www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Forum > Eskiler (Arşiv)

Eskiler (Arşiv) Eski konular

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 10-01-2008, 09:20 AM   #1
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Farklılık...

Güzele
Herkes bakar…
Gülü
Cahiller koparır…
Bülbülü
Gafil esir alır…
Yüz’ü,
Arı bilmeyen kirletir…

Emanete ihanet,
Cahilindir…
Hakikate koşmak,
Akilindir…
Varlıkta,
Yok olmak,
Gafilindir…
Yoklukta,
Var olmak,
Ehliyettir…

Marifet,
Güzele bakmakta,
Değildir!
Aidiyet dikenedir,
Ayırmak bühtandır…
Bülbülde gül,
Gülde bülbül,
Özgürlüktür…
Yüz,
Edebin,
Perdesidir,
Kirlilik,
Onu zedeler…

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:20 AM   #2
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Farklıydınız...

Çok farklısınız,
Yazdıklarınız,
İlginç ve güzel,
Etkileniyorum…
Bilmiyorum…
Bu güzellikleri,
Farklı kelimeleri,
Kimler için,
Kullandınız…
Ama ziyadesiyle,
Doyurucuydu…
Diliniz daim olsun…
Diyorsunuz…
Bilmiyorsunuz…
Güzel yüreğinizle,
Ürken bülbül,
Naif bir güldünüz…
Hasletleriniz,
Hedefleriniz,
Sizi çok zorladı…
Dışlandınız…
Horlandınız…
Oysa siz farklıydınız…
Bir gülistandınız…
Gülizar’dınız…
Bir ahenktiniz…
Sevgi sizde,
Nezaketinizle,
Naifleşiyorsunuz…
Sizsiz bir hayat,
Metal hurdalığında,
Rahmet aramaktır…

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:20 AM   #3
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Fıtratın inkişafı elzem olsa da…

Nice canlar göçüp gittiler ne götürdüler
Gelirken ne bilirdiler, kimden öğrendiler
Filizler, şefkati bilirler sevgiye yöneldiler
Bir tebessümle teşekkürü hep öncelediler

Neyi öğrendiler, ne verilmişse onu bildiler
Sabi idiler, emanet telakkisinde beşerdiler
Her geçen gün yeşerdiler, sanki neşeydiler
Asla vazgeçilemez, cazibenin merkeziydiler

Onlar sadece inandılar, nihayetinde candılar
İnanmak zorundaydılar, çaresizdi bu insanlar
Fıtratın inkişafı elzem olsa nasıl yaşayacaklar
Kararsızdılar, irfana uzaktılar, onları kuşattılar

Masumdular, anlamak adına elbet bakınırdılar
Merakın kıvamındaki can, kanı dikine akandılar
Heyecana merak saldılar, arandılar ve sarıldılar
Kalakaldılar, cahilliği anladılar, bilgi için arandılar

Kandırıldılar, atisiyle oynandı, mazisini karaladılar
İnsanken hayvanlaştırdılar, ezel için ulus çıkardılar
Darvin’e sarıldılar, hilkati unuttular, şirke bulaştılar
İnsanları yavaş yavaş uyuşturarak mukallitleştirdiler

Mukaddesatı dışladılar, pagan kültürü şırınga ettiler
Sekilerliği sosyallik adına pazarladılar ayıbı kaldırdılar
Kızlarımızı salkım saçak açtılar, sırtlan gibi parçaladılar
Hakkı aşağıladılar, halkı sürü yerine koyarak dışladılar

Tefrikayı marifet gibi sundular, ayrışmayı hızlandırdılar
Bir hizipçilik çıkardılar, işlerine nasıl geliyorsa salındılar
Avazının çıktığı kadar bağırdılar, akıbetlerine aldırmadılar
İnanan insanları aldattılar, Kur’anın hakikatine kapattılar

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:20 AM   #4
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Gama ne hacet…

Gamı neyleyim canan yok,
Canansız gam, her yerde çok,
Çok olan gam, nerde bir dert,
Dert, tabiî illet gama ne hacet…

Canı can yapan, bil ki canandır,
Canansız bir can hayvanda vardır,
Hayvan zavallı, canana yabancıdır,
Sen bir cansan, canana koşmalısın…

Canan yanan, bağlayan bir haldir,
Cansız canan nihayetine yanandır,
İki can birlikte meşke hep kanandır,
Sevda, aşkta kaybolmaktır, inanmaktır.

El, dil, bel sahibindir, ancak edeptir…
Hakikati bilmemek, cehalete sebeptir.
Şek, şüphe bilmez ki nasıl bir neseptir…
Aidiyeti bilmemek, arzda avare gezmektir…

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:23 AM   #5
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Gamı hazan ne çare ki yakan zaman!

Gözlerim artık merdiven altında
Uçurumların eşsiz diyarlarında
Akşamcıların acı bahtsızlığında
Koparılan her sevdanın ahında

Kalmadı ki bir muradım sonunda
Her bir tarafım karanlıkla olunca
Hayallerim ipotek altına alınınca
Hülyalarım sayfalarını kapatınca

Yazmayayım diyorum her seferinde
Ellerimde ki parmakları kesmeyince
Kalan bir nefesim olduğu müddetçe
Duramıyorum sus tavsiye edilse de

Kendisi başarıyor bravo her nasılsa
Her daim, sabır içinde yutkunsa da
Bir sevdanın acısını hiç duymasa da
Bir sıfatı yakıştırıp susta bıraksa da

Esrar perdesini ömür billâh açmasa
Bir hoş sedanın anılmasını engellese
Hiç söz etmese de en derinlere geçse
Gam değil artık bu sevdalar küllenirse

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:23 AM   #6
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Gamı hazan…

Ömrüm geçse de, nihayetinle
Sen bir gün olsun bilmesen de
Gün doğmasa, gül kokmasa da
Gamı hazanın meşkini anıyorum

Geçen yıllar, her an ve zamanlar
Aşka hasret kalan çaresiz insanlar
Kuşlar, yapraklar, dalgalar, yıldızlar
Aşkı yaşarlar, onun ritmine dalarlar

Ey dilberi Gülizar ne olur ki bir gün
Aldığın bir nefesin zerresin de olsam
Seni koklasam, teninden dem alsam
Yüreğine yaslansam, sana da kansam

Şadırvanın altında çeşmenin başında
Mazi sayfasının andığım satırların da
Damlayan mecalsiz suda taş duvarda
Sen varsın halsiz yüreğimin damarlarında

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:24 AM   #7
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Gamı neyleyim…

Şu hislerime batan dikenler,
Gönlüm deki, mekânı bilendir.
Feryat nafile, figan yetersizdir,
Derinliğimi silkeleyen biganelerdir.

Kızmayın, çok görmeyin biçareyim,
Çulsuzum, gamsızım, dahi arsızım,
Ar’ı unuttum, cihan da çok yalnızım,
Kalbine, çare bulamayan hesapsızım.

Unuttum sevmeyi, gamı neyleyim,
Siz ne olur, sevin, sevinin kadri bilin,
Can’ı canan’ı nefsinize amade etmeyin,
Kıymet bilin, saygı görün sevip, sevilin.

Diken’e de razıyım, vermeyin gül’ü,
Ruhum perişan, anlayamam bülbülü,
Revanı, canı, gülü, bülbülü ve sümbüle,
Mana katan, bir kul olduğunu bilmesidir.

Keyfim, enaniyetim, eğildiğim nefsim,
Cazibe merkezim, şekliyet önceliğim,
Mana mı, bedenim tükenmez oburluğum,
Nihayeti bilemedin, bugün tükendin gittin.

Can da, canan da, hatta kız da, dahi naz da,
Mana ile değerlidir, o vakit bir hazinedir,
Gönül aç ise, hazine ne yapsın yetersizdir,
İnsanı, insan yapan kanaati, erdemi bilmesidir.

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:24 AM   #8
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Garip ama işte böyle vesselam!

Ne dedilerse inandık, inanandık
İnanmamak için neden mi aradık
Hem nasıl inanmayacaktık şaştık
En itibarlı bu insanları aday yaptık

Yanıldık, mevzuattan anlamazdık
Kanunla mı, sürekli yaşayacaktık
O zaman nerede kaldı şu insanlık
El hâsıl bir adamlığı başaramadık

Kadın dedik ya emanet telakkisiyle
Başımızın en zirvesinde ki yerinde
Böyle zihniyeti dışlayan mahfillerde
Kadın sanki bir divane bu zihniyetle

Açtıkça açıyorlar buna kılıf buluyorlar
Gariptir ki sosyallik diye yutturuyorlar
Bir başka adına da demokrasi diyorlar
Hayâsızlığı yılmadan şırınga ediyorlar

Ahmet, Mehmet, Osman kalır şaşkın
Ayşe, Hatice, Fatma Hülya ne yapsın
Zaptiyeler verilen emirlerle olur arşın
Batıdan doğacak güneş yakın mı yakın

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:24 AM   #9
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Garip anam!

Bir kız çocuğu kimliğinde,
Şefkat ve sevgiye,
Hasret kalarak büyümüştün!
Zavallı bir yetimdin!
Annen, henüz seni emziremeden,
Ruhunu teslim etmişti!
Sen ağlıyordun, bakıyordun,
Feryat ediyordun!
Şefkat duyguları kireçleşmiş,
Bir babanın, kerimesiydin!
Baban kendi yüreğinde,
Sevgiye hasret kalmıştı.
Sen çaresiz ve perişandın.
Henüz yetim olarak,
Beş günlüktün!
Bir çare adına baban,
Yeniden evlendi!
Gelin gelen analık,
Seninle şenlendi.
Bir müddet sonra,
Babandan yediği,
Darbelerle, terki diyar etti!
Sen yine, makûs talihinle,
Baş başa kalmıştın!
Çaresiz ve yalnızdın!
Baban duramadı, etrafa bakındı,
O da yardıma muhtaçtı!
Komşulardan himmet bekledi!
Ve nihayet, gelen bu himmet,
Babanı yeniden, efendi yaptı!
Yeni analık, şaşkındı!
Nihayet hamile kaldı!
Sana bir erkek kardeş doğurdu!
Baban, sevincinden heyecanlandı!
Ne yapacağını şaşırdı!
Sen yine yalnız ve
Sahipsiz kalmıştın!
Yaşaman dahi, rahatsız etti!
O günler, yokluk,
Ve fakirliğin zirvesiydi.
Milletin efradı,
Savaştan bezmişti!
Baban bu sebepten,
Doksan üç muhaciriydi!
Erzurum horasandan,
Kayseri ye hicret etmişti!
Baban, ahır bakıcılığı yapıyordu.
Buna rağmen süt, çok azdı!
Eve gelen süt, sadece,
Erkek kardeşine içiriliyordu!
Sana ise eşek sütü, içiriliyordu!
Ölse de kurtulsak diye!
Ama sen, biçareydin,
Sabiydin, yetimdin!
Çocuksuz dul bir kadın,
Dayanamadı!
Yüreği parçalandı!
Seni alenen istedi!
Fakat analık, itiraz ediyordu!
Yıllardır, çocuksuz olan,
Bu yaşlı kadın!
Göğüslerine, sütün,
Geldiğini fark etti!
Bu sütü, büyük bir heyecanla,
Sana ikram etti!
Sen, anne diye,
Bu teyzeyi biliyordun!
Fakat anallığın, durmuyor,
Bir nizah, çıkartıyordu!
Zaman ilerliyordu,
Ve sen, fidanlaşmıştın!
Baban seni, anne diye bildiğin,
Velinimetinden ayırdı!
Sebep, hizmet sektörüne katılmandı!
Anne dediğin halde, sana,
Ölmeyecek kadar yediriyordu!
Her ağır işi,
Senin yapmanı istiyordu!
Sen ise çaresizdin,
Kime şikâyet edecektin!
Sadece, hicranını,
İçine akıtacaktın!
Bu anlaşılmaz hal,
Senin yüreğini tahrif etti!
Güven duygun, felç etti!
En sığındığın baban, seni,
Şefkatten mahrum bıraktı!
Sen, sana gösterilen şefkate,
O kadar hasrettin ki, etrafına,
Gıptayı nazarla bakardın!
Bu küçük yaşına rağmen,
Her gün kovalarla,
Su taşımak, asli vazifendi!
İhmali dahi, çok tehlikeliydi!
Hani hatırlar mısın?
Çok açıkmış tın, korkarak,
Anne, acıktım demiştin!
Anne dediğin yaratık,
Zıkkımın kökünü ye!
Ancak, akşamları yiyebileceğini,
Sana kaç defa söyleyeceğim,
Diye, kolunu kıvırmıştı!
Ve nihayet, zavallı güçsüz kol,
Dayanamadı ve kırıldı!
Anne dediğim analık,
Sakın ha babana!
Oynarken, duvardan düştüm de,
Diyerek sıkıca tembihlemişti!
Sen yine çaresizdin,
Ne oldu diye soran babana,
Oynarken, duvardan düştüm diyerek,
Yalan söylemek zorunda bırakılmıştın.
Çünkü sen yetim ve çaresizdin!
Yine günlerden bir gün,
Çamaşır yıkamak için,
Sıcak su, lazımdı!
Ve sen ateşi yakmıştın!
Ocağın başına gelen,
Anne dediğin kadın;
Sana, çabuk koş,
Odun getir demişti.
Sen, ise bana kızmasın diye,
İnce odunları seçiyordun!
Nihayet ocağın başına geldin!
Hiddetinden,
Şuurunu kaybeden,
Analık, nerde kaldın,
Diye saçlarından tutarak,
Ocağın önüne seni yatırmıştı!
Sen, ne suç işlediğini,
Henüz kavramamışken,
Anne dediğim yaratık,
Senin, sırtında bulunan atleti,
Bir çırpıda sıyırmıştı!
Yanan ocakta,
Ateşi karıştırmak için,
Kullanılan maşa,
Alev rengini almıştı!
İşte o ateş gibi maşayı,
Senin, masum sırtına, yapıştırmıştı!
Sen, yine çaresiz ve perişandın!
Dağlanan sırtına mı,?
Yoksa kirlenen atletine mi,?
Üzüleceğini bilemediğinden,
Anne, yaktığın bir şey değil de,
Atletin kirleniyor demiştin!
Anne dediğin yaratık,
Halamı konuşuyorsun o…u diyerek,
Keserle, dağladığı,
Yerleri, sıvazladı.
Nihayet, o günlük,
İşkence bitmişti.
Sen garipliğin,
Yalnızlığın, sahipsizliğin,
Tüm yeni sürümlerini,
İliklerine kadar,
Terennüm etmiştin.
Senin alın yazın,
Kaderin böyleymiş!
Ama sen, bu talihsizliğe,,
Asla isyan etmedin.
Her zaman şükreden oldun,
Sabretmeyi bildin.
İşte sevgili canım anam,
Senin çocukluğunu,
Ben, hislerimle yaşadım!
Seni sevmeyenleri,
Hiç sevemedim.
Sana saygı duyanlara,
Minnet duygusu besledim.
Bu satırlar, senin birkaç,
Bahtsızlığını, deşifre etti.
Şayet hepsini zikretsek,
İnan ki kitaplaşırdı.
Bu gün ve böyle bir vakitte seni,
Senin, bilmediğin bir zamanda,
İçimden geldiği gibi,
Satırlarımla, gıyabında anmıştım.
Biliyor musun, canım annem,
Bu satırları “Atmosferde,
Yankı bulan,
Feryadımın, ahengi” olarak,
Atmosfere gönderiyorum.
Çünkü “arzı mekânda ahenk”
Günü birlik yaşayanlarda,
Pek bulunmuyor,
Bu bakımdan da,
Anlaşılabilir olamıyoruz.
Benim anam, sen hiç tasalanma,
Yaşadıkça, kendim ve neslim,
Seni, her vakit, minnetle anacağız.

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-01-2008, 09:24 AM   #10
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Garip bir zaman diliminde çalan telefon…

Telefonun sesi gecenin ilerleyen saatlerinde acı acı çalıyordu. Gecenin bir yarısıydı, bakılmalı mıydı, tam karar verememişti. Ama çalan telefonun sesi durmak bilmiyordu.

Evin hanımı çaresizliği yaşıyordu. Acaba şehir dışında bulunan beyi miydi? Yoksa acı bir haberin işareti miydi? Bilemiyordu.

Çaresizce yatağından besmeleyi çekerek telefonun yanına doğru ilerledi. Çok yorgundu. Oldukça geç yatmıştı. Günlük okuduğu Kuranı kerimi okumaya gayret etse de, gözleri dayanamayıp kapanıyordu.

Gün içinde salça kaynatmıştı. Kolay değildi, 200 kilogram salçayı temizlemek, ateşini yakmak, kaynayıp kıv****** gelene kadar karıştırmak, sıçrayan sıcak salçaların kolları yakması da çabası tabii.
Fakat güzel olan kendi emeğinden çıkan, alın terin mis gibi… Birde bunun başka bir zevki var… Salça kaynarken patates közlenir, çay demlenir ve afiyetle içilir.

Diğer nevaleleri zikretmek istemiyorum çünkü kiminde vardır, kiminde yoktur diye anlatırdı Vildan hanım. Komşuları tarafından çok sevilen, her dileyene elinden gelen yardımı esirgemeyen, fedakâr bir hanımefendiydi.

Beyi biraz sert mizaçlı ve evine son derece bağlı, kendi halinde bir insandı. Çocukları epey vardı. İkisi kız, dördü erkek olmak üzere altı çocukları bulunuyordu. Evlerinde babanın otoritesi oldukça belirgin olan bu ailenin çocukları adeta davranış bozukluğuna kapalı bir halleri vardı. Küçük olmalarına rağmen asla bir taşkınlıklarına şahit olamazdık. Son derce efendi ve uysal çocuklardı.

Sadece kendi kardeşleri arasın da bazen tartışmaları olurdu. Annelerinin bir seslenmesi kâfi gelirdi. Aile yapıları bakımından çevrenin örnek ailelerinden sayılırlardı. Son derece huzurlu ve mutlu olmaları kimsenin gözünden kaçmazdı.

Evin bası olan Bircan Bey, çocuklarıyla bisiklet sürer, top oynar, onlara araba sürmeyi öğretir, neşeleri mükemmeldi.

Bircan bey bazen işi gereği şehir dışına iş gezisine çıkardı. Yine Bircan beyin bulunmadığı bir vakitte telefonun çalması, Vildan hanımı tedirgin etmişti. Çünkü Biliyordu ki Vildan Hanım beyi böyle bir saatte haç aramazdı. Kesin bir acı haber duyacağından da korkmuyor değildi.

Çocukların uyanmaması için ne kadar acele etse de telefonun başına gitmek için, hiçte kolay olmuyordu. Fakat başarmıştı.
Elini besmele çekerek uzattı ve ahizeyi aldı alo dedi ama ne kadar tedirgin olduğunu bilemezsiniz.
Çünkü çok çekingen bir hanımdı. Alo diye bir kez daha seslendi ses gelmedi. Birkaç kez daha denedi fakat yine hiçbir ses gelmiyordu.

Ahizeyi eline aldı, iyece bir baktı. Acaba telefon mu arızalıydı. Veya çok geç mi kalmıştı. Bunları düşünüyordu içinden Vildan Hanım, çokta üzülmüştü.

Acaba beyinin başına kötü bir olay mı gelmişti. Onumu haber veriyorlardı. Polisi mi arasaydı. Çocukları mı uyandırsaydı, bilemiyordu. Uykusu kaçmıştı. Yarabbi sen her şeyin hayırlısın nasip eyle diyerek niyazda bulundu.

En azından akşam okuyamadığım Kuranı kerimimi okuyum diyerek, abdestini alarak iki rekât Teheccüt namazı kıldı. Tesbihatını çekti ve kalkıyordu Kuran okumak için.

Vitrinin üzerinden almak üzere uzanınca telefonun zil sesi yine duyuldu. Acımasızca çalıyordu. Sanki her zaman çalan zil değil de, adeta bir siren gibiydi.
Bu sefer kararlıydı Vildan Hanım koşar adım telefonun ahizesine sarılmıştı ve yine besmeleyi çekerek alo demeyi denedi.

Ses yine gelmiyordu. Birkaç kez daha denedi fakat nafileydi. Ses gelmiyordu. Haklı olarak bir kaygıya kapılmıştı. Acaba beyi Bir canı mı aramalıydı. Uzakta olduğu için mi sesi gelmiyordu kaygısındaydı.
Sonra her zaman konuşuyorduk bir sorun yaşamıyorduk. Acaba başka bir sorun mu var şüphesine kapıldı.

Bu durum karşısında daha çok kaygılandı. Ne yapabilirdi, bilemiyordu. La havle vela kuvvet illa billahil aliyyil azim (hareket ve kuvvetin yalnızca sahibi cenabı haktır) demeyi ihmal etmemişti.

Yeniden yatak odasına doğru yöneldi ve yatağına uzandı. Yorgun olduğundan gözleri yumuldu ve öylece uyuya kaldı. Sabah namazının ezanını duyana kadar azda olsa uyuya bilmişti.

Şükürler olsun diyerek yeniden sabah namazı için hazırlık yapmaya koyulmuştu. Nihayetinde abdestini alarak namazına durdu. Huzurluydu. Yorgunluğu kalmamıştı. Gördüğü rüya onu çok rahatlatmıştı.

Zaten beyi Bircan da bugün gelecekti. Bu bakımdan nede olsa çok rahattı.
Çocukların her biri okula gidecekti, kahvaltı hazırlamaya koyuldu. Çocuklara bu durumdan hiç bahsetmedi. Keyifli bir kahvaltı yaparak onları dualarla uğurlamıştı.

Kapıyı örttü ve içeriye girerek, sofrayı kaldırırken kapının zili çaldı. Hayırdır inşallah diyerek, kapıyı açmak için ilerlemişti. İçinden herhalde çocuklar bir şeylerini unuttular, onu almak için yeniden geldiler diye geçiriyordu. Kapıyı açtı ama birden şaşırdı. Bu vakitte beklemediği sevgili eşi Bircan Bey gelmişti.

Vildan Hanım ne kadar çok sevinmişti. İçinde gizlediği kuşkular henüz netleşmemişti. Bircan bey acıkmıştı. İyi bir kahvaltı yaptı. Hal hatırdan sonra birazdan çıkacağını söylemişti eşine. Vildan Hanım istiyordu ki hemen gitmesin henüz daha yeni gelmişti. Daha konuşacakları vardı, söyleyecekleri bitmemişti.

Bu durumu Bircan Bey anlamıştı. Toplantım olduğu için gitmek zorundayım. Akşam erken geleceğim, biraz sabredersen o zaman bol bol konuşuruz diyerek Vildan Hanımı biraz olsun teskin etmişti.

Zaman kalmadığı için ve birde gelir gelmez moral bozukluğuna sebebiyet açmamak için telefon konusunu açmamıştı.
Ama hiç aklından çıkmıyordu, bir an önce bu tatsız durumu anlatmalıydı. Vildan Hanım normal ev işleriyle uğraşırken, gelen giden komşulardan akşamı etmişti zaten.

Bircan Bey söylediği vakitte erken gelmişti. Evlerine çekildiler, çocuklar henüz gelmemişlerdi. Mutfakta biraz şakalaştılar ve gülerek devam ediyorlardı.

Zil sesiyle şakaya nokta konulmuştu. Gelenler çocuklardı. Hepsinin yüzünde bir heyecan vardı. Babaları gelmişti. Acaba onlara neler almıştı kaygıları bunlardı.

Bircan bet de bu durumları ihmal etmezdi. Mutlaka hediyeler alır eli boş dönmezdi. Bircan bey akşam yemeğine kadar çocuklarla sohbet etti. Yemeklerini afiyetle yediler.

Vildan Hanın beyinin sevdiğini bildiği içli köfte, mantı ve tarhana çorbası yaparak, çoban salatasıyla sofrayı donatmıştı adeta. Çeşit güzeldi, Bircan Bey afiyetle yedi, çocuklarıyla muhabbet ederek. Çocuklar kendi odalarına çekilmişti. Vildan Hanım kahveyi getirdi ve beyi ile afiyetle içti. Bulaşıkları yıkamak için mutfağa çekildi.

Şu kanaatteydi. Çay içerken konuşuruz diyordu.
Öylede oldu, baş başa çay içerken durun hakkında teferruatlıca bilgilendirmede bulundu. Bircan Bey sualler soruyordu. Vildan Hanım da olduğu gibi anlatmıştı.
Tamam, bir tanem sen merak etme, ben o saatte arayan ve seni merakta bırakan numarayı bulmaya çalışacağım dedi.
Vildan Hanım oldukça rahatlamıştı.

Bircan bey sabah kahvaltısını yaparak erken ayrılmıştı. İlk iş olarak Telekom da müdürlük yapan arkadaşını ziyaret etti. Bu tatsız durum hakkın da bilgilendirme yaptı.
Arkadaşı Fikret Bey sen meraklanma gerekeni her neyse yapar ve seni bilgilendiririm dedi. Bircan Bey kahvesini içtikten sonra müsaade alarak vedalaştı.
İş yerinde bekleyen evrakların tasniine koyulmuştu. Saat 11.00 civarıydı.
Telefon çaldı ve aryan Fikret beydi. Bircan Konuyu araştırdım, bir telefon kulübesinden aramışlar. Biliyorsun bu numaralar da şahsa ait değildir.
Fakat asla önemsemeni istemem, zira her gün binlerce böyle vakalarla karşılaşıyoruz. Yanlış arama ola bilir. Adam telaş içindedir. Belki bir hastasını arıyordur veya kimi aradığını bilmiyordur.

Bir bilsen arkadaşım, İtfaiyenin, acilin, polis imdadın bu konuyla başı dertte. Sen ve değerli eşiniz lütfen üzülmeyin olmaz mı diyerek selamlaşarak vedalaştılar.

Bircan Bey rahatlamıştı, hemen telefona sarıldı ve eşini aradı. Durum hakkında bilgilendirme yaptıktan sonra, rahatlamasını tembihleyerek telefonla sevgilerini sundu ve telefonu kapattı.

Vildan Hanım Her zaman olduğu gibi komşusunun işine yardıma gitmişti.
Tabi oda beyinin anlattıklarından sonra çok rahatlamıştı.

Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:07 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.