![]() |
|
|
#11 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57961
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Şehri Anlatmak
Bir şehri anlatmak Ancak ağlayarak mümkündür. Ve her şehrin öyküsü Biraz kendine küskün, Üzgündür. İstanbul; Anlatılması en zor Anlatılmazı en çok şehir. Ama hiçbirşey imkansız değil Anlatılabilinir. Çözüm: Ağlamak, daha çok ağlamak. Bir nehir kadar ağlasam, yeter miki? ^^Dertli şehir, derdim şehir^^, der; Benim gibi içinde saklı kalmış Var ile yok arası her şair. Yeter miki? Bir deniz kadar ağlasam Yağmur yağsam, gökyüzü gibi ağlasam. Vurulmuş şehir! Gönlüm misali yaralı şehir! Yeter mi? Kanımı akıtsam, damlatsam taşına toprağına Seni doyasıya anlatmaya yeter mi? Kaldırımlarında yıllanmış ayak izleri Kaldırımlarında ezilmişliğin, yenilmişliğin resmi. İnan, ömrümce yürüsem kadırımlarında, yorulmam Bilirim yıpranan, tükenen hep sensin İstanbul. Kimbilir nice aşklar yaşanmıştır, tarihin boyuca. Kimisi öpebilmiştir sevdiğinin alnından Kimisi ölüp gitmiştir bu uğurda. Kimisi de seni terketmiştir aslında kendine kızıpta. İstanbul; Aşkı sonsuza dek gururla temsil edecek şehir. İstanbul; Aşkını sonsuza dek bizlerden gizleyecek şehir. Hatırlar mısın? Gençtim, deli fişektim Caddelerinden rengarenk geçerdim Henüz böylesi kararmamış, solmamıştım. İşte o zamanlar Ateşten gömlek giyinip, yanarcasına Dünyalar güzeli bir kızı sevmiştim. Düşünüyorum da ne unutulmaz günlerdi Şimdi öyle uzak ki o günler Düşündükçe; Kahrımdan, mazi köprülerinden düşerim. Parklarında oturur, saatlerce konuşurduk Çeşmelerinden birbirimizin avuçlarından su içer Birbirimize olan susuzluğumuzu gidermek için de En tenha yerlerini seçerdik. Yüzünde oluşacak bir küçük gülümseme için Bahçelerinden yüzlerce gül kopartır Ellerimden ellerine verirdim. En sevdiği tatlı dondurmaydı O yaladıkça dondurmasını sanki ben erirdim. Herşey güzel gidiyordu hayatımızda Ta ki o bizi bizden eden, beni benden eden güne kadar. Koklamaya doyamadığım çiçeğim, gözlerimin önünde solmuştu. Yanık bir türkü gibi, acı acı gelmişti ölüm. Şeytan arabasına binmiş, şeytancasına onu ezmişti. Kollarımın arasındayken bana sonbakışı ^^Üzülme^^, der gibiydi An kadar kısa sürdü. Nasıl üzülmezdim, nasıl delirmezdim Önüne geçememiştim gülümün Önüne geçememiştim ölümün Önüne geçememiştim zamanın Ahh! Geç kalmıştım. Yüreğimin ortasına yumruk yemiş, yere serilmiştim. Kalp çıkmazım, gelin edeceğim gitmişti Evlilik düşlerimiz daha başlamadan bitmişti. Bir şehri anlatmak Ancak ağlayarak mümkündür. Ve her şehrin öyküsü Anlatanın içinde gizlidir... Mehmet Caner Sümengen
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|