![]() |
|
|
#801 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne hüzün ki nedamet akışında ki acıda!
Gitmişti ellerimden artık sıcak akışın Tebessüm içinde eksilmedi o bakışın Artık yalnızlığın vazgeçilmezi adıyım Kaldırımların arkadaşı bir ayazdayım Sokak lambaları dahi o kadar silik ki Fersiz ışıklar buğulu olan akşamlarda Sensiz yaşayacağım her anlamsızlıkta Yorgun adımlarım halde bakındıklarım Neyleyim ki artık sen sessiz izlerinle Halime nakşeden her güzel hislerinle Kederlerimi terennüm ettiğim nispetle Sana olan hasretim melalimdeki selde Bir kayboluş bestesini yapmak isterim Nağmelerde aksedecek eşiz güzelliğin Seninle mutmain bulunduğum naifliğin Gök mavisinden öyle uzanan asudeliğin Ne çare her yutkunuşumda yoksun işte Bütün benliğimle bilincimde ki meşkinle Seyir içinde melülleşen sana hasretimle Bir hederliğin zilletinde kalan nefesimle Yoksun arzda bulunmayacak kalacaksın Bir ürpertiyi yaşayacak donup kalacaksın Aranacaksın etrafından medet umacaksın Yalnız kalacak nefsinle baş başa olacaksın Her kim bir hedefe kilitlenirse niyetlenirse Tefekkür ahengiyle o hislerini yönlendirirse İdrakin ne kadar elzem olduğunu öğrenirse Mazisinden nasiplenir ati için gayret ederse Kimler kalan izler neyi götürebildiler tendiler Geldiler habersizdiler o ahit için cehte girdiler Tercihlerinde serbestliğin hükmünü sürdüler Avuntular içinde keş kelerle zamanı geçirdiler Kim kalacak ki mekânı arzda aşk haşr olacak Sevdalar bir anlam içinde gaye için buluşacak Kim kimden sorulacak o hesap ki ne şaşılacak Her bir nefs başının çaresine bakarak aranacak Rahmetin sebebi mananın ahengi gülün eşsizi Efendilerin efendisi ümmeti için nefeslenen eri Kutlu peygamberi aşk için serdettiği o saadeti Ne kadar özledim ümmeti bulunduğum güzelliği Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#802 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne isteniyorsa!
Sen Ne yapardın söyle Benim gibi iki arada bir derede kalırsan Yukarıya baksan, Aşağıda aransan, ayalinden Medet umarak Gözlerine baksan da bir şey Çıkmıyor anlaşılmadıktan sonra Yıllara Hasrettiği sevgisini Oğluna sunarken anneler Çektiklerini de bir bir sinelere işliyordu Arada bir sakın ha Elkızına beni asla ezdirme diye Bir zamanların Elkızı olan anneler şimdilerde Bir zamanların hor ve hakir görülmüşlüğünü Saadet için Evlendirdiği ve mürüvvetini Görmek için yıllarca beklediği oğluna Eş olarak Nikâhladığı refikasına Ön tepkimelerini niyaz ediyordu Nihayetinde Anne değil miydi neyi Ve hangi tarafı tercih etmeliydi oğul Bir insanın Bilgisiz ve edepsiz olması kadar Başka bir fakirliği asla bulunamaz Böyle İnsanların Nefsi hevesleri nereye Meylediyorsa ve nelerden kuvvet buluyorsa Hırsın Ve hıncın Yanında huzur ve muhabbet Zedelenmesi ve böyle ortamlarda Hamasetin Payelenmesi çok acı bir şekilde Sinelere nakşederek ortaya çıkıyor Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#803 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar büyük bir gafletmiş meğer!
Sevmiştim bir kere mana derinliğini Mest ediyordu işleyerek halden içeri Nutkum kesildi şevkim devrana girdi Öğüttü sanki bir değirmen emsaliydi Tutamadım kendimi serdettim halimi Nereden bilirdim sevdanın hazin dilini Gönül ne ki aşk manimi kim bilecek ki Duymak ne yazar idrak kimilerin derdi Ne kadar mutazarrır olmuştu halimden Şaşkınlığı tuttu anlıyordum melalinden Hiddet sermayesi haykırıyor ki sineden Ne gelir ki elden arlanmak şu halimden Ne büyük bir hata içine dalmıştım meğer Aşk olsa ne çıkar gönül denkliğinde efkâr Hazan ki melale ağlar yaprak hale bakar Sevda nasip olacaksa akar sinem ki ağlar Kapattım sayfayı halimden arta kalanları Derledim işte ayalim için ibret halkalarını Düştüğüm çukurları göremediğim fakları Alay konusu aşkları acınan gönül yarasını Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#804 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar hazin bir uğraşın içinde olduklarını bir bilseler!
Ne hazindir ki bazı kimseler mukallitliği hala bir telakki zannetmekteler. Mefkûre hazzına vakıf olmadıkları sürece bu illet hastalık onları yalnız bırakmayacaklardır. Hala zannın “ön” takısıyla sefih bir hal ile yaşamaktalar. Dayatma egolarını salgılarken güya bazı mahfillere hizmet gayretin delerdir. Kişiliğini beyan ederlerken, kimliğin sığlığında koruma aracı lükslerinden taviz vermezler. Aidiyetin ne olduğunu bilmek bunlar için sadece gereksiz bir bölümdür. Vicdan yalnızca kanaatin sürümü olmak durumunda anlaşılır. İzimler en değerli sığınaklarıdır, onlarsız bir hayat anlamlı olmayandır. Din zihinleri uyuşturan bir afyon durumunda anlaşılır. Kişi sadece vicdanı ölçüsünde bunu yaşaya biliri salgılarlar. Ne ariften ne abitten ve ne de erenden hiç haz almazlar. Dini mübin için, bir çöl kanunu diyebilecek kadar zihin ve sinelerini parselleştiren bu sefih hezeyan tacirleri, Yılarca narkozda kaldıkları kültür yozlaşması karşısında, savunma hassasiyetinde şekillenen biçarelerdir. Gönlü, kalbi, ruhu ve vicdanı sadede yürek telakkisinde yorumlayan dolayısıyla hayata, aşka ve sevdaya keyfiyet mantığında değerlendirenlerdir. Gariptir ki bizzat kandırılan oldukları halde, takiyyeler sebebiyle münevverliği kimseye kaptırmak isterler. Kendileri gibi düşünmeyen insanları kandırılan, aldatılan göre bilecek kadar zillet içinde kalmaktan asla kaçınmazlar. Diplomaları en büyük payeleridir. Bu necip millet her seferinde bir ders verse de bu kez aziz milletin cahilliğinden dem vurmaya başlarlar. Sosyolojik olarak her dönemlerinde ağır bir sarsıntı yaşadıklarını nara atarak atlatmaya gayret ederler. Din adına, Allahın rızası doğrultusunda canını feda edecek kadar hanif olan canları bir zavallı olarak değerlendirmekten asla kaçınmazlar. Üstelik bu garipliklerini serde derken bu milletin âli menfaatlerinin en fanatik savunuculuğunu kimselere bırakamazlar. Zaten bu maksada binaen bu aziz milleti keriz, devleti de deniz anlayışıyla sürekli soymayı bağışıklık kazanan bir hastalık vuzuhuyla başarırlar. Sanki akortsuz bir saz misali kulağı cırmalayan hezeyanlarını bir orkestra savıyla adlandırarak zavallılıklarını alalamaya gayret ederler. Mümin, mücahit, mücahide sıfatları yalnızca kandırılmış insanlarındır anlayışından asla vazgeçemezler. Atatürk haricinde hiçbir lider şayet solcu, komünist veya ateist değilse hiçbir önemi olmayan maşalar anlayışına saplanırlar. Bir canın emanetçisi olarak, inancım için feda olacak kadar basiretli değil isem bu akidenin hiçbir faydası olmayacağına inanırım. Müminler yaşamak ve yaşatmak için hizmet telakkisinde olan, evrensel mesajla donatılan ve rahmet peygamberini bir önder olarak gören kutlu insanlardır. Asırlarca izmleri ihdas ederek inananları sömüren ve nifak tohumlarını zerk ederek Bir zavallı konuma düşüren başta Siyonizm ve onun şubeleri konumunda bulunan müstekbirler, En hazin ki tağuti emellerini Müslümanlar üzerinde yıllarca Uygulayarak birbirlerine düşürdüler. Kur’anı kerimle bağlantılarını keserek sürekli israliyet zerk ederek hikâye ve masallarla uyuttular. Bu emellerine milletin içinden seçtikleri mukallitlerle başardılar. Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#805 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar hazin!
Ne kadar Meşgul olursam olayım Duyduğum bir ilahi davet mesh ediyor Duruyorum Arkama yaslanarak Şöyle bir derinlere doğru yöneliyorum Kendimle Ne kadar uzaklığım Ruhi iklimde yalnızlığım hicranı diliyor İradem Varken, sırat aşikârken Yozluğun solgunluğu halimi bitap ediyor Ne deyim Ben kime ne söyleyim Kendi dertlerimle içselliğimde ne fakirim Düşünmek Yetmiyor, cazibe gerekiyor İdrak için müşahhaslık derdi kesbe diyor Çağırıyor Lakin bahaneler ağır basıyor Avuntular maslahatı kalbimi hep karartıyor Nerede Duruşuyla salınan şecaat Kat kat takiyyelerde fecaat kalbi muarız hat Oysaki Gitmek için gelmiştik Şimdilerde hiç gitmemek için sanki kavilleştik Serkeştik Halimizde netleşti Herkesin kalbinde yeniden dertler sökün etti Hevesler Nefsin cazibesinde renklendi Kul olmak natürel hale geldi nostalji güzellikti Evet Bende bir kulum lakin Umutların kuraklığında muğlak bir yolcuyum Sanki Fevkalade bir vukuatım İdraki öteleyen hissiz kalbin sahibi hancıyım Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#806 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar tehir edeceksin!
Dalma Artık sende derinliğe Ömrün nihayetinde ki ürpertilerle Aşkın Sevda sahilinde Umutların rengârenk çiçekler içinde Ömür İnsana hasredilirken Muvazenesiz tercihler olmaz aşk için Düşünmek Gönül iklimine girmek Vefayı önceleyerek sevgiyi yeşertmek Akla gelen Her şeyi yersiz yurtsuz Mizandan korkusuz, akılsız izansız dileme Sen senden Ben enaniyetimde ki enlerden Kalbim tuğyan ve şirkten arî olmadan gitme Sevmek haksa Aşk sabrın yatağında aranacaksa Vuslat anlamlı yaşamak için nefse ruhsatsa Hak yakmaz Cehennem seni asla anmaz Zebaniler senin hasretinle suhulet bulmaz Ecirlerin Niyetinde ki esrarın İhsandan maada hezeyanın seni yakacaktır Kulluğu bilmezsen İnsanlık erdeminden nasipsizsen Kalbi muhabbetten bedevi kimliğinde isen Şefkati öncelemeden Himmetini ihtiyaçlıya hasretmeden Rızanın demiyle nefeslenmeden göçer isen Nafile umutla Hesapsız olan avuntularınla Nefsin vukuatında, hayatın serencamında İbretsiz yozluğa Reddi mirasçılığın mahkûmluğuna İcbar edilen o hezeyanların duvarlarında Sen asla ağıt yakma Arkana dönüp te gelen var mı sanma Sen hilkatin yolculuğunda, vebalin yanında Kabrin safi toprak Dört duvar arasında sana yok rahat Mazine eğil de şöyle bir bak, ölüm hakikat Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#807 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar üzülmüştüm!
Ne bilirdik ki! Nereden bilecektik! Onca zaman çocukluğun heyecanıyla bir oyana bir buyana koşardık. Var gücümüzle, dilediğimizce yorulana kadar oyunların renginde nefeslenerek takati bitirecektik. Bakir olan hislerimiz kendince denenerek halin dilinde bir tecrübe edilecekti. İlk güven payemiz… En sevdiğimiz… Annemiz, babamız… Ancak onların güvenliğinde esenliğe kapı aralayanlarız… Hilkatin ezel kokusunda bezenirken kaldığımız çaresizliğimiz… Bir sabi olarak filizlenmek üzere renklerdi dilediğimiz… Bir emanet hüviyetinde ki mahfuz olunan güzelliğimiz… Bir buse bahşetmek için beklendiğimiz… Şefkat ikliminde nefeslerimizi serdettiğimiz… Gözyaşlarımızı dilediğimizce teklifsiz sarf etiğimiz… Sanki etrafımızda bulunan her can… Himmet etmek için çare arayan kanlardı… Bizim için varlıklarını feda etmeye hazır olanlardı… Bazen onlarda naçarlığı yaşamak zorunda kalırlardı. Ne yapsalardı, şartlara uymak orunlulukları kucaklarındaydı. Yokluk her bir yanı sarmış, afetin eşiğinde soluklanan canlardı… Her ne kadar çok arzu etseler de… Bütçe denen, ekonomiyi adeta hıfzettiren o realite… Canları bezdiren, sabrı deldiren, çile yumağı biriktirendi… Anneler çaresiz yutkunurken… Babalar hiddeti nameleştirirken… Anılar satırlar halinde terennüm edilirken… Mazi sayfaları bir bir açılırken… Sevgi tozlu rafların arasında saklı kitabelerde okunurken… Atiye gönderile her nefes kokusunda bir hicran nakaratı vardı… Yıllar bizim fark etmemizi bekler mi? Geçiyordu zaman bitiyordu doğan her an… Katrelerde aranan bir heyecan içinde umut bağlanan… İlk giydiğim pantolondu! Hiç unutamam… O günler, sevgiye hasretti! Sanki gönüllerde, şefkat tükenmişti… Hiçbir masrafı olmamasına rağmen! Her nedense esirgenirdi bizlerden, onu ikram etmekten… Bahşedeni bilmekten, tefekkürün güzelliğinde nazar etmekten… Kıyafetlerimiz temiz, lakin yamalıklı olurdu! Yalın ayak gezmek, zorunluluğumuz vardı! Varsa şayet bir uzun don, bizler için büyük bir ikramdı! Büyükbabamların bir bahçesi vardı… Yıllara sâri ağaçlar ve envayı çeşit meyveleri bulunurdu. Ancak onları yemek, dilediğinde gölgelenmek kolay mıydı? Anneanne diyorduk, her aklımıza geldiğinde… Büyüklüğün harcı olan sevgiyi arıyorduk bakınıyorduk… Analık olduğundan mıdır, sevgiye yabancılığından mıdır bilinmez! Asla bizleri yaklaştırmıyordu! Ağaçlardaki meyveler bize, biz ise bir umut içinde çare, arardık! Yere düşen, kurtlu meyveyi dahi almayı başaramazdık! Çünkü anneannem, ağacın etrafını süpürürdü izleri takip etmek için! Ben yine çaresiz kalırdım… Ne yapayım başka bahçelerden ikramlaşırdım! Kimselerin olmadığı bir vakit, ağaçlara dalardım! Telaş içinde, ne kadar toplarsam, süratle uzaklaşırdım! Başka mekânlarda uygulardım, şikâyete kapalıydım! Çünkü annem, çok fena döverdi, oklavayı her şekilde denerdi! Naylon terlikle vurarak, her tarafımı alalardı! Yemek istediğimi, meyveye hasret kaldığımı! Katiyen söyleyemezdim, annem zaten mağdurdu! Hem babalık ve hem de annelik yapmaya çalışıyordu! Beş günlükken annesiz kalmış, üç analıkla yaşamış! Neler gelmemiş ki başına, kolumu kırılmamış! Kafası mı yarılmamış, aç mı bırakılmamış! Odunu geç getirdin diye, sırtı ateşle dağlanmış! Anne fanilam kirleniyor diyince, keser darbesi almış! Kime ne söyleyeyim, derdimi kimlere açayım! Allaha bir İnancımız varmış, sadece onunla paylaşırdık! Babama çalıştığı işyerinden, adi bir kumaş vermişler! Annemler sağ olsun, sana bir pantolon dikelim dediler! Öyle bir sevinmiştim ki, dünyalara değişmezdim! İlk defa, bana özel bir şey yapılıyordu, kolay mı? Nihayet, pantolonu giymek kısmet oldu yakıştı! Sevincimi paylaşmalıydım, evde kalamazdım! Dışarıya fırladım, arkadaşlarıma gururla anlattım! Arkadaşlar, Sümer’in bahçesine gideceğiz dediler! Haydi, gidelim diye ısrar ettiler, dayanamadım! Onlara katıldım, tel örgülerden geçtik ve ağaca çıktık! Bekçi geliyor deyince, atladık kaçmaya çalıştık! Bekçiden kurtulmak için, tel örgüden geçmeliydim! Tam geçiyordum ki, duyduğum bir sesle sarsıldım! İlk özel pantolonum, tele takılmış ve parçalanmıştı! Orda yıkıldım, pantolonum değil, yüreğim yırtılmıştı! Bir korku armış, benliğimi kuşatarak çaresiz bırakmıştı… Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#808 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar zarifsiniz…
“Mustafa ağabey şiirlerinizi keyifle takip ediyorum. Diğer edebiyat-şiir içerikli site ve forumlarda yüzlerce, hatta binlerce şiiriniz var, oralarda da epeydir okuyorum sizi. Şiir severlerin son derece samimi ifadelerle sizi takdir ettiklerini de biliyorum. Bunu hak ediyorsunuz. Alçak gönüllü ve kibar bir insansınız, gönül ehlindensiniz. Yazmaya devam edin lütfen. Saygılar sunuyorum efendim. (türkü yürekli) Kalbinizin Güzelliğini aksettiriyorsunuz Kelamınızın naifliğiyle ve lütfettiğiniz hamiyetinizle... Yılara sâri Sükûnluğumu ömrümün son Demlerinde ve sizlerin hoş görüsüyle paylaşıyorum... Derdim, Halime nakşeden ve hicranımla Demlenen meramı halimi hizmet telakkisiyle yazmaktır... Edebiyat Dünyasının zenginliği ve değerli Nefesleri bilmeme rağmen ne yapalım ki başlamıştık... Edebi hiç bir Sıfatım ve vasfım olmamasına Rağmen, yalnızca konuşma diliyle gayret ediyorum... Ritmik değerleri Ve ölçüleri, kuralarıyla yazmak Hevesini, ne derler vehmini hiç dikkate almıyordum... Nasıl hissediyorsam, Anladığımla her an yaşıyorsam, Mizan için kaygı duyuyorsam evet konuşmalıydım… Dostluk için, Muhabbetin asudeliğinde Nefeslenmek için şekliyete hiç bulaşmadan yazmalıydım... Muhakkak ki Kalbi fakirliğimi, fikri sığlığımı, hamiyet Yozluğumu bilerek, naif nefeslere uzanmayı diliyordum… Onların niyazları Ve çok değerli katkılarıyla Ancak ruhi enginliğe uzanmak için gayreti serdedendim… Yoksa sizin gibi Çok değerli bir nefesi nasıl Tanıma şerefine erişirdim ve bu manada soyut halleşirdim. Gün içinde Halimde bir mahzunluğun izleriyle Nefesleniyordum, ne vakit sizi ve değerli kelamınızla karşılaşınca Okuma fırsatına Eriştim, öncelikle Cenabı Hakka Şükrettim ve hususen siz ve ayaliniz için niyazın gereğini ifa ettim Efendim Çok teşekkürler ediyorum, Sayenizde sürurumu ifade ediyorum Muhabbetle selam eğliyorum ve hürmetlerimi arz ediyorum... Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#809 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kadar!
Seherin İlk yansımaları Hissiyatıma Nüfus ediyordu Beynim Henüz onarım Yapamamış olmalı ki Göz kapaklarım Açılmak bilmiyordu Akşamdan sanki Bir daha elime hiç Geçmeyecekmiş gibi Tıkındığım nimetlerin hatırı Kimi Merak edeceğim Kaygısının Hiç bulunmaması Garlarda Sabahlayanları Otogarları Mekân tutanları Çaresizliği yaşayanları Ocağı tütmeyen Hastalıktan kıvranan Hastane odalarında Can çekiştiren nefesleri Anmak istemiyordum Bedenimde Mevcut takat varken, Cebimde Harcayacağım dururken Bütün odalar Sıcaktan bunaltırken Başkaları olanlar Hayır, hasenata muhtaçlılar Nefsimi cezp etmiyordu Ekranlara da Karşılaşırsam şayet Kanal değiştiriyordum. Çocukluğumdan beri Telkin o edilen sesleri Hala duyar gibiyim Her camiye gidişimde Cuma günleri Muhakkak ki hutbeden Bir yardım çağrısı yapılır Camilerden Ayakkabılar çalınır Namaz esnasında unutulan Telefonlar konser verirler Cami imamı sanki Namaz kıldırma memuru Aç açıkta kalmak kim bilir Ki onun ne kadar sorunu Derken Telefon alarmı Çalmaya başlıyor Dört kat tenin Kuşattığım bedene Beden içinde gizlenen Muazzam değere Canı bahşeden O kudrete Beden içinde Muhkem olan kalbe Ne kadar Duyarsız kalmalıydım Ben aşkı Nerede aramalıydım Uykudan kaçmalıydım Mideyi doldurmamalıydım Bilerek tercihi Girdap içinde ki anı Biçare ürperti soluyanı Halimle görebilmeliydim Sahi ben kimim Kimliksiz bir âdem miyim Kulluk noktasında ki şevkim Tamahkârlık Noktasındaki gayretim Heveslerimdeki azmim Zevklerimde ki desiselerim Ben sahiden âdem miyim Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#810 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57963
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Ne kaldı ardın sıra!
Artık Senden kalanı Hissetmeden göçüp gitsem de Yılların Halimde açtığı Yarayı sessizliğimde içsem de Ağaran Saçlarım tükense Tenim hasretin çilesine ersede Sevda Ram olunmayan vefa Ömrün sayfasını tek tek dizse de Aşkın Kelimelerde zikredilse Silinmeyenlerin gönülde tek filizse Nağmeler Senin için güfteyse Umut kalbin yekparesinde kalınca Can ızdırabı Kan heyecanı soluyunca Yalnızlık ayazları halimi kuşatınca Yaşamak Mütemadiyen uyumak Düşlerin esenliğinde seni anmak Anlatamadan Hiç anlaşılmadan bakmak Kaldırımların efkârında solumak Sokaklarda Yalnız dolaşmak Muhabbet için kuraklığı anmak Sevgili Halin şevk gülü Kokuların içinde edeple süzüleni Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|