![]() |
|
|
#31 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Beni Bu ülkenin Acıları Aymazları Delirtti Beni Bu Ülkenin Güzellikleri Şair Etti
BENİ ÜLKEMİN DERDİ GAMI KEDERİ GÜZELLİKLERİ DELİRTTİ VE BENİ BU ÜLKENİN GÜZELLİKLERİ ŞAİR ETTİ Beni Binlerce gazi Binlerce şehit Dip diri dururken Milyonlarca genç Kalbini çıkarsan Güvercin uçar ortasından Ama yoksulluktan İhanetten Fukaralıktan Kan ağlayan Utançtan Avuç açmaktan İşsizlikten kıvranan Erdemli çalışkan Milyonlarca can Bu ülkenin hali delirtti Daha dün Bir nesil geçmedi üstünden Sakarya afyon Her taraf her yan Kanla sulanıp Karış karış alınan Bayramlarda Dosta düşmana öğündüğün Gelini gül Kızı gonca Yazıyla kışıyla Ozanıyla sazıyla Türkü Her karışı bir öykü Her karışı destan Kendi öz oğlunca Çarşaf çarşaf ilan Satışa çıkarılan Ekersen can Sıksan kan damlar topraktan Söyle anam babam Bacım söyle Nasıl çatlamaz yürek Nasıl delirmez Nasıl dayanır insan Yaralı asker koğuşları Tıklım tıklım doluyken ağzına kadar Bu kadar kararsız kalmadı bu şehirler Böylesine ağlamadı gökler Böylesine durgun akmadı bu nehirler Böyle yanmadı Böylesine kederli Kahır dolu olmadı bu şiirler Basmaya korkardı Birbirinin ayağına Aynı amaç uğruna Olgun başaklarca yan yana Omuz omuza Türkü söyler gibi giderdik Ölümlerin en hasına Ortaktık Yanardık Birbirimizin gadasına belasına Talan girdi Kaçtı toprağın beti bereketi Yalan girdi Kalmadı sözün hikmeti Bir ataş attılar Başağa durmuş tarlanın ortasına Uyup hayatta kalma güdüsüne Yağız atlar Yürekli yiğitler Bölük bölük göçüp gittiler Kimi hiç gelmedi Kimi yılan deliğinde zehirlendi Kimini sevdası soldurdu Kimileri sıla hasretiyle öldüler Kimi döndü ama Döndüğünde Tanınmayacak haldeydiler Kalanlar Hapislerde İşkencelerde Güz yaprakları gibi döküldüler Nasıl demlendi bu devran Yüzüne tükürdü Aşkın sevdanın Ne varsa insana dair olanın Takılı kalmış Acılar gördük annelerin gözlerinde Öyle derin öyle engin Teselli olmaz Bir o kadar ulaşılmaz Yağmalanmış bütün duyguları Anasını takip edip Yavrusunu yuvada vurdular Analar ve babalar Hapishane ve gurbet mektuplarından Gözyaşlarını okşadılar Oğullarının kızlarının Anısını takip edip Sevgisini yürekte buldular Ölürken onlar da Gözleri açık gittiler Oğula kıza Eşe ve güneşe hasrettiler Bağladılar gözünü Hayalin hülyanın Prangalara vuruldu elleri sevdanın Adres yazması yasaktı Yazdığı mektuba hasretin Eşkıyalar bastı ülkemin dört yanını Haramiler Dönekler İşbirlikçiler teslim aldı Yalanlarla talanlarla Vurgunlarla Ülkemin dört yanını Yerini göğünü Aşkını sevdasını kirlettiler Tüm güzellikler Bir bir bizi terk ettiler Sevda ışığa durmuş Sevda henüz beşiğe konmuşken Sevda süt kokulu bir bebekken Yağlı kurşunlara geldi Alnının orta yerinden Bilmezler ki Melanetin ihanetin Kinin ve nefretin Elindeyse mavzer Bilirse ki sevda Rezaletin sefaletin Şeytanın ve şirretin Elinde olacaksa heder Sevda firar edip Dağlarda gezer Keşiş olur Derviş olur Sevgiliye güneş olur Seviş olur Eşkiyaya Haramiye ateş olur Zalimi sefil Rezil rüsva eder Bir od düştü Ülkemin can evine Bir hüzün bağdaş kurup oturdu Dudakların kenarına Yabani otlar engerekler bastı Seki seki ekerken toprağını Saçından tutup Alıp gittiler Kirlettiler tüm kutsiyetlerini Bilekleri büküldü Bilimin bilginin Bilekleri büküldü Alın terinin erdemin sevginin Nutku tutuldu Evrimin eytişimin bilgenin Yolu kesildi Gerçeğin evrenin ve yaşamın Zehir zıkkım ekildi Yaşamın her anına Hasret düştü düşüne sevdiğine Umudu Güz yaprakları gibi döküldü Zümrüdü Anka kuşu oldu Kaf dağının ardına sürüldü Bu nasıl dolap nasıl değirmen Bu nasıl makina İnsan dair bütün değerler öğütüldü Unufak edildi Bu nasıl çark nasıl düzen Taş bağlı köpekler salındı sokağa İblisin ordusu topyekûn örgütlü Güneşin çocuklarının elinde bukağı Olmadı Tarih yazmadı böylesini Bu nasıl zaman Zalimliğin Zulmün Hainliğin İşkencenin Ve ölümün tarihi yazıldı Merhameti kalmadı adaletin Politikası yapıldı Hainliğin İşbirlikçiliğin Teslimiyetin Politikası yapıldı İhanetin Riyanın Rüşvetin Et tırnaktan Cenin rahimden ayrılır gibi Yüreklerden kazındı Dürüstlük İnsanlık Erdem Helalinden bir lokma ekmek hani İhanet Lümpenlik Zalime teslimiyet Liyakat madalyası verildi Riyaya, ihanete, işbirlikçiye Beceriksize çıkardılar adını Dürüstlüğün erdemin Can evinden vuruldu Bedreddin’in düşü Mevlana’nın bilişi Can evinden vuruldu Dadaloğlu Köroğlu Pir sultan’ın duruşu Karartıldı içi boşaltıldı Hoca Nasrettin’in gülüşü Karacaoğlan’ın sevişi Can evinden vuruldu Çağdaş uygarlık hedefi Kutsal isyanlar Kurtuluş savaşı Yer açıldı Soysuza soyguncuya Haine işbirlikçiye Yer açıldı Arsıza Hırsıza vurguncuya Sömürünün her türlüne Dört kitaptan Ayetlerle kutsandı Yalanlar riyalar Doğadan çevreden ve sistemden çıkarılıp Rüyalarımıza Uyanık halimize Dâhil edildi kötülüğün her türlüsü Süslü sözlerle çerçevelendi Bir de sömürü Kan kusarken kalemşörler Teller, antenler ‘Entel fahişeler’ Götürenler İktidar ve halk dalkavukları Ağzından ötürenler Unutturdular bize Çanakkale’de Memet gibi ölmeyi Unutturdular bize Unutturdular kardeş kardeş bölüşmeyi Fırat nehri gibi bölüşmeyi Bahara durmuş Erzurum yaylaları gibi gülüşmeyi Unutturdular bize Kop Köroğlu gibi Dadaloğlu gibi Sırtını verip dağlara Döne döne dövüşmeyi Unutturdular bize Hacı Bektaşi velice sevmeyi Ayıp dediler Yasak ettiler Haine Vurguncuya Soyguncuya soysuza işbirlikçiye Ana avrat Yedi sülale Gelmişine geçmişine Ağız dolusu sövmeyi küfretmeyi Kardeş kardeşe düşman Bir tuhaf oldu insan Teslim aldı ruhumuzu şeytan Tersine döndürdüler Eytişime uyup değişmeyi Bilinç çıktı zıvanadan Akıl tutulması Kan tutması yaşanan Nice güzellikler terk etti bizi Unutturdular Sevmeyi Türkü söylemeyi Burası müstemleke değil Burası Yabancı bir ülke değil Taşıyla toprağıyla Altıyla üstüyle zengin Fatih’in Yavuz’un Koca Sinan’ın Mevlana’nın Miskin Yunus’un Bir nice değer bir nice aklın usun Oğluyla kızıyla yiğit Tarihiyle kültürüyle engin Vakur Şanlı ve şerefli bir ulusun Hanıyla hamamıyla Mabetleri Töresi ve terbiyesiyle Türküsüyle türbesiyle Canıyla kanıyla Türk’ün mührünü vurduğu Erenler evliyalar Şehitler zahitler yurdu ANADOLU En önemlisi Tüm bunların sorumlusu Ermeni değil Yunan değil Rum değil düşman değil Memuruyla mebusuyla Seçeniyle seçilmişiyle KENDİ ÖZ OĞLU! ! ! Bire kurban olduğum Bu nasıl düzen nasıl değirmen Bu ne iştir Hemo kuşu gibi Terk eder yavrusunu ana yabana Bu ne kuştur Bırakır dölünü elin yuvasına Bu ne dosttur Nasıl kardeştir Kimler bozdu huyunu Bu düşman ne kalleştir Bu nasıl bir alicengiz oyunu Kimse bilmez ne olduğunu Bu nasıl devran nasıl zaman Bilenler söylemez Söyleyenler bir şey bilmez Ne de söylenenden bir şey anlar insan. Karanlıkta iz sürer Sırtlan gülüşlü kör şeytan. Sanma ki Sevr, Mondros Tarihin Tozlu raflarında unutuldu Her gün kutsal bir ayet gibi Çıkarılıp şeytanın zulasından Üç vakit beş vakit Pazar ayinlerinde İblisin çocuklarına okutuldu Unuturken sen Yetim kalmışlığın Sömürülmüşlüğün İç edilmişliğin acısını Düşünmezken Nedenini nasılını niçinini Maraş’ın, Antep’in, Otuz Ağustos’un üzerine mim konuldu Onlarda kuyruk acısı varken Yaşarken yenilmişliğin utancıyla Sanma ki dost olundu Kendileri gitti ama Geride bıraktılar Yüreklerindeki iblisi Geride bıraktılar Nifak tanrıları Eris’i Geldiler Dedikleri gibi geldiler Onlar zengin onlar arsız Onlarda para Benimkiler mecalsiz Bizimkiler yoksul fakir fukara Geldiler Arsızca Acımasızca Fütursuzca Eşkere eşkere Göstere göstere geldiler Donlarıyla dolarlarıyla geldiler Misyonerleriyle Lejyonerleriyle Milyonerleriyle geldiler Popuyla topuyla geldiler Afyonlarıyla papyonlarıyla geldiler Alicengiz oyunlarıyla geldiler Gelenler insan suretindeydiler Tüm bunlar olurken Ninniler söylediler Beşiğini saldılar ki Uyanmayasın. Masallar anlattılar ki Ayılmayasın. Kılıflar dikildi minare boyunca Korkular salındı yüreğine Bir dudağı yerde bir dudağı gökte. Afyonlanmış düşlerle beslendi umutların. Borsa, kumar, loto, toto, faiz haram, Onurun sürünürken yerde; Yalanlar, Ezberletilmiş olanlar Büyür, yüreğinde, Sanırsın ki dünya avcununi çinde. Sen ki Emeğinin Alınterinin ırzına geçilmiş köylüsün Sen ki Yanağının alı Yüreğinin yeşili alınmış Tüm güzellikleri Betonlara gömülmüş şehirlisin Sen kölenin kölesi kadın Hadım edilmiş memur Gölgesinden korkan işçisin Sen ki Çocuk hayalleriyle oynanmış Hayalleri kafdağının ardına sürülmüş Düşük bel giyinen Kulağında küpen Allahına kadar lümpen üniversitelisin sen ki Haftada iki saat matematikli İmam hatip liselisin Bir şey için çıktı sesin Soru sormasını bilmiyorsan Her soru sıfır sekizle değil Seksenle çarpılsa ne yazar Sen çarpılmışsın çarpılacağın kadar Dirisini sen taşıdın sırtında İmam olsun ki Ölüsü de inmesin yoksulun üstünden Umurunda mı sanırsın Okumuşsun okumamışsın Onların ta şeyine kadar Hangi kumpasın ürünü Evindeki eşyayı bir saysan Karının kilotu Çin’den Boyası Paris’ten Gayrimüslim ortaklı yediğin salam Sana ağlamak bile haram Bir şeyin özgürlüğüne layıksın sen Başörtüsü türban Bir de ihram Harami eller dolaşırken yarinin döşünde Sen neyin peşinde Neyin savaşındasın Keşke bir düşünebilsen Onlar ki, Kendilerine yaşamayı hak, Sana sürünmeyi yazgın belletmişler. Biz ki Ezilmeyi, Biz ki ihaneti, Bu melaneti, Cehaletimizle; Biz ki Sülüklerin, Kenelerin bedenini Kanımızla, alın terimizle beslerken; Biz ki Amansız dertlere tutulurken, Ölürken zamansız Bir günümüz geçmezken kaygısız; Demedin ki yazgım bu mu? Düşünmedin ki BÖYLE KADER OLUR MU? Bir kere sormadın kendi kendine ‘‘İnsan kendi eliyle heder olur mu? ’’ Sormadın bir kere ‘Ne yapmalı? ’’ diye Tepremedin yerinden Bir şey yapmalı, diye Şimdi sor istersen Kârdır bilirsin Zararın neresinden dönsen, Şimdi sor lütfedersen! Nasıl odu? Neden, niye? Dudağından öpecek Prensi beklerken, sen Donuna kadar Tüm kazandıkların Limanların Madenlerin Tören terbiyen Tüm değerlerin Bir bir gitti, Gidiyor elden. Sen ki Komşunun itine attığı Taşa bile tahammül edemezken Bir yanlış söz için Eşini dostunu Tavuk gibi boğazlayan sen İşsizlik yoksulluk Kızlarını oğullarını sokağa düşürürken Bunca alçaklığa Namussuzluğa Hayınlığa Nasıl tahammül edersin Nasıl çanak tutarsın bilmem Nedir bu delalet? Bu zillet bu ihanet neden? Yer mi delindi Gök mü yere indi Ne oldu Güneşin oğullarına Ayın kızlarına Işığın çocuklarına ne oldu Bu mu sana layık görülen Bu mu Tanrının sana yazdığı kader Bir düşün hele Sen ki Taa ıraklardan duyup da güzelliğini Çöllerle, Kuru ve sıcak rüzgârlarla gelen Laneti atıp üzerinden; Demirden dağları eritip, Sarp yokuşları düz edip; Yoluna çıkan kırk kavimle döğüşe döğüşe; Eşkin, tırıs, dörtnala Göze alıp bin yıllık bir koşuyu; Taa uzaklardan gelip, Yurt edindin Anadolu’yu Sevdanı kattın Kanını kattın Bu ülkenin can suyuna Sen ki halel getirmedin Ulusunun şanına şerefine Bir kulak ver Orhun abidelerine Elegeş kitabelerine Bedreddin’e, Akşemseddin’e Kulak ver Mustafa Kemal’e Biz ki Baş eğmedik yedi düvele Son bir damla kanımız, Bir sıkımlık canımız kaldığında bile; Kartal olup uçmak varken yıldızlara Güvercin olup geçmek varken Lekimşahın altından Yerlerde çöplenmek niye Şahin olup süzülmek varken Bulutların arasında Bir deli tay olup kişnemek varken Uçsuz bucaksız savanlarda Yerlerde sürünmek niye Biz ki Ana avrat söğmüşüz Sömürünün, baskının, esaretin; Zulasında cinlik Zulasında hainlik Yüreğinde yamukluk Saklısında iblislik olana Verip atını tımarını eline Sövmüşüz ceddine Yedi sülalesine Nasıl olur da Yatarsın gaflet uykularına Zifiri karanlıkta Kara sacın üzerindeki Karıncayı gören sen Nasıl düşersin karadulun ağına Doğrulmalı Silkinmeli ayağa kalkmalı Uyanmalı gaflet uykularından ’BİR ŞEY YAPMALI’’ Gör gözüm Kime ne ettik Ne günah işledik Kimin tavuğuna kış dedik Bu iş, iş değil Kedi çıkmış kaplan avına Bu gidiş, gidiş değil Ah ederiz Ar ederiz Bu biz miyiz Sürüm sürüm sürünmek düşmüş payına Bu geliş geliş değil Yer delinse içine gireceğiz Kim bilir daha neler göreceğiz Görmez misin Sana adam olmak Sana adam gibi yaşamak yasaklı Bilmez misin Bir avuç haine Namussuza işbirlikçiye karşı Gücün birliğinde saklı Derdini belasını aldığım Bunca dinsize imansıza Kitapsıza merhametsize Bunca haine Bunca lâine karşın Bu dağların suskunluğu Bu nehirlerin durgunluğu Bu insanların kör sağır ve dilsizliği Şaşkın etti Bu ülkenin aymazları Duymazları Yüreğimin yağını eritti Bire g****** Gadasına kurban olduğum Beni bu ülkenin destanları Beni bu ülkenin sevdaları Mecnun etti delirtti Beni bu ülkenin acıları Şair etti. Bakma celallendiğime Biliriz Belada da açar dağ başlarında çiçekler Yeter ki Horona halaya dursun Bu ülkenin oğlu kızı yan yana İnsanın beş paraya satıldığı yerde Bu çilede de türküler söylenir köylerde Henüz oyun bitmiş değil Yüklenip de alını yeşilini Karanlıkların içinden Sabaha varacak umut Bekle yarını Bekle de gör hele Ayakta alkışlanacak son perde Maviş bakışlı Melek tenli Ay yüzlü bebek El ele tutuşturup Tüm güzelliklerini cennetin Alıp gelecek salya sümük Doğup gelecek sancılar içinde Gör o zaman Nasıl gömülürmüş kötülükler Yedi kat yerin dibine Gör o zaman Nasıl sığmaz kabına Nasıl yükselir yürek Dokuz kat gökyüzüne. Gör ki Nasıl çiçek açarmış dudakta Nasıl kızarırmış elma yanakta Gör ki o zaman Ne işe yaramış bilgi, Nasıl gelin olurmuş hayat, Sevgi çalışma ve aşkta. Bekle de gör Nasıl çiğdemleşir gülüşler Nasıl gerçekleşir düşler Gör ki o zaman Nasıl çiçeğe durur nisan. Nasıl şahlanır Kuşun kurdun Secde ettiği insan Ama Doğrulmalı Silkinmeli ayağa kalkmalı Uyanmalı gaflet uykularından ’BİR ŞEY YAPMALI’’ Tören terbiyen talan olmadan Bu ulus, bir zaman olmadan Koskoca bir tarih, yalan olmadan ’BİR ŞEY YAPMALI’’ Dağların boynu bükülmeden Üstümüze kaynar sular dökülmeden Doğrulmalı ‘’BİR ŞEY YAPMALI’’ Kuşlar bizi terk etmeden Ana yavruyu atmadan Evlat atayı satmadan Oğul anayla yatmadan Göğün, yerin Ve aradakilerin soyu tükenmeden Ayağa kalkmalı ’BİR ŞEY YAPMALI’ Üzerimize sinmeden dağların laneti Başımıza yıkılmadan insanın ihaneti Yer değişmeden Yalanla doğru olan ’’BİR ŞEY YAPMALI! ’’ Kulağın duyduğuna Gözün gördüğüne İnanmakta zorlanmadan ’’BİR ŞEY YAPMALI! ’’ Sakındığın sana ihanet etmeden Geçmişin geleceğin lanet etmeden Tarih yüzümüze tükürmeden Doğrulmalı Ayağa kalkmalı ’’BİR ŞEY YAPMALI! ’’
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#32 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Beter Ol Nazım Beter / Söz Milletin Artık Yeter
NAZIM’A SİTEM Kimse vatan haini değil artık Nazım Yarını öngörmek senin nene lazım İçtiğin su, Yediğin ekmek değil artık vatan. Çıktı artık soluduğun hava, Uğruna öldüğün toprak; Vatan olmaktan. Vatan cebindeki para Vatan sattığın fabrika Kazık atmayı bilmektir Fakire fukaraya eşe dosta yâre Arsıza hırsıza namussuza Küfretmek, Yüzüne tükürmek değil; Haspaya kahpeye, Sülüğe sömürüye Tahammül etmektir vatan. VE DAHİ Öküzü hamutuyla, Deveyi havuduyla, Ağacı köküyle armuduyla Götürendir vatansever olan Oğul için, kız için Her türlü çıkar için Arsız için, hırsız için Mısırdan, yumurtadan Göbekten gübreden kar için Çıkıyor kanun, nizam Devlet malı deniz Güzel de götürüyor domuz Hırsıza mühür, makam, Aptalız ya kesiyor ahkâm Can dostumuz amerikan BOP’a eş başkan seçildi Daha dünkü boz adam Aklım ermedi bir türlü Nedir ne iş yapar bu makam AB diyor: Kapıya bağlarım, İçeri almam! İllaki girerim diyor ağam Onurlu olmakmış, Kaburgalı dik durmakmış ne gam Ne demek demiryolu Ne demek örgüt Ne demek kooperatif ''Bunlar komünist işi'' Yabancı sermaye olmalı lokomotif Ney imiş sosyal devlet anlayışı KİMİ BULURSAN AT KAYIŞI ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN ACIMA BİTİR İŞİ Ne tekel kaldı ne tütün Verip Morris Efendiye Attık üstümüzden yükü büsbütün Başarı buymuş Nazım Sattığımız basında Böyle yazar sütun sütun Tüpraş, Telekom gitti gider Çalmak çırpmak 'Babalar gibi' satıp savmak Yurtseverlikte elzem olan şeyler Diz çökenler, dönekler Seviyesizler, lümpenler Vatanın gururu götürenler Her köşede dolu Ağzından ötürenler Çevir be Nazım Şiş yanmasın çevir Kapandı o senin dediğin devir. Artık özgürdür basın gazeteler. Şimdi revaçta ‘entel kahpeler’. Aut oldu sosyalizm Tahamülü yok, ona bile Can çekişir Kemalizm Şimdilik Borsanın yüzde otuzu Bankaların yüzde ellisi bizim Artık kimse hain değil Nazım Beter ol Nazım Beter ol beter Halkmış, hukukmuş Senin nene lazım Eşitlik kardeşlik Artık özlemli Solmuş bir resim Sana inanan Nasıl da yanılmış Ne demek yurtseverlik Kuvvayı Milliye Destanı Koskoca bir yalanmış Ne demek şehitlik Ne demek gazilik Çağdışı bir ilkellik Buyurmuş Emretmiş birileri Atatürk devrimleri Sakarya İnönü, Malazgirt zaferi Ya boşaltın içini Ya da yok edin ilkeleri Can çekişiyor Lozan Uç verdi Mondros, hortladı Sevr Taşa tutulur Kemal’in askeri Hani amerika katil diyenler Yani yeni deyişle halt yiyenler Şimdilerde bir hal oldu Kimi diyor uzaktan gelen dostumuz Kimi selama durmuş diyor ki o bizim üstümüz, yükle yükle götürür yankinin eşekleri nolacak sanki o bizim ......... ustamız Sana nazil olanlar Zelil oldu Nazım zelil Tutmadı Nazım Tutmadı bu senin yaptığın tahlil Tavşan boku elit, her yanda zibil Rüyanda görsen inanmazsın Alıp yanına İngiliz’i Amerika özgürlük! getirdi Irak’a Tavşana kaç, tazıya tut diyor Dünyanın her tarafı bulaştı boka Sınıfsız bir toplum kuruldu Herkes dilenci sefil Bir yandan yeni sınırlar çiziyor Bir yandan da ulusal sınırlar yerle bir İşini nasıl da biliyor kâfir Sosyalist ülkeler yıkıldı bir bir Adamlarda ne pişmanlık Ne bir kahır Kapandı be Nazım Kapandı o senin dediğin devir Ya diz çökmüş imamın önünde Ya esas duruşta Emir bekler bizim sefir Yerle bir oldu Sovyet denen o koca dev Tabak tencere pazarlayıp Kola reklâmına çıkıyor Nobel ödüllü! Gorbaçev dağıldılar ya hani açtılar ya Şimdi kolay geçimin yolu E beşte iş çok Hem de yorulmadan terlemeden Her yan urupsu dolu İşsizlik indi yüzde sıfır Ne işe yarar gurur onur Bitecek mi çalıştır babam çalıştır gomanistken namussuzdular ya kırklanıp bir bir dine imana geldiler kulluğu, orspuluğu bayağı geliştirdiler bırakıp sporu valsi geliştirdiler bir hayli göbek atmayı kahpeliği birde seksi dansı Hele bizde aç lümpen namussuz çok etrafında bal arısı Sanma ki sokağa çıktı kadını kızı Hepsi daha mutlu daha özgür daha bir alır oldular yaşamdan hazzı ülkemde geçirirler her kışı yazı hacetini giderirler ümmeti müslümanın kiminin oldular muta nikahlı karısıı Tek bayraklı bir dünya kuruldu Her yerinde dalgalanıyor şanla! Şerefle! İhtişamla! Tamı t****** elli üç yıldızı Tutmadı bu senin yaptığın tahlil Tutmadı Nazım İşte sana delil O senin dediklerin var ya Hani eşitlik kardeşlik Yani sınıfsız Yani sömürüsüz bir dünya İnsanca yaşamak güya Bir masal bir rüya Nostaljik bir sevda Kahrolsun barış, kardeşlik, özgürlük Yaşasın Dolar, Avro,her türlü kötülük Sendika, kooperatif, örgütlülük Kahrolsun her türlü angarya Kahrolsun insanlık, Hoşgörü, hümanizm! Kahrolsun! Emek, alın teri, kominizim! Altta kalanın canı çıksın, kahrolsun işçi köylü sosyalizm Kahrolsun işçi köylü proleterya Yaşasın küresel dünya Yaşasın savaş, sömürü, militarizm! Yokluk, yoksulluk, emperyalizm! Yaşasın var oluşçuluk, Yaşasın globalizim. Hoş geldin Keyvenizm! Yaşasın Amerika! İnanmazsın Nazım, Bilirim inanmazsın. Çünkü sen bir sepitist; Sen arlanmaz, uslanmaz, Kronik bir komünistsin! İşçi diyorsun Köylü diyorsun Eşitlik kardeşlik Hak diyorsun Sevgi Aşk diyorsun İlle de halk diyorsun Sen nasıl adamsın Vallahide billahi de sen Ya hastasın, ya da safsın, Hastasın Nazım hastasın Sen her şeyi tersyüz etmekte ustasın Bre kâfir bire rezil Nazım Senin şiirlerini okumamak Kitaplarını yakmak Kemiklerini söküp Köpek maması yapmak lazım Vazgeç gayrı vazgeç, Fakir edebiyatı yapmaktan. Aşk yap, Fala bak, dans et. TV seyret, hayal et. Vazgeç saçını başını yolmaktan Bıktı usandı bu millet Bilirim Sen arlanmaz Sen uslanmaz Sen pısmaz Sen yine de susmazsın Senin nene gerek be adam Ezilsin yok olsun zelil olsun Tutan tuttuğunu sıksın Sürüm sürüm sürünsün, Rezil, rüsva, sefil olsun. Altta kalanın canı çıksın. Bire Ayşo, bire Haso, bire Cahit! Seni gidi şalvarlı köylü! Seni gidi şeytanın dölü! Seni gidi köylü kurnazı Seni gidi ülkenin gözü kursağı doymazı Sen kimsin ulan, it oğlu it! Gözünü toprak doyursun! Ananı al da git! Ya karışma seyret Ya şahit ol Ya da öl şehit Bak yolunu gözlüyor ahir et! Ya türbanlı bir bohça ol Ya da sakallı bir koca ol Tespihini çek, haline şükret! Bu dünya nimetleri bana ait! Beter ol Nazım, beter ol beter! Söz milletin artık yeter! İnanmazsın Nazım Bilirim inanmazsın Çünkü sen arlanmaz Çünkü sen uslanmaz Kronik bir komünistsin Şimdi de diyeceksin ki Bu mu senin kamuoyun Oğlum biraz yazın okuyun Okuduğunuzu anlayın Geleni gideni görün Söyleneni duyun Cahil dediğin bir sürü Bir uslu koyun Sürüde ne gezer öngörü Ancak senin gibisini yaratır S****** çocukları Tv kültürü Sen işine bak hadi yürü Beter ol Nazım beter ol beter! Söz milletin artık yeter!
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Biliyor musun Henüz Küçüğüm
Anneciğim Babacığım Biliyor musun Ben bir çocuğum Ya da Henüz küçüğüm Sev Saçlarımı okşa Yanaklarımdan öp Dallarıma rüzgar Köküme su ver Beni hep eleştirme Geliştir Anlıyor musun Ben bir çocuğum Belki de henüz Çok küçüğüm Kırılırım sana Darılırım Yok olurum sonra Biliyor musun
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#34 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Biliyor musun Sen Nesin
Sen var ya sen Biliyor musun nesin Tüm ümitlerin Tükendiği anda Hani Öyle garip Öyle naçar Kalmışken Yapayalnız Tek başına ‘’Ben geldim! ’ diyensin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Atımlık Saçması Kalanlara Nasihatimdir
Altmışında azanlara, Bir atımlık saçması kalanlara. Nasihatimdir, Evinden yozanlara, Yuvasını bozanlara, Götü gakanlara. Sıkın dişinizi, Ne kaldı şunun şurasında. Belki beş yıl, Varsayalım ki yanıldım; Sen de ekle beş yıl daha. Dünyanın götüne Kazık çakacak değilsin ya. Belli ki Unutmuşsun değerleri, Okuduğun kitapları. Nasıl olsa Umudun kalmamış Kızıl elmaya, Umudun tükenmiş Devrimden yana. Gerçi sende zaten yoktu ya siz yine de Sıkın dişinizi Demedi demeyin Kepaze olursunuz kalbiniz dayanmazda Kaç yılınız kaldı şunun şurasında dünyanın götüne Kazık çakacak değilsiniz ya
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#36 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Gün Gelecek
Ey, bakışı Gökkuşağı boyalım. Ey, gülüşü Kır çiçeği oyalım Ey, uykusu Kır çiçeği rüyalım Umuduna, Ay vurmuş Yayla *******ince gülenim Düşlerimin en güzeline denk gelenim Ey perakende, Gecekondu sevdalarda ölenim. Daha dün Yüreğimizde kurşun Devrilmiş selviler gibi yattığımız. Her gün Yarınlar gülsün diye, Canımızı ölümlere attığımız. Can suyuna Kanımızı kattığımız bu çiçek; Biliriz ki, Bir gün gelecek, Filizlenip, dal dal büyüyecek. İşte o zaman bu dünya, İşte o zaman bu sevda On dördünde ay gibi gülecek. Ve o zaman; Perakende, Ezberletilmiş olmayan; Amasız, Çıkarsız, Hesapsız kitapsız; Sevgilerle sevip, sevilecek insan. Söyle Bu değil mi insana layık olan?
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#37 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Selam Ver
Solmadan bağının gülü Kopmadan sazının teli Sevidir barışın dili Bükülmeden bir selam ver Bir selam ver dağa taşa Gökyüzünde uçan kuşa Bir selam da şu gülüşe Dökülmeden bir selam ver Ölüm gölgedir yanında Olgun alıçtır dalında Sıyrılmış kılıç kınında Çekilmeden bir selam ver
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#38 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Sevdaya Düşmeye Gör
Bir sevdaya düşmeye gör Görünmeyen gizi kalır O ateşte pişmeye gör Küllense de közü kalır Açan bir çiçeğin rengi Tanıdık bir seste belki Gül dikeni batmış gibi Yüreğinde sızı kalır Unuttum sanırsın ama Ansızın girer rüyana Rüyan tuz basar yarana İyi olsa da izi kalır M. NAZİK 2005 Mersin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#39 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Şey Kaldı mı Sende
Her şey İlk gün ki gibi bende Her şey yerli yerinde Ya sen Ne yaptın onca zaman Bir şey kaldı mı sende. Bak alıştım ben Bilirim Sevda yarasını dağlamasını da Sessiz sessiz ağlamasını da Hadi usul usul anlat Ne oldu ne bitti yüreğinde Sıkılma söyle Durabildin mi sözünde Yine yüreğin titrer mi her gördüğünde
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#40 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57947
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Biz Bu Hale Nasıl Geldik
Nasıl yazgı nasıl kader Bendin yıkan sele döndük Gelen budar giden budar Hazan vurmuş güle döndük Eloğluna çul olmuşuz Kapısında kul olmuşuz Yanmışız biz kül olmuşuz Sonu gelmez yola döndük Emeği çar çur etmişiz Yoksulluğu yar etmişiz El âlemden ar etmişiz Evimizde ele döndük Unuttuk hakkın sözünü Boyadık halkın gözünü Kirletip aşkın özünü Sanki deli bala döndük Başımızda türlü bela Katar katar olmuş çile Nasıl geldik biz bu hale Rezil rüsva dile döndük Sevdamız dönmüş gezgine Sözün uymuyor ezgine Nefsin gelmiyor dizgine Geçmeyen bir pula döndük Geleni görmez gözümüz Ses vermez oldu sazımız Öze geçmiyor sözümüz Çiçek açmaz güle döndük Küstü Hoca’nın gülüşü Mevlana’nın gel deyişi Şeyh Bedreddin’in ölüşü Ot bitmeyen çöle döndük Pir Sultan Abdallar sustu Karac(a) oğlan Yunus küstü Sazım çalmaz telin kesti Kurumuş bir göle döndük Yediveren bir gül idik Birbirimize kul idik Tayfun idik yel idik Biz bu hale nasıl geldik Sultan idik kula döndük Evimizde ele döndük Ot bitmeyen çöle döndük Biz bu hale nasıl geldik
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|