www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Forum > Eskiler (Arşiv)

Eskiler (Arşiv) Eski konular

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 07-27-2008, 05:33 PM   #1
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Uyuma

Beni uyutmaya kalkmayın
asırlardır ayaklarınızın altında
fazlasıyla uyumuşum
bunu bildiğimdendir ki bugün
uyumuyorum

ne sözünüz sözdür sizin
ne de yüzünüz yüzdür
asırlardır değişmeyen
bir çehrenin sahibisiniz

beni uyutmaya kalkmayın
ayağa kalkmışlığım yeni sayılır
daha dün gibi
belki de bugün, az önce uyanmışımdır

beni uyutmaya kalkışmayın
bir uyursam sizin o kanlı ellerinizde
bin yıl da geçse üzerinden
topunuz da gelse
kendiniz için bile olsa
bir daha da uyandıramazsınız

beni duydunuz
durmayın, vuracaksanız vurun
bir uyanmışım ki bugün
uyuyacak yüreğim yok artık
yakacaksanız yakın diri diri
ister gaz odalarına tıkın
tıpkı atalarınız gibi
ister köy evlerinde yapın
bütün silahlarınız bunun üzerine
ölüme, değil mi...
vurun, öldürün beni
her defasında
yüzünüze tükürüyor olacağım...

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:33 PM   #2
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Uzadıkça Uzayan *******imde

Gözüm kapalı olurdu, gözüm kapalı, yorgun
Giderdim bilmediğim adreslere doğru
Ömrümün gel-gitlerinden koparcasına.

Ekilmemiş tarlalardan geçerdim
Dönüp onları ektiğimde, zaman akıp giderdi üstümden
Yeşerip boyumu geçerdi ellerimle serptiğim o tohumlar
Saniye saniye akarken zaman, yetişemezdim
Ve ben onların, serptiğim tohumların arasından giderdim
Zor bela değiştirirken adımlarımı
Toprağa, kendi toprağıma batardım.

Batardı ayağım toprağa, yürüyemezdim.

Açılmazdı gözlerim kuytu karanlıklarda
Açılsa da gözlerim yıldızları göremezdim, seçemezdim
Bir karanlık içinden, rengarenk kuşaklardan
Işıklar gelirdi gözbebeğime
Kalkardım ayağa, o ışıkların ardından
Yoksul insanlar görürdüm yol boyu harebelerde
İnsanlar yoksulluk içinde ve hala umutları yükseklerde
En çok aradıkları evse başını koyacakları
Evler yapardım onlara renklerine bakmaksızın
İşse istedikleri çalışmak için kendi topraklarında
Üretmek, birşeyler var etmek içinse asıl
Doyurmak içinse kendi kendilerini, diğerleri gibi
Kendi işlerini kurardım onlara kendi efendileri gibi.

Uzadıkça uzayan *******imde yalnızdım
Çoğunlukla da öfkeli, çılgındım
En yükseğinden dağları arardım
İhanetler görürdüm en alçağından
Teslim alınmalar en korkağından
Teslim olmalar kendini bilmezlerden
Diri diri ölürdüm o uzadıkça uzayan *******imde
Ölürdüm de
Yüzüm gülsün isterdim inatla bu karmaşada
Yüzümün ifadesi anlatmalıydı yaşanılanı
Her şeyi ama, herşeyi taşırmalıydı yarınlara
Sonra yumruğum, ezgilerimin dili olmuş yumruğum
Hep tetikte olmalıydı bu havalarda
Öyle ki, bir çok insan toplanmalıydı üzerime
Çözmek için yumruğun gücünü...

Uzadıkça uzayan *******imde yalnızdım
Dağda da öyle, köyde de, şehirde de
Kimsenin duyamayacağı kadar yapayalnız
Çabuk öfkelenirken hem karanlığın bu hükmüne
Öfkem içimde kalırdı ve tüm dünya,
Tüm insanlığın gözleri üzerimde gibi
Gidip ağlayanların ellerinden tutardım.

Uzadıkça uzayan o *******imde, yaşlılar
Bu toprağın açları
Ve çocuklar çoğunlukla ellerinden tuttuğum
Bu çileli toprağın umutları
Desem erkenden yaşlanmışlar bu ak saçlılara
Daha doğru ya...
Yolum bitmezdi ömrümün tümünde
Ömrümün tümü, tüm renkleriyle gelirdi
Bir kaç saniyeden kısa bir zaman diliminde,
Yorgun düşerdim doğrulamayacak kadar yorgun
Dünyanın tüm derdi sanki dünden bugüne
Sanki omuzlarımda yükselmiş sıra sıra dağları
Oysa habersizdi dünya varlığımdan bile habersiz
Yalnızdım uzadıkça uzayan *******imde
Yapayalnız bir bilsen sevgili yurdum.

Ne evler yapardım köylerde o yıkılmış köy evlerinden
O terk edili taşlardan, ağaçlardan
Nice havuzlar o sahipsiz tarlaların üstünde
Ne ağaçlar dikerdim sıra sıra su yolunun ağzına
Ve sanki tüm meyvelerini bu dünyanın
Öteden beri bu toprakların o kendi cennetinde
Sonra kurumasınlar diye o ağaçlar
Ne arklar açardım bir bilsen, taş, yamaç demeden
Ve o uzadıkça uzayan *******imde ben
Ömrümden uzun o yapayalnız *******imde
Boş kalmazdım sevgili yurdum boş kalmazdım
Gözlerimi kapadığımda bir yıldız bulamazdım
Aydınlık değildi her yer bu zamanlarda
Karanlık ta değildi bilmez misin
Bir adım atardım öteden beri
Bir adım atardım ki
Otobüsün onbeş saatte gittiğini ben bir kaç adımla
Hem baka baka yollarına
Tadını çıkara çıkara, bu doğanın seyrinde
Tüm ayrıntılarıyla hem de o derin virajların
Gelmelerin, gitmelerin, akarsuların içinden
Kaza - belaların hepsini görürcesine
Uzadıkça uzayan *******imde, bir adım atardım.

O uzun *******imde yalnızken bir ağaç gibi
Yılmazdım o kasırgalar karşısında
Hep birşeyler çekerdi beni öteden beri
Kolumdan tutup çeker gibi
Öyle anlatamayacağım kadar sıcak bir o kadar da soğuk
Bir ömür gittiğim - geldiğim yerler
Bir ömür çilesini çektiğim sebepli sebepsiz
Açlık, yokluk en çokta hasret içinde
Saniyelerden kısa zamanlarda giderdim
Ölenler, o herşeyi erkenden tadanlar, yitirdiklerim
O güler yüzleriyle daima karşımda gülüşürlerdi
Gülüşleri sıcak, gözlerinde yıldız, yüzlerinde mavi
Yanaklarında çocukluk düşlerinden kalma mimikleri.

Uzadıkça uzayan o uzun *******imde
Sen habersizken benden
Çıkarıp atamazdım içimdekileri
O en karanlık zamanların bir olup vuruşlarını bile
İşkence tezgahlarında, kemiğimden sökemezdim.

Uzadıkça uzayan o uzun *******imde
Uzamış beyaz sakalıyla bastonsuz gezerdim diyar diyar
O kendi haline kalmış, habersizce kendi yolunda akan
Akarsuların üstünden geçerken bitmeyen *******imde.
Dönüp bentler kurardım de lo lo lo
Çatlamış toprakları Babamın elleri gibi
Sürerdim Babamın ellerine melhem sürercesine
Ömrümü kısaltan o saniyeler içinde.

Uzadıkça uzayan o uzun *******imde
Çıkıp dağların başına
Yalnız kalmış bir ağacın dibinde oturup
Toprağımı süzerdim senden, diğerlerinden uzakta
En keskin, en alımlı bakışlarımla
Ömrümü kısaltan o saniyeler içinde
Ömrüm uzardı bir anlasan, anlayabilsen bir
Kimseler duymaz kimseler görmezdi
Dikili bir kaç ağaç kol açarken diğerine
Ötede topraktan fışkıran bir parmak su
Ve gökyüzü mavi öteki iklimlere açılan kuşlarla dolu
Nerde olursam olayım oraya giderdi ayağım
Uzanırken de hep o ceviz ağacının altında
Sararmış otlar üzerine uzanır kuş sürüsüne dalardım
Dinlenirdim uzandıkça uzayan o *******imde
Bir kaç saniyeden kısa mavilikler içerken
O kuşların kanadından
Yeniden canlanırdım erkenden doğan bebek gibi.

Uzadıkça uzayan o uzun *******imde sen
Dinlenir sanırdın beni
Oysa ben ömrümce yorulmadığım kadar yorulurdum
Bir kaç saniyeden kısa zaman içinde
Farkına olmadan geçerken zaman
Yiyecekler tükendiğinde anlardım
Bir ömür akardı benden uzaklara o saniyeler içinde.

Çocukluğumdan hatırladıklarımla
En çok ta çocukluğumu severdim, nedendir bilmem
Hala da öyledir çocukluk hayellerim, mavi.
Hala bıyıklı birini gördüğümde
Benden büyük bilirim..

(Kaynak: Ezgilerde Kaldı Yüreğim 2. Kitap)

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #3
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Uzaklara Gitme

Elin eli mi değdi toprağa
Dağları gine sis kaplamış
Akan sular bulanmış
Kuş sürüsü dağılmış
Kuşlar gruplara ayrılmış.

Sahte yüzler gözden kaçmış
İç çekmeler mi kalır dostlara?

Gözler yorgun, sözcükler yorgun
Dil dudağın çatlağında gezerken
Düşen dişten mi sormuş dişin yerini?

Kaç zaman hikayesidir ki bu
Cürümünü vurup durur devrana.

Kaç kişi mangal yürek taşırdı? ...
Bu havalarda toruna kalacak gibi
Kırılan yüreğin yazamadığı
Diğçiği yanmış bir tüfekte
Odasının baş köşesinde asılı...
Göze gelirdi.

Dil kanmasaydı
Bağlanmasaydı
Gözü kulağı insanın
Bu geçiş zamanlarında
Kendinden uzağa mı düşerdi? ...

Zifiri karanlık, sular bulanıktır
Akmaz mı yüzünün boyası,
Düşmez mi maskesi
Duman, sis perdesi...

Yoksa, elini mi koyardı omzuna
Kanına girmezden önce? ...

(Ezgilerde Kaldı Yüreğim 2.Kitap)

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #4
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Üç Günlük Dünya

gün gelir dost, gün gelir
fazla uzak değil döneceği yer
öyle bir gün gelir ki dost
tokmakların sesi de kesilir

üç günlük dünya deyip de geçtiğin
ayak izlerinin ardından
dönüp bakarsın, suya yazmadıysan adını
ya da alıp götürmediyse birileri, sen yokken

bir gün yaşadıysan ne ala
şu üç günlük dünyada, ordan oraya
savrulduysan sararmış bir yaprak gibi
çileyle geçtiyse ömrün
ve hala hasretsen çocukluğun gibi
insanca yaşamaya...

elinden gelse durdurmak istersin zamanı
durdurup sil baştan her şeyi
ama her şeye yeniden başlamak için
gün gelir dost, öyle bir gün gelir ki
her şeyini dökersin ortaya
bir gün daha yaşamak pahasına da olsa
insanca

buğday ekmiştin oysa insanlar doysun diye
arpa ekmiştin atların için
çayır çimen biçmiştin koyun, keçi, inek için
sen onlara bakınca, onlar da sana bakardı ya
şimdi ne olmuştu da her şeye hasret kaldın
kendi toprağında bir ekmeğe muhtaç...

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #5
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Var Git Turnam, Var Git

var git turnam, var git
toz-duman içinde hava
ne atın izi, ne iti sor
çemberi yarma zamanı
sıra sende
oxuro xer, oxuro xer

içi çürümüş ağaçtan bil
öylesine söylenen sözleri
o anlamsız bakışları da
bekleme boy verir diye
gövdesinden kopan dalların

var git turnam, var git
teslim olmadan mevsime
mevsim ki düşkün
mevsim ki kanatır kanadını
üşürsün
sen üşürsen, ben donarım

var git turnam, var git
tekrarını kır bu ezberin
dağılsın sahte gülüşler, dostluklar da
parmak ucundan dokunmalar
iki yüzlü, tutmalar elini
olmaz olsun

var git turnam, var git
siyah-beyaz değil dünya
burda karanlık sarmış her yanı
aşınca bu şehri görünür dağlar
ve yıldızlar altında uzanan deniz
kucaklar seni, mavi gülüşlü

şehir ki köylünün elinde
köylü imamın önünde el-pençe
imam bildiğini bir ömür
kazıtmak için benliğe
tekrarlayıp duruyor sözünü

var git turnam, var git
yeni doğumları muştula yarına
yarın
iki kanat vuruşun kadar
yakındır gözlerine
gözlerinde bebek gülüşü
gözlerinde ışık, gözlerinde umut bebeğin
toprağa düşen bir buğday tanesi gözlerin
damarından beslesin başağı

var git turnam, var git
bekleyip öldürme zamanını
bir beyin fermanı ağır gelir burda
de ki
ayakları üstünde duramayanın
yıkımdan öte olmaz ki işi

var git turnam, var git
bir şafak vaktinde birgün
güneşi karşılayan yıldızın altında
küt küt atınca yürekler
gelir bulurlar izini

var git turnam, var git
bu şehre büyük geldi kanadın
bu şehre ağırsın sen
ezikliğim, suskunluğum bundan
bilesin turnam, bilesin

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #6
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ve Tanrı Ağlamasını Öğretti

birkaç kişi vardı yan yana
doğurduklarında tanrıyı
önce koruma, sonra elçileri oldular
bir edip uçurduklarında
henüz keşfedilmemişti gökyüzü
emirlerini bıraktıkları yerlerde
dönüp paylarını aldılar

görünmez görünür olduğunda
gür ormanın örttüğü
en yüksek dağları seçilirdi
sayıları çoğalırken atlıların
sınırları ayrılırdı ortadan
karışmasın diye çıkarları
ve erkin korunması adına
ordudan orduya gidildi

ordular, karşı orduları beslediğinde
boğaz boğaza kılıçları biçildi
iktidar adına
bezlere semboller çizildiğinde
kiminin sınırları daralır
kiminin ordusu büyürdü

işle ev arasında dönüp duranlar
erkin önünde koşulsuz diz çöktüler
diz çökmeyenlerin kellesi
bir bir tanıtılırdı meydanlarda
böyle geliyordu yasalar

korkuyla büyürken nesiller
kurallara, kuralları bindirdiler
daha ince dokunmuş
ayrıntılar hesaplanmış olarak
ne olduysa asilere
kanatlandırıp uçurduklarında
uçaklar, füzeler yoktu henüz

tanrı, kula ağlamasını öğrettiğinde
kul yalvarmasını öğreniyordu
güneş, gülmesini öğretirken doğaya
su, arınmasını günahlarından
ve toprak, bütünleşmesini insanın

ve insan, bencilleşiyordu durmadan
törelerinden kalma hastalıklarıyla
tanrının önünde zenginler boy verirken
kıt kanat geçinen yoksullar
sınırlarını dinamitliyordu onların

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #7
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ve Tanrı Azrail’i Öğretti

Azrail de bir melekti
kocaman iri gözleri
ve kanatları vardı bembeyaz
keskin bilenmiş
o ışıldayan tırpanlarıyla
ve hançerleri vardı onların
resm’edilmiş

gözlerini getirdiğinde gözlerine
ya son nefesindi senin
ya da ona yakın bir yerde
ortadan parçalanırken kalbin
senin Azrail'in benim diyordu

dolmuştu vaden, dolmuştu
ne yaşının önemi
ne yaşayışın anlamlıydı
güçlü parmaklarıyla bedenden
koparıp alırken canını

arkasında safa duranlar
tanrının kulu demekten
ve helal etmekten başka hakkını
ellerini açıp
yüzlerine sürerdi ellerini
ve Azrail çekip giderdi o zaman

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #8
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ve Tanrı Cehennemi Öğretti

gidenlerin gelmediği
demir parmaklı kapısının açık
ve büyük kazanların kurulduğu
ateşten yerlerdi
cehennemin yolunda düşenler
düştükleri yerde kaldılar
kaldıran olmadı

kapısında bir zebani, asırlardır
elinde mızrak
ve pos bıyıklarıyla
dişlerini sıkıyordu
son kontrol noktasında
ve inceden inceye sorgularken
kabaran dosyaya düşüyordu notu
ve üst üste yığılan suçlular
ateşi gürletirdi durmadan

yeri bilinmez, gizli bölmeleri vardı
mutlu azınlığın elinde
iki metre derin…
ve bereketli topraklardan
uzak mıydı kim bilir, yoksa yakın mı

karanlıkta kalırdı
dönüp geleni olmazdı kapısından
su görmezdi yoluna döşenen taşları
dumanı tütmeyen ateşin…
ve büyük, ve alevden çukurları vardı
yandıkça dibini eşen
zindana benziyordu kapısı
ve zindan başının işi
tanrıya sadık kalmaktı

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:34 PM   #9
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ve Tanrı Cenneti Öğretti

hurilerin dört gözle beklediği
çift kanatlı, şifreli kapısı vardı
tanrının sadık kullarına açılmış
bolluk, bereket içinde
türlü türlü meyvenin olduğu
tadına doymaya dikilmişti

niyet edenleri ılık suda
temizlemeye çalışırdı bir mılla
gidenler dönmedi
Adem ile Havva’nın dışında
bol güneşli diyorlardı
sarı-yeşil başaklar
ve anadan doğma yürürdü insan
dünyadakinin aksine
kavgasızdı yemişlerin altı
uzun sarı saçları
ve renk renk gözleri vardı
huzura erişenlerin

ölüme yakınlaştıkça kulları
üst üste binen günahları
bir bir indirmek için sırtından
keşfedilmemiş yollara girdiler

ve huriler
içinden mi seçilirdi gidenlerin
yerlileri miydi, bilinmez
erkenden sıraya girenler
çeşit çeşit rüyaları hayra yorar
içi buruk, dualarını okurlardı
günahlarının farkına varanlar
gizli gizli yalvarırlardı
ulaşmak için cennetin yoluna

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-27-2008, 05:35 PM   #10
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 58001
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ve Tanrı Meleği Öğretti

iyi haberlerini versin diye
gökyüzünün derinliğinden
tanrının eliyle

ve melekler kanatlı görünürdü
iyi ve kötü huyluydular
sağ ve sol omuzlarda
ve kanatlarında beyaz
ve pürüzsüz yüzleri vardı
kimsenin dil uzatamayacağı

seslerinde bir doyum
her dilden anlaşılan yüceliğin
kayıtsız, şartsız tılsımı
yola getirmesini bilirlerdi

ve melekler bebelerin yüzlerinde
mazlumca gezinirdi
ki bebek iken ölenler kavuşmak için meleğe
günahsız deyip gömülürdü toprağa
ve arkasından
mavi uçmak için gökyüzünde
sel olup akardı gözyaşları
annelerinin

Ercan Cengiz
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:13 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.