![]() |
|
|
#441 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kolay İş Değil Elbet
Kolay iş değil elbet Her gece paslı bıçakların sırtında yürümek Kor bir alevi sıkı sıkı tutup avuçlarının içinde Acı çeksen de kimseye belli etmemek Şimdi benim bedenimde Acıyan bir bıçak yarası Şimdi benim kalemimde Bitmek tükenmek bilmeyen mürekkeptir gözyaşlarım Şimdi benim gönlümde iflah olmaz bir yaradır Sevdiklerimin dudaklarından çıkan her söz Kolay değil elbet Serseri mayın gibi her dokunulduğunda Yeryüzünün dört diyarına dağılmak Beyaz bir kağıtla sırdaş olmak Bütün göçmen kuşlara yoldaş olmak Şimdi benim dizelerimde Bitmek bilmeyen isyandır her kelime Şimdi sen şiir dersin belki Ben aşk derim Kavga derim adına... 2004 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#442 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kolay mı?
Kolay mı şimdi Kopartıp ömrünün bir parçasını dalından Yatırmak acımasız bir mitralyözün göğsüne Ayırıp bir parçanı bedeninden Başka şehirler gibi yaşamak Sancımak başka *******in ayazında Kolay mı Hasretin üç beş nöbetlerinde Duygusuz bir demir yığınıyla sevişmek Yavrum diye haykıran Sesin kulaklarımda hala Ve ısıtmıyor beni üzerime serilen hiçbir yorgan Bu yabancı şehirde Güzelleşiyor günden güne Yüzümde yüzün Sesim sesinde dağlardan savrulan yankı Senindir dediğim ömrümü İstiyorlar şimdi benden bir hiç uğrunda Mayasına alın teri karışan Hamurumuzu soframızdan Bir parçam sende kanıyor hala Sende atıyor bir parçası kalbimin Ne olur içine dökme O coşkun ırmağı Boğulmaktan korkuyorum Karanlıklarında... 2003 |
|
|
|
|
|
#443 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kolay mıdır Yazmak Mutlu Geçmiş Bir Baharı
Kolaydır yaşanmamış üzerine şiir yazmak Gelmemiş baharları mesela Hiçbir zaman açmamış çiçekleri. Yaşandıkça yitiriyor oysa anlamını herşey Kavuşuncaya kadar yazılıyor hasretin şiiri Islanıncaya kadar toprağın yağmura özlemi Ve ben Yalnız senin olmadığın zamanlarda Şiir yazıyorum sana, Mutlu bir aşkı yaşamak Yazmak için zaman bırakmaz ki insana. En çok ta acılarımızdır Bizi şair eden Yani nakış nakış işleyip Yüreğinin kanından güzellikler yarattıran. Söyle bana şair, Kolay mıdır yazmak mutlu geçmiş bir baharı... 24.12.2004 ŞIRNAK Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#444 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Konuşmak
Konuşmak; Suların yolları parçalaması gibi Volkanların patlaması gibi Konuşmak Sabahlara kadar Bugüne dek tüm sustuklarını, Aylar boyu Yıllar boyu Susmaksızın konuşmak, Belki kısık sesle ve tedirgin en başında Ve sonra gürler gibi şehrin meydanlarında Sessizliğin nankör duvarlarını parçalarcasına konuşmak (Korkma çiğden Sen gül yaprağı da olsan Solsan da güzellikten solarsın, Ölsen de cesaretinden ölürsün Korkaklığından değil) Konuşmak; Dinleyen olmasa da sesini Duyan olmasa da Dağ başlarının sessizliğine inat Bütün kuru gürültüleri bölercesine Sevgiliye güzel bir söz söylercesine Konuşmak Susmadan ve kan kusmadan Zalimin zulmüne inat Kelepçeye, işkenceye, Zindana, tel örgüye, Sınırların esaretine inat Konuşmak Suskunluğa inat... 12 Mart 2003 00: 17 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#445 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Korkma Ağlamaktan
Korkma ağlamaktan İki damla gözyaşınla Yenilmiş sayılmazsın zulme O iki damla gözyaşı Büyütür sadece Yüreğindeki yemyeşil ormanı Kızmamalısın düşmanına Her kalleşliğinde onun Biraz daha adam olmadın mı Her kalleşliğinde biraz daha insan Eksiltme yüreğini Gün gelecek Göz yaşların boğacak tüm kalleşlikleri Gün gelecek Dostun silecek göz yaşlarını Korkma Kimse talan edemeyecek İçindeki o yemyeşil ormanı O orman sevgiyle yetişti çünkü O ormanın ağaçları kardeşçe yaşadı Ve kardeşçe yaşayacak Bir ömür boyu Diren Bir avuç kalmış Fakat hala varolan dostun için, Haksızlığın, zulmün saraylarını Yıkmak için bir gün, Diren İnandıklarının hatırına, Diren Onurla tüketilecek Bir ömür hatırına... 8 Kasım 2002 21: 39 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#446 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Korkma Yüreğim
Korkma yüreğim Korkma, yaz bu şiiri Sensiz her gün kaybediyorum zaten ben bu kavgayı Sıradan bir hikayenin Koskoca bir destana dönüşü gibi Güçsüzün güçlü oluşu Ve daha önce hiç aşık olmamış birinin Sevgiyi keşfetmesi gibi kayıp yüreğinde Korkma yüreğim Korkma, yaz bu şiiri Her gün binlerce ölmekten iyidir Bir kere ölmek. Ah benim Bilinci mühürlenmiş gençliğim Konuşsam duyan olur mu sesimi kendimden başka... 2004 |
|
|
|
|
|
#447 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Korkma, Buradayız Daha
Sen, Kazmasına bir yüreği tutar gibi sarılan Yeraltından güneş ışığı çıkartan madenci Sen, İşlediği çelikten yapılan bıçak Sırtına saplanan çelik ustası, Sen, İngiliz anahtarını namusu gibi taşıyan Tamirci çocuk, Sen, Bir meçhule giden asker, Sen, Oğlu meçhule gönderilmiş ana, İşitiyor musun sesimi? Bugün birileri bana Bırak bu işleri diyor Bırak bu işleri Devir, vahşi kapitalizmin, Devir, ölsün diye çocuklar Yetki alanın parlamentosundan, Ve adına demokrasi diyenin, Adına dünya barışı diyenin vahşetin, Bırak diyor bu işleri Eşitlik diye bir şey yok artık bu dünyada Hürriyet yok Yirmi birinci yüzyıldayız artık farkında değil misin? Devir, vahşi kapitalizmin Devir kuyruğu kanlı köpeklerin Ve Artık yoksun sen. Cevap: Korkma, Burdayım Bırakmadım kavgayı Senin insanın yaşıyorsa daha on altıncı yüzyılı Gün ışığına muhtaçsa Açlıktan kokmuşsa nefesi Yitiyorsa bir meçhulde Ağlıyorsa analar, Ölüyorsa çocuklar, Ben buradayım, Bırakmam bu işleri... 12 Ekim 2002 00: 33 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#448 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Korkuyorum Sevmeyi Unutmaktan
O içinde kararmış gölün Derinlerinde balıklar geziyor hala fark etmesen de O karanlık ormanın Bir yerinde Cılızda olsa bir ışık yanıyor hala Senin yazın değildi Bu sürekli kaybediş Bu sana inandırılmış olan bir yalandı sadece... Yirmi yaşım Kaldırım taşlarına bırakmasa da O kızıl kanını Taşımasa da tabanlarında Direnmenin o kıpkırmızı mührünü Yaşadı yine de kederin en güzelini Yirmi yaşım Kara deliğe düşmüş gezegenler gibi Sonunu arıyor karanlıklar içinde Kırık ayağıyla Vurulmadan kendi ölümüne ağlayan bir tayın gözyaşıyla Gelecek günlerine ağlıyor Geçmişinden de çok Kapanıyor bir devri ömrün Korkuyorum Kuruturlar diye içimde akan bu nehri Sevmekten yorulurum diye korkuyorum Küstürürler diye beni bir gün aşka Korkuyorum Alışırım diye bu gitmelere... Kapılıp sevgisizliğin akıntısına sürüklenmekten Sevmeyi unuturum diye korkuyorum... 11 Mayıs 2003 23:49 Melih Coşkun |
|
|
|
|
|
#449 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Koynunda Uyuyan Çocuk Yüzüyüm Ben Hala
Ne kadar büyüsek de Hala o çocuk yüzlerimiz saklıdır Annelerimizin yüreklerinde. Ilk sözlediğimiz sözler hala kulaklarında. Hala bir gülümseme kaplar dudaklarının kenarını Akıllarına geldiğinde attığımız ilk adım. Annem, Ne kadar büyüsem de Koynunda uyuyan o çocuk yüzüyüm ben hala Hala doluyor gözlerim Sevdiğin şarkıları dinlerken Ve üzülmeyesin diye saklıyorum Kanayarak yazdığım şiirlerimi. Ayrı kaldığımız zamanlarda anladım Ne demek olduğunu Yüreğin bir parçasının Başka bir şehirde atmasını. Bir parçasını toprakla paylaşan anneleri düşündüm Etinden yüreğinden bir parçanın Artık hiç olmayacak olmasını Artık göğsüne yaslanıp uyuyamayacak olmasını. Ve uzak yolculuklardan döndüğünde Sarılıp acılı boynuna Binlerce kez öpemeyecek olmasını yanaklarından. Kabuk bağlamıyor artık İnsanların yüreğimde açtığı yaralar Durup durup kanıyor En çok da dost bildiklerim acıtıyor canımı Dönen dünya mı Yoksa biz miyiz çözemedim acıların ekseninde. Bulamadım bu sorunun cevabını yıllardır… Inanmadım seninkinden başka ellerin sıcaklığına Senden başka hiçbir omza yaslayıp başımı Ağlayamadım… Ağlayamadım hiç kimsenin yanında Senin yanında ağlayabildiğim kadar… Güzel annem, Ne kadar büyüsemde Hala koynunda uyuyan o çocuk yüzüyüm ben… |
|
|
|
|
|
#450 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57960
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kulağımdaki Çocuk Sesi
Bir çocuk sesi var kulağımda Teninde toprak koyuluğu Seksen beş model bir Mercedes’in altında Elinde İngiliz anahtarı Belki hiç görmedi Bedava ekmeğin düşünü Motor yağına bulanmış elleri Belki tutmadı bir oyuncağı Belki hiçbir zaman tutamayacak... Ama bir gün mutlaka hesap soracak sizden Yağlı siyah elleriyle Toprak koyuluğu teniyle Sahip olamadığı oyuncağın Oynayamadığı Bütün yeşil bahçelerin Yaşayamadığı çocukluğun Hesabını soracak elbet bir gün sizden... 23 Nisan 2003 01:13 Melih Coşkun |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|