![]() |
|
|
#16 |
|
Administrator
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,106
Teşekkür Etme: 20 Thanked 155 Times in 28 Posts
Üye No: 1
İtibar Gücü: 70000
Rep Puanı : 434913
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet :
Ünvan : Admin
|
Aşık Geyrani
1914-1987. Artvin’in Yukarı Hod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. Asıl adı Şamili Işıkdemir’dir. Aşıklık geleneğini babasından öğrendi. Henüz birkaç aylıkken 1. Dünya Savaşı (1914-1918) dönemindeki seferberlik sırasında ailesi Beyşehir’e göçtü. Savaş sonunda da yeniden geri döndüler. Aşık Geyrani, şiirlerinde zaman zaman adını kullandığından dolayı Hodlu Şamili’yle karıştırılmaması için Küçük Şamili olarak da anıldı. Ömrünün önemli bir kısmı gurbette geçti. Bundan dolayı hem ayrılık hem de gördüğü yerlere ilişkin düşüncelerini dile getirdi. Babası Aşık Heyrani ile olduğu gibi, küçük kardeşi Geylani mahlaslı Ali ile de deyişmelerde bulundu. Şiirlerinde sevgiden tasavvufa dek çeşitli konuları işleyen Küçük Şamili, köyünde öldü ve orada toprağa verildi. Eserlerinin birçoğu yitip giden Geyrani’ye ilişkin Mehmet Koç’un »Hodlu Halk Ozanları ve Kalem Şueraları« adlı kitabıyla Osman İlker’in Aşağı ve Yukarı Maden köylerine ilişkin yaptığı araştırmalarında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Olur Ezel bahar yaz ayları gelende Evvel bizim bağın gülü hoş olur Aşık maşukundan ayrı kalanda Korkarım ki dertten derde düş olur Dert elinden derde kalan çöllerde Dediler bahardır bizim yerlerde Ben sılada yarim gurbet ellerde Gözlerimden akan kanlı yaş olur Telli turnam nazlı yari bulasın Şamil´in ahvalin haber veresin Geri dönüp bizim ele gelesin Gider ezel bahar yine kış olur |
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|