![]() |
|
|
#431 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlemin Aşkın Kaldığı Gibi Aynı Yerde
Kalacağın yer, herzaman rüyalarım, Tükenmeyecek sevgin, yüreğimde sevdiğim, Biter mi sanıyorsun bu aşk, yanıldın bebeğim, Özlemler sarsada bedenimi, hep seni seveceğim. Hasret yaksa da duygularımı, ölmeyecek sevgim, Ben ölümüne sevdim ben seninle öldüm biriciğim. Hayallerimde yaşatıyorum bende ki aşkını, Bazen düşünüyorum aramızda ki savaşı, İstediğim aşk tı sevgiydi çok gördün bana, Beklediğim iki kelimeydi zormuydu sana, Sığındın yine gizemli hayatına, umarsızlığa, Sevdiysem suçmuydu neden ittin yalnızlığa. Nefesin nefesimde olsa, bedenimde yaşasa, Yüreğin çağlasa, bende ki yüreğe kanat açsa, Gözyaşlarımı silsen, akıttığın gözyaşlarınla, Yine sevsen, yine gözlerime aşkla baksan, Yine senin olsam, hasretle kucağında yatsam, Sarılsam sana bu aşk canım, yarım kalmasa, Dünyaya yeniden doğmuştum seni tanıdığımda, Nasıl bir aşksa, mecnun olmuştum varlığına, Aşıktım güzel yüzüne, aşıktım sevdalı yüreğine, Ama sen sende ki özelliği göremedin sevdiğim, Hiçe saydın kendini, yokettin yaşayan sevgimizi, Aslında sen kendini yokettin anlamadın hiç beni. Yüreğim artık doydu gözyaşlarına, yokluğuna, Bir sen daha istemem sığdıramam ruhuma, Acısada bedenim, acısa da kalemim, Çıkmayacak gibi girdin hayatıma, Yine şiirlerim seninle, yine sen benimle, Özlemin, aşkın, kaldığı gibi aynı yerde. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#432 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlemin Bir Tokat Gibi
Bir cehennem ateşi içim, yanıyor. Lâvlara düşmüş bedenim, kavruluyor. Ya kalbimde ki ateş, ne halde... Beni eritecek, gelmezsen sevginle. Bir duygu var içimde çağlayıp duruyor. Sevgiye kanat açmış gönlüm artık ağlıyor. Hasretle, özlemle yoruldu bu yürek, Ya seninle ya da sensiz geçecek bu süreç. Hoşgeldin sonbahar, hoşgeldin hüzün. İçimi saran kasvet, seninle dağılmaz ki. Daha çok hüzün, sayende hep ben de. Güneş açsın artık bahar gelsin yine. Özlemin bir tokat gibi, hep yüreğimde. Kaktüs gibi hasretin, batıyor hep tenime. Dudaklarımda ki öpücüğün öldürüyor beni Ya bakışın, mahvediyor ok gibi hep içimde. Menekşen bahçe de seni beklemekte. Donacaksın diyorlar giremiyorum içeriye. Nezaman gelirsen beklediğim o yere. Bak o zaman bendeki zevke, keyfe. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#433 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlemle Yaşamakta Güzel
Bir deli ırmak gibi, ben de taştım bak şimdi. Yaşadığımız aşk bizi aştı yalnız kalamıyoruz ki. Gözlerinde ki ışık kalbime hançer saplanır gibi. Yaralı gönlüm iyileşmiyor aşkına muhtaç bil ki. Sabahlar akşamların peşinde, ben ise senin. Dakikalar saatleri kovalıyor nezaman bitecekse. Bitmez sevdiğim bitmez çünki,aşk bizler de. Kalbimiz dopdolu bedenimiz ise, hep istekte. Gelmelerin güzel de gitmelerin zor geliyor bana. Arkandan bakarken gözyaşlarım senin yoluna. Özlemlerim tusinami oldu alıyorlar beni bağrına. Kirpiklerim hep ıslak kalbim ise, hep yasta. Bir rüya gibi, uyansam belki olmayacaksın yanımda. Yok uyanmıyayım bu aşk herşeye değer yaşantımda. Seni kaybetmek istemem herzaman ömrüm oldukça. Hep birlikte olmalıyız yaşadığımız her anımızda. Hasretle iç içe yaşamaktan bıktım uğramasın bana. Seni hiçbirşeye değişmem kalbimde sen varsın ya. Sevmiyorum *******i, sabah olmak bilmiyor hayatımda. Olsun özlemle yaşamakta güzel, kalbimde sen oldukça. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#434 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlemler Kelepçem
Bıraktın gittin beni, arkandan bakakaldım. Sevdan içimde, özlemler de kelepçem şimdi. Hapishane evim, dört duvar içinde günlerim. Ağlama duvarı her sayfam, renklerden ise kırmızı. Aslında yeşili severdim senin gözlerin gibi. Yeşerdim sana, ama bak şimdi kırmızıya esirim. Çaresizlik hep benimle,hasretin ise içimde gizli. Kovalasam da gitmiyor ben den ne istiyor ki. Sensizlik vurdu beni, kurşun dan da beter şimdi. Beklemekle mi geçecek ömrüm, bu esaret biter mi. Tuz bastım yüreğime, yokluğun ise her an içimde. Kavuştuğum anda kaybediyorum seni,tutamıyorum ki. Kahrolası ayrılık, yakacak mı hep yüreğimi. Berbat gönlüm, hüzünlemi kaplayacak gözlerimi. Gücüm tükeniyor yavaş yavaş istiyorum sevdiğimi. Bu sevda fazla bana, yoruyor artık kalbimi. Gökyüzün de kutup yıldızını hediye etmiştin bana. Sen de yıldızımsın benim, uzanamadığım, erişemediğim. Aslında benimsin, ama avuçlarımdan yıldız gibi kayan. Bir kalsan hiç gitmesen avuçlarım da hapis etsem seni. Yollarım buram buram hasret kokuyor sevdam da. Leylân oldum sevdiğim, özlemler kelepçem sana. Sensizlik ateş yüreğimde,yakıyor içimi güneş gibi. Bu özlem bitmez sen, ben ve aşkımız hep yaşadıkça. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#435 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlemler Yaksın Yüreğimizi
birgün anlayacaksın seni neden bukadar çok sevdiğimi. özlemler denizinde boğulup, neden ölmediğimi. bir dünya yarattım seni ve beni içine alan. aşk egemenlğinde, aç gönlümüzü doyuran. birtürlü dinmeyen sızılarımızla, dertlerin içinde kaybolduğumuz, aşkımızla sarhoş gibi gezdiğimiz, bir dünya. sevgi esir almıştı bizi. ruhumuz da çiçekler, gönlümüz de baharı yaşatıyordu sevdikçe.. az kalmıştı güneşle denizin öpüşmesine. gündüz karanlığa esir olacaktı yavaş yavaş. biz iki arkadaş, iki dost ve iki sevgili. bunları hep yaşattın bana. ve aşık oldum ilk o yerde sana. sevdan ruhum da aşkın ise, damarlarım da. seni hep seveceğim yaşadıkça. hep böyle kal sevdiğim. özlemler yaksın yüreğimizi hasretler kavursun bedenimizi. susuz kalmasın dudaklarımız hep bulsun birbirini. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#436 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Özlenmediğini Sanma Ben Hep Seninleyim
Bir güneş gibi süzülerek geldin yanıma, Olmazları yok ettin sevginle, hayatımda. Mutluluk varsa, o da sensin sevdiğim, Ağladığıma bakma ben hep seninleyim. Çılgınlıklar diz boyu, meftun yüreğimizde, Şaşkın ördek gibi kalıyoruz hep seninle, Acele işe karışan şeytan, artık yok işte, Ayrıldığımı sanma ben hep seninleyim. Pembe rüyaydı seninle olmak sanki. Dokunuşların ruhumda, yüreğimde gizli. Göz açıp kapayana kadar, yoksun şimdi. Aldırmadığımı sanma ben hep seninleyim. Yanan yüreğimi bırakmadın geldin yanıma. Ateşler sönmedi aşkla, delice yaksanda, Artık sensizliğe, çaresizliğe son sözüm, Yalvarmadığıma bakma ben hep seninleyim. Baktığım heryerde sen varsın karşımda, Öpüşlerinin izi kaldı hâlâ dudaklarımda, Gözlerin ise gözlerimde, tutuklu şu anda, Özlenmediğini sanma ben hep seninleyim. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#437 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Papatya Tarlası
güneş pencereden mağrur bir şekilde, giriyor içeri. sevinç kaplıyor bir anda içimi, dalıyorum düşüncelere. güneş içimi ısıtıyor aşkınsa yakıyor beni. papatya tarlasında koştuğumuz günler, hep aklımda.. el ele bıkmadan yorulmadan koştuğumuz, yorulduğumuz da papatyaların üzerine, uzandığımız. nekadar değişik gelmişti gökyüzünün mavisi bile o an. kimsenin olmadığı, sen ve ben papatya tarlasında. ikimiz, aşkımız ve bitmeyen sevgimiz.. bir kucak dolusu papatya, toplayıp vermiştin bana. papatyaları sevdiğimi biliyordun. benzetiyordun hep bana. baktığın papatya falında ise, seni sevdiğim çıkıyordu. ikimiz de çok mutluyduk birlikte bir haberle gittin çok uzaklara, istemiyerekte olsa. aklımda yine papatya tarlası ve hayallerimiz. bazen tek başına toplarım papatyaları.. gözümün önünde sen ve bedenlerimiz birlikte. gözyaşlarım ıslatıyor solduruyor papatyaları.. ama bizim aşkımız, solmayacak hiçbirzaman. ruhlarımız papatya tarlasında, el ele dolaşacak. her papatya açtığında sevgimiz, yeniden büyüyecek. sana olan sevgim hiç bitmeyecek seninle yeşerecek.. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#438 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Pembe Bir Rüyaydı-Hikaye
Yalnız limandı kendisi. Hep öyle düşünürdü. Ama hâlâ yalnızlığı sindirememişti içine. Ömrünce ne annesinin ne de babasının yüzünü görmüştü. Hayatı bomboş, aşksız ve sevgisiz geçmişti. Yine oturmuştu denizin kenarına, bir şişe rakı ve mezesi de yanında. -İşte benim arkadaşım. İşte benim dostum bunlar diyordu Bora. Ah ulen ah kadere bak. Millet karısının yanında sabahlıyor. Biz ise orda burda sürünüyoruz. İki laf edecek kimse de yok. Yanmışsın sen oğlum ahh yanmışsın. Yaş oldu kırk bir hatunda yolunu şaşırıp beni bulamadı. Böyle diye diye dertleniyordu. Hayat acımasızdı. Vur abalıya gibi vurmuştu Bora'ya. Nereye gitse iş bulamamış bir de doğru düzgün kıyafeti olmadığı için aşağılanmıştı hep. -Denizden bir deniz kızı çıksa, biraz dertleşsek konuşsak. Yaa ben kendi kendime konuşur oldum. Delireceğim nerdeyse. Bora aklını başına al kafayı yiyeceksin sonunda. Geç oldu kalkayım sarayıma gidip yatayım. Sarayım dediği, ufak bir odalı kulübeydi. Anne ve babası burada yaşıyordu birzamanlar. Öldüklerin de beş yaşındaydı Bora. Kimsesi de yoktu. Orda burda çalışarak ufacık yaşta ekmeğini çıkarmaya çalışıyordu. Muhtarın teşvikiyle zorla ortaokulu bitirmişti. Yardımlarla önlüğü ve kitapları alınır bir yandan çalışır bir yandan okumaya gayret gösterirdi. Düşüne düşüne kulübeye gelmişti. Alelacele elini yüzünü yıkadı. Odaya girdiğinde, yatakta güzel bir kız uzanmış ona bakıyordu. Gördüğüne inanamadı gözlerini oğuşturdu. Kız yatakta uzanmış Bora'ya bakıyordu. Şaşkındı. hayatında evine komşulardan başka yabancı girmemişti. -Sen de kimsin. -Yalnız sıkılıyorum dedin sesini duydum. Ben de geldim. -Ama seni tanımıyorum. Kimi kimsen yok mu bekâr adamın evinde ne arıyorsun sen. Vallahi çok da güzelsin. Elimden bir kaza çıkacak. Sen en iyisi bir an önce git. -Tamam gideceğim. Zaten fazla da kalamam. Sana bir öğüdüm var. Eğer beni dinlersen senin için hayırlı olacak. -Allah Allah neymiş o. -Bir an önce İstnbul'a git. Senin kısmetin orda. Burda kalırsan bu yaşadığın gibi, bu ev de ölüverirsin. Arayanın da yok zaten. -Kızım ben İstanbul falan bilmem. ne yapacağım koca şehirde. -Akıllı olursan karşına çıkan ilk kısmetini kaçırma. -Ne demek bu şimdi. -Unutma karşına çıkacak ilk kısmet. Onu kaçırırsan hayatın burdan da beter olur orada, der demez kayboldu. -Nereye kayboldu güzel kız, negüzel laflıyorduk. Öf yaa bıktım yalnızlıktan. Yarın sabah erkenden çıkacağım yola. Hay Allah fazla param da yok. Neyse canım yoldan ne geçerse binerim. Alkolünde tesiriyle sızıp kalmıştı yatakta. Sabah olmuş horozların sesiyle uyanmıştı. -Ben ne yapacaktım. Tabi ya İstanbula gidecektim. Ne işim var benim orada. Boşverr orada da ölmeyecekmiyim. Ama ya güzel bir hatun bulur evlenirsem. Çocuklar ve harika bir yaşam. Tamam arkadaş geliyorum İstanbul'a. Yolda gelen geçen vasıtaya el ediyordu. Birtürlü duran da yoktu. -Geri mi dönsem acaba. Boşver ya çıktım birkere yola. Bir kamyon durmuştu önünde aceleyle bindi. -Merhaba arkadaş. -Merhaba abi. Kamyon şöförü genç biriydi. -Nereye yolculuk. -İstanbul'a -Ne işin var büyük şehirde. Kimin kimsen var mı orada. -Yokkk. -Ne işin var abi bilmediğin yerde. -Ne bileyim çıktım yola birkere. Olmazsa dönerim. -Sen nereye gidiyorsun. -Ben de İstanbul'a gidiyorum. Mal alıp tekrar döneceğim. Bak abi işin rast gitmez geri dönmek istersen, seni indirdiğim yerde iki gün sonra bekleyeceğim. Sabah altıda orda ol. Geri getiririm seni. -Sağol can yaa harika. Konuşa konuşa İstanbul'a gelmişlerdi. Harem de indirmişti Bora'yı. Bin kere de tembih etmişti. -Abi ben iki gün sonra buradan kalkacağım. Unutma tamam mı. -Tamam tamam hadi görüşemezsek helal et hakkını. -Helal olsun abi. Ayrılmışlardı. Bora gemiye bindi Eminönün de indi vapurdan. -Yaa ne yapacağım ben şimdi. Kalacak yerim yok. Ne yapacağım ben diye dalgın dalgın yürürken yanlışlıkla caddenin ortasında buldu kendini. Şöförler bağıra bağıra küfrediyorlardı. Şaşkındı. Yolun karşısına bir geçsem diye düşünürken aniden gelen bir arabanın kendisine çarpmasıyla kendini yerde buldu. Araba ani fren yaptı ve durdu. Bora ne yapacağını bilemiyordu. Arabalar vızır vızır etrafından geçiyordu. Bir bayan sesiyle kafasını kaldırdı. -Birşeyiniz var mı beyfendi. -Allah Allah beyfendi diyor bana. Beyfendilik halim mi var acaba. Aslında bayramlığını girip gelmişti İstanbu'a. Senelerdir giyiyordu ama yeni gibi duruyordu. Aslında kendisini de yakışıklı buluyordu. -Efendim. -Beyfendi sizi arabaya götüreyim. Hemen hastaneye götüreceğim sizi. -Birşeyim yok hanfendi. -Olmaz hemen benimle geliyorsunuz. Birden yatakta bulduğu güzel kızın sözleri aklına geldi. Önüne çıkan ilk kısmetini kaçırma. -Tamam hanfendi gidelim. Birlikte arabaya bindiler. Kadın varlıklı birine benziyordu. Araba kendisinindi. Ve kıyafeti harikaydı. Üstelik çok da güzeldi. -Benim adım Bora Hanfendi. -Benimki de Filiz. -Filiz Hanım benim birşeyim yok. Lütfen hastaneye gitmeyelim. Kendinizi de üzmeyin. Ben yeni geldim İstanbul'a. Bilmediğim bir şehir. Hata ben de. -Peki ozaman bu akşam benim misafirim olacaksınız. Eğer bir rahatsızlığınız olursa sizi hastaneye götüreceğim. -Aman efendim size yük olmak istemem. -Hayır olmaz. Lütfen şimdi bir yere yemeğe gidelim. -Ama yemeğin karşılığını ödeyecek param yok benim. -Filiz şöyle bir Bora'ya baktı. Yemeğe ben götürüyorum sizi. Baksanıza yeni gelmişsiniz ve bilmediğiniz bir şehirdesiniz. -Peki nasıl isterseniz. Bir kebapçıya girmişlerdi. Aslında Bora da çok acıkmıştı. Ama kibar olmalıyım diye düşünüyordu. Yavaş yavaş Filiz hanıma eşlik etti. Göz ucuyla Filiz de Bora'ya bakıyordu. -Harika biri. İstanbul da neden böyle biriyle karşılaşmadım ki. Şansa bak kaza yapacağım tuttu. Yemek bitmişti. -Gidiyoruz Bora Bey -Ben gelmesem. İnanın size yük olmak istemem. -Lütfen ben istiyorum. Birşey diyemeden razı olmuştu kaderine. Bir de o güzel kızın, kısmetin İstanbul da demesi aklından çıkmıyordu. Yeşilyurt'ta harika bir evin önünde durdular. Bora şaşkındı. -Negüzel bir yer burası. -Gerçekten harikadır. Bora bey eve buyrun. Kapıyı hizmetçi açmıştı. -Filiz hanım eşiniz ne der ki. Yakışır mı benim sizinle gelmem. -Eşim yok. On sene önce vefat etti. Bir kızım var. O da yurt dışında. Siz rahatınıza bakın. Ben odanızı hazırlatacağım. Yorgunsunuzdur. Evet çok yorgundu Bora. Başını yastığa koyar koymaz da uyudu. Sabah olmuştu. Bora gözünü açtı. -Nerdeyim ben. Hay Allah sahi ya Filiz hanımın evindeyim. Saatine şöyle bir baktı. Aaa saat oniki olmuş. Ben hiç bu saate kadar yatarmıydım. Hemen elbiselerini giydi. Merdivenlerden aşağıya doğru inmeye başladı. Birden karşısına evin hizmetçisi çıktı. -Beyfendi sizi hanım bahçede bekliyor. -Peki gidiyorum şimdi. Bahçeye çıktı. Harika bir havuz ve Filiz hanım havuz da yüzüyordu. -Merhaba Bora bey. -Merhaba Filiz hanım. -Sizi uyandırmadım. Şimdi Aysel kahvaltı hazırlar size. -Aysel elinde tepsilerle donatmıştı masayı. -Buyrun efendim. -Teşekkürler. Dili tutulmuştu sanki Bora'nın. Rüyadamıyım ben diye düşündü. Hayır değil tabi. Filiz hanım da havuzdan çıkmış Bora'nın yanına oturmuştu. -İstanbul da ne yapmayı düşünüyorsunuz. -Vallahi bilmiyorum. Ben motorla balığa çıkan biriyim. Tabi elimden herşey gelir marangozluk gibi. -Tamam o zaman bugün motorla balığa çıkalım. Yakaladığımız balıklar taze taze, harika birşey. -Filiz hanım ben size yük olmak istemem. Ne yükü olur mu. Ben de yalnız biriyim. Evime neşe getirdiniz. Şöyle bir baktı Filiz hanıma, harika bir kadındı. -Benim iş aramam gerek. -İşe ne gerek bakın benim bir şöföre bir de bana eşlik edecek arkadaşa ihtiyacım var. Ben cennettemiyim acaba diye düşündü Bora. -Peki nasıl isterseniz. -Size evin arka kısmındaki bahçe katı hazırlatacağım. Orada kalırsınız. Akşama doğru balığa çıkıyoruz deği mi. -Tabii nasıl isterseniz. Mutluydu Bora. Yatacak yeri ve işi olmuştu. Filizi de çok beğeniyordu. Ama yanında çalıştığı için yanlış yapmamalıyım diye düşünüyordu. Aradan aylar geçmişti. Bir akşam Filiz Bora'ya -Hadi hazırlan bugün beni eğlenceli biryere götür olur mu. -Nasıl isterseniz. Karşılıklı oturmuşlardı tavernada. İçkilerini yudumluyorlardı. İçki Filiz'e dokunmuştu. -Bora ben sen den çok hoşlanıyorum. ya sen. -Ben mi. Ne demeliydi. Bilemiyordu. O da hoşlanıyordu Filiz den Bunca sene hayatı yalnız ve kadınsız geçmişti. Bıkmıştı yalnızlıktan. -Ben de siz den hoşlanıyorum. Okadar güzelsiniz ki. Ama ben size lâyık değilim ki. -Olur mu öyle şey. Ben senin gibi birini hiç tanımadım. Seni seviyorum Bora ve seninle evlenmek istiyorum. -Evlenmek mi. Benim gibi birinle ve hiçbirşeyi olmayan biriyle. -Ne önemi var ki. Senin varlığın bana yeter. Bizim hiçbirşeye ihtiyacımız yok canım. Hayatımın geri kalanını benimle geçir yeter. -Ya kızınız. O ne der ki. -Kızım karışmaz bana. Hadi cevap ver. Evlenirmisin benimle. -Doğruyu söylemek gerekirse ben de seviyorum seni. Birden aklına güzel kız geldi. Senin kımetin İstanbul da. Sakın kısmetini tepme sözü kulaklarında çınladı. -Tamam canım. Evlenelim. Seni mutlu edeceğim. Aradan iki sene geçmişti. Harika bir tablo sergileniyordu bahçede. Bir yaşında ki oğulları Tayfun bahçe de yürümeye çalışıyordu. -Hadi oğlum gel babana. Annesi bak nasıl geliyor aslan oğlum. Çok mutluydu Bora'da Filiz'de. Mutluluğu karşısına, İstanbul'da çıkmıştı Bora'nın. İyi ki burdayım. İyi ki sizlerleyim. İkinizi de çok seviyorum. Allah gülmüştü Bora'nın yüzüne, karşısına Filiz'i çıkarmıştı. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#439 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Peri Olsaydım
peri olsaydım hayallerim de, bir dünya kursaydım bulutların üzerinde, bazende uyusaydım ağaçların en tepesin de. dünyayı toz pembe göstermek için, yardımcı olsaydım herkese. mutlu etseydim onları, sevdiklerine kavuştursaydım aşıkları, merhamet verseydim kötü kişilerin kalplerine. bir düzene soksaydım çekilmez olan şu hayatı. barış hakim olsaydı bütün dünyaya. sabahları, günaydın demeyi, yaşlılara karşı, öğretseydim saygıyı. bir peri olsaydım eğer, gökyüzünde uçar.. uçardım. misafir olurdum her kapıya, izin vermezdim acılara. derman olurdum dertten yananlara. tabi bunlar benim hayallerim. ama mutluluğun tek anahtarı, İyilik etmektir düşüncem de. İyilik eden insan, kendini mutlu eder herzaman. Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#440 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57948
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Prangalı Dede (Ali Dede)
Bir adamın rüyasına girdi bir gece. Yattığı yeri söyledi...bulsun diye. Adam şaşkındı anlam veremiyordu kendince. Aslında inanmıyordu olabilir miydi bir bilmece. Sabah telaşlıydı eli ayağına dolaşmıştı sanki. Haber verdi konu komşuya anlattı hikayeyi. Güldü geçti arkadaşları güldüler tabi ki. Bir rüyaydı işte,, gerçek olabilir miydi. Birlikte indiler sabırsızlıkla deniz kenarına. Gözlerine inanamadılar yatıyordu meftâ. Tir tir titriyorlardı ne yapacaklardı şimdi. Elleri ayakları prangalı, genç biriydi. İsmi Ali diyordu adam, rüyamda ki gibi. Meftânın yüzündeydi çektiği acı izleri. Çukur kazdılar gömmek için acele acele. Prangaları çözemediler çözülmüyordu ki. Öylece gömdüler bulunduğu yerin yakınına. O sene üzüm bağların da bir bereket bir bereket. İnsanlar şaşkındı Ali dede de himmet. O da bulmuştu yerini belki de burasıydı kısmet. Avşa adası Türkeli köyün de yatıyor şimdi. Ziyarete açık, kimler gelmiyor ki. Her sene uğramadan dönmem evime. Himmetini de çok gördüm Allahın izniyle Menekşe Gülay
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|