![]() |
|
|
#7 |
|
Forum Kalfası
![]() Üyelik Tarihi: Dec 2005
Konum: BeyCoast
Mesajlar: 7,003
Teşekkür Etme: 26 Thanked 333 Times in 269 Posts
Üye No: 4853
İtibar Gücü: 3039
Rep Puanı : 16800
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
İnsan organizması, dış dünyadan gelen uyarıcıları pasif olarak kodlayan ve gelen
mesajlara aynı anlamları veren otomatik aygıtlar değildir. Gelen mesajların (Uyarıcı) anlamları, bireylerin deneyimine, kronolojik yaşına toplumsal statüsüne vb. bağlı olduğu kadar, temel belirleyici, söz konusu anılan determinantların ürünü de olsa, bireyin özgün zihinsel yapısıdır (Lane, 1964, S. 23 – 28) Algı psikolojisi, günlük yaşamın her anında, sürekli olarak uyaran bombardımanı altında olduğumuzu uyarıcıdan gelen özellikler ve kendi özelliklerimize göre söz konusu uyaranları seçip, algıladığımızı bildirmektedir. Algısal süreçte, algısal kayıp ve çarpıtmanın kaçınılmazlığı bir yana, özellikle kültürel niteliklerimiz, algısal yapılandırmamızı doğrudan göstereceğimiz tepkileri ise dolaylı olarak belirler. Yaklaşık aynı şiddetteki bir uyaran arasından, niçin özellikle bazılarına ilgiliyiz ? Bu olgunun bir nedeni içinde bulunulan kültürel yapının özellikleri ise diğer bir nedeni, bireyin bir biçimde oluşturduğu, büyük oranda öğrenmelerinin ürünü olan, sistemli yargılar bütünü; “Felsefi görüşü”dür. Bireyin “Felsefi yapısı” olarak adlandırılan değer temelli bu mantık sistemi, kendi içinde şu yada bu düzeyde tutarlıdır (Lane, 1964, S. 30). Sistem içerisinde tutarsız olarak görülen öğeler (Tutumlar, inançlar, değer yargıları) bireyin özgün değerlendirmesiyle, birbirleriyle ilişkisiz görülerek tutarlı mantık sistemi korunmaya çalışılır. Hem nedenlerde, hem de nedenin gelişim sürecinde, davranışların çok boyutlu ve sürekli bir değişim halinde olduğu hatırlanmalıdır. Bilimsel tutumun bir gerekliliği olarak, (Mutlaklık ve değişmezliğe inanmayarak), madde ve olgular için değişim ve ardıllığın esas olduğuna inanıyorsak, söz konusu çoklu nedensellik ve değişim süreci içerisinde insan davranışlarını verilendirip yargılayabilir. Bunu sağlamak için, her bilimde olduğu gibi psikolojide de özgün araştırma yöntemleri geliştirilmiştir. Bilimsel çalışma dinamik olduğu kadar şaşırtıcı, bazen de çelişkili bir eylemdir. Gözlem, açıklama ve anlama arasında sürekli bir etkileşim söz konusudur. Bu nedenle bir defaya özgü değerlendirme, olgunun bilimsel açıklaması için yeterli değildir.
__________________
M@D_VIPer Nickten Öte..Bir Markadır... Her Gidişin Bir Dönüşü,Her Bitişin Bir Başlangıcı Vardır..!!! |
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bayernliler'e ''davranış kataloğu''! | styla45 | Dünya Ve Avrupa | 0 | 07-04-2009 06:16 PM |
| Davranış Stilleri | GooD aNd EvıL | Felsefe-Psikoloji | 0 | 04-25-2009 01:09 PM |
| Davranış Senaryoları | GooD aNd EvıL | Felsefe-Psikoloji | 0 | 04-25-2009 01:09 PM |
| Mrsiç'ten örnek davranış | KoJiRo | Eskiler (Arşiv) | 0 | 10-23-2007 09:57 AM |
| Koray'dan örnek davranış | CaKaLBoT | Eskiler (Arşiv) | 3 | 09-29-2006 08:18 PM |