımız gibi az değildik oysa Fark etseydik yalnız olmadığımızı Görebilseydik birbirimizi Yağmur olabilirdik belki de... |
|
|
|
|
|
#433 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Bilir Yalnızlığın Kıymetini
Kim bilir yalnızlığın kıymetini Şairden başka. Kim evcilleştirip Canımıza susamış acıları Katık yapabilir balımızla. Fakirin ekmeğiyse umut Benimkisi acılardır. Hangi şair yazabildi ki zaten Mutluluğun o bitmeyen şiirini Hangi ressam çizebildi “1961 yazı ortalarında Küba’nın gözlerindeki Bitmeyecek sandığı tebessümün resmini. Hala mezedir Küskün rakı sofralarında En güzel şiirlerimiz. Hala çığlık çığlığa ağlar Guernica'lar savaş meydanlarında. Bin yıllık yoldan geliyorum Bin yılın sancısı var titreyen bacaklarımda. Bin yıllık bir ateş Yanar hala avuçlarımda. “Sallanır hala cesedim Serez’in esnaf çarşısında” Hala sıcaktır Göğsüme saplanan kurşun Vietnam’da. Ölüme giderken bile Yaşamanın güzelliğini anlattım size sürekli Tarihin yüzünü çevireceğini bizden yana. “O gün gelip Sadece bir gün kaldığında kurtuluşa” Ben bir şairim Kimse kurşunlanmadı benim kadar Sınır boylarında. Hiç kimse bir dalgayla arkadaş olmadı Mahpusanelerin ıslak duvarları arasında. Ve şunu bil ki Ölüm öldüremez beni asla. Hiç ummadığın bir anda Belki kurtuluşa yakın bir zamanda Doğarım yeniden Şafağa yazgılı çocukların Şehrin duvarlarına yazdığı Kıpkızıl sloganlarda… Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#434 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Bu Dövüşenler
Kim bu dövüşen çamur deryası içinde Kan revan içinde Hangi ülkenin çocuklarıdır Elindeki bir lokma ekmeği Kaptırmamak uğruna Gırtlağını sıkabilecek olan En yakın dostunun Ve kesilmiş hayvan başlarıdır Bu akşam soframızdaki Ve içtiğimiz Dostun bileklerinden akan ılık kandır bu akşam. Bu meydanlar güzel bir yarın için dolmuyor artık Hürriyet için değil Bu meydanlar tok bir yaşam için değil Bu meydanlar doluyor artık Sadece tok geçirilecek bir gün için Ölüm, Bir on dörtlünün namlusundan fırlayarak Kalbe saplanan bir kurşun kadar yakındır artık onlara Tezkeresi gelmeyen bir askerdir onlar kimi zaman Oynayacak sokağı olmayan bir çocuk Denizlere düşüp Sarılacak yılana muhtaç olan onlardır. Onlardır Satan kanını hastane kapılarında Yaşamak için Canlı canlı satan organlarını Onlardır sabah vakti şu yollara düşenler Dağları aşanlar, Öfkeyle bakanlar gözlerimizin içine Bir ülkedir onlar Bir vatandır. Onlar kanatılmış bir Türkiye... 9 Kasım 2002 20: 45 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#435 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Bu Kalabalıklar
Kim bu kalabalıklar üzerine yürüyen Kim bu sınayan yüreğini (Acıların acılarımdır dedim En çok sen kanattın yaralarımı) Uslandır beni ey asi yağmur Kollarımdan tutsun gece Tutun hayatı ucundan Sizin yükünüz için gelmedim ben bu dünyaya Bak yine gün yaptı yapacağını Gökyüzüm yarım kaldı Ne olur biraz soluk verin soluğuma Boğuluyorum... 5 Mart 2003 22: 25 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#436 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Olduğumu Soruyorsun Bana
Yüzüne bakıyorum Uzun uzun ve tek kelime etmeden Kendi yüzüme bakar gibi bakıyorum Ve her baktığımda bir kez daha ölüyorum Senin bedeninde yaratılmış bir ben oluyorum Kim olduğumu soruyorsun bana Ben senin yüzünde ağlayan çocuğum diyorum Gülmeyi öğretmemişlerdi zaten ikimize de Yüreğin olup aşık oluyorum kendime Ellerin olup şiirler yazıyorum her gece Uzakları düşündüğün zaman Hiç görmediğim şehirleri görmüş gibi oluyorum Nefes nefese koşuyorum Pamuk tarlaları arasında Çukurova’nın Seni arıyorum(kendimi) Başı bulutlara yoldaş Toroslar’ında Akdenizin Seni ne zaman kaybetsem Senin gözlerinle ağlayan bir çocuk oluyorum Bir gün değil Senin olmadığın her gün biraz daha ölüyorum... Gel diyorum artık Sevgiye daha çok zaman var... 2004 |
|
|
|
|
|
#437 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kimin İçin Bu Kayboluş
Yarin öpülesi yanağı Gelmemiş baharlar Ilık akşam üzerleri Ve sabahlarımızdan eksiltilmiş bütün günaydınlar adına... Soruyorum size Ne için kim için bunca feda? Boğazına bir kolye gibi asılan bu alın yazısı Adını kazıyıp adi bir demir parçasının kararmışlığına Damaklarını yaran Ve sesini sonsuzluğa gömen bu eller kimin Eksik kalmış baharlarımı istiyorum Bir kez daha öpmek sımsıcak yanağından kardeşimi Yarin, yüreğimi volkanlar gibi yakan sıcak gözlerini istiyorum sizden Söküp çıkarın damaklarımdan bu iğrenç demiri Susturmayın Çağlayan şu sesimi Susmak için çok erken daha Söyleyecek daha o kadar söz varken Okunmamış onca şiir varken gitmek bana yakışmaz... Her ölüm biraz erkendir Çünkü hala dönmektedir dünya Çılgınca akarken hayat yanı başında Her veda zamansızdır biraz... Hiçbir bayrak getirmeyecektir artık Yaşanmamış günlerimizi Bıraksalar sonsuza dek sessizliğe İsyan edebilecek olan bu sesimizi Kimseler duymayacaktır artık. Ve bütün saatler geçtir artık sevdalanmak için... Soruyorum size Kimin için bu kayboluş Bu alın yazısı kimin... 5 Nisan 2003 01: 04 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#438 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kimseler Yok Şimdi
Kimseler yok şimdi Kıpkızıl kanadığım yerde Uzun zaman düşündüm kendi kendime Neden döndüğünü dünyanın Unutmak için dedi bir ses Kül soğusun Ve sağalsın diye Hiç kapanmayacak sanılan yaralar Başka maviler de girebilsin diye rüyalarına |
|
|
|
|
|
#439 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kimsesizlik Devri
Devir Kimsesizlik devridir Kalabalıklar içinde Ve vakit akşamdır Merhem gibi yarada En sıcak yerinde Terli bir ağustosun Dağlardan gelen serinliktir o ses Bir devrimcinin sonsuz kere güzelleşmesidir Kızıl ışıklar ardında Her karış toprağını öpmektir Tepeden tırnağa Sevgisiz ve ekmeksiz bırakılmış bir yurdun... 2003 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#440 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kimseye Değil Küskünlüğüm
Kimseye değil küskünlüğüm Sadece şiir yazmak istedi canım Kimseye kırgın değilim kendimden başka Hem nasıl kızar ki insan Yemyeşil bir bahar gününe Bir kar tanesine yada Nasıl susturur kuş cıvıltısını Nasıl kurutur İçindeki çocuksu sevinci... Hepsi bu kadardır Gerisi laf kalabalığı Gerisi anlamsız bir hayat hikayesi Herkes aynı gözlerle bakar. Farklı olsa da söylenenler Hep aynı sözler işitilir Güneşin sarısına sıkışıp kalır Yedi ayrı rengi evrenin Yalancı bir mavinin gövdesine sıkışıp kalır Cümle mahlukatı sonsuz denizlerin Nefes almak Yemek, içmek kadar Sıradanlaştırılmıştır artık her şey Hiçbir şarkı Hiçbir şiir Ağlatamaz nasır tutmuş yüreklerimizi Ağlayan bir çocuk gördüğümüzde Başka yöne çevirmeye başlarız yorgun başımızı İlk satırını heyecanla okuduğumuz kitap yarım kalır Umursamazlık cüzzam illeti gibi Yavaş yavaş dökerken ruhumuzun etlerini Aşk ve inanç Titreye titreye can verir kapımızda Ölüm bile yitirir hüznünü artık Ve hayat bize kendimizden başka kızacak Hiç kimseyi bırakmaz sonunda Herkes kendi düş krallığının Acımasız diktatörüdür artık Ve günden güne yükselir Saklandıkları kalelerin duvarları. Ve ilk dalgada yıkılınca Kumdan yapılmış kaleleri Kendi gerçeğiyle yüzleşir insan Yani hayat bize küsecek kimse bırakmaz Kendimizden başka... 2004 Melih Coşkun |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|